Tarih : 10.10.2018 - 08:44

Bankacı Bülent Şenver'den harika bir yazı

Bankacı Bülent Şenver, yöneticinin ne kadar üst düzey olursa olsun "insan" olduğunu ve onun da herkes gibi duygu sahibi olduğunu anlatan çok güzel bir yazısı: Yönetici Kalemi

Bankacı Bülent Şenver'den harika bir yazı

İyi bir yönetici, iyi bir lider kendisine sevgi ve saygı duyulan, güvenilir, dürüst, adaletli ve ekibini motive etmesini bilen kişidir. İster bir kişiyi yönetin ister bin kişiyi. Bu özellikler her zaman her yerde işe yarar. 

Birlikte çalıştığınız insanları motive etmek bazen çok zordur. Bazen de çok kolay. 

Zorlu zamanlarda, problemli işlerde, zamana karşı yarışılan durumlarda, güçlü bir rakiple savaşırken, ortaya çıkan bir felaketi göğüslerken, üstesinden gelemeyeceğiniz bir işe kalkıştığınızda, ağızınıza sığmayacak bir lokmayı yutmaya çalışırken, taşıyamayacağınız bir yükün altına girdiğinizde, birlikte çalıştığınız ekibin morali bozulur. 

Çoğu insan zoru başarmak için kendisini zorlamayı değil, zor bir durumla karşılaşınca havlu atmayı tercih eder. 

İyi bir lider bu gibi durumlarda ekibini motive etmesini becerir. 

Ekibine örnek olur. Zoru başarabilecekleri konusunda onları ikna eder. 

Kendi çabası, emeği, pratik zekası, yaratıcılığı ile ekibine destek olur, yol gösterir.

Banka genel müdürlüğü yaptığım dönemde genel müdür yardımcılarım benimle birlikte çok çalışırdı. 

Hemen hemen her gün günde sekiz saat değil on altı saat çalışırdık.

Türk bankacılık sektöründe birçok ilke birlikte imza attık. 

İlk resimli kredi kartı, ilk taraftar banka kartı, ilk banka çağrı merkezi, ilk varlığa dayalı menkul kıymet ihracı, ilk günübirlik kredi uygulaması, ilk Migros banka kartı, ilk Vakko kart, ilk Arçelik kart, ilk fındık finansmanı sendikasyon kredisi, ilk bireysel konut kredisi uygulaması, ilk Avrupara mevduat hesabı, ilk Dünyapara mevduat hesabı, ilk Genel Müdürler Kurulu uygulaması, Şubede çalışan kadınlara makyöz uygulaması, telefonla Milli Piyango bileti satın almak, gibi daha bir çok yeni ürün ve hizmeti bankacılığımıza kazandırdık.

Bütün bu zor işleri yaparken benimle çalışan genel müdür yardımcılarımı motive etmem gerekiyordu. 

Onlara iyi bir ekip olduğumuzu hatırlatacak, onlara takım ruhunu aşılayacak bir uygulama yapmıştım. 

Sizinle paylaşmak istiyorum.

Bir sendikasyon kredisi imza töreni için Londra'ya gittiğimde kendime pahalı siyah bir Mont Blanc dolma kalem almıştım. 

Bankaya döndüğümde bütün imzalarımı bu kalemle atmaya başladım. 

Siyah, kalın bir puro dolgunluğunda, heybetli, babacan bir dolmakalemdi. 

Banka genel müdürleri işleri icabı her gün onlarca, kredi onay komitesi yapıldığı günlerde ise yüzlerce imza atar. 

Ben de imzalarımı artık yeni aldığım Mont Blanc dolma kalemimle atmaya başladım. İmza atmak için ne zaman ceketimin cebinden dolma kalemimi çıkartsan yanımdaki genel müdür yardımcıları ben imzamı atarken kalemimi hayranlıkla seyrederdi.

Yıl başı geldi. Genel Müdür yardımcılarıma her yıl olduğu gibi bir hediye alıp vermek istedim. 

Onlara ne alsam diye düşünürken aklıma çok güzel bir hediye fikri geldi.

Onlara yeni yıl hediyesi olarak benim kullandığım Mont Blanc dolmakalem ailesinin en klasik, en büyük, en kalın ve en pahalı dolmakalemini hediye etme kararı aldım.

Yıl sonunda genel müdür yardımcılarımı odama davet ettim. 

Yeni yıllarını kutladım. 

Bana verdikleri destek için teşekkür ettim. Hepsini yanaklarından öperken "Yönetici Kalemi" adını verdiğim Mont Blanc dolma kalemini her birine ayrı ayrı takdim ettim.

"Birlikte çalıştığımız sürece "Yönetici Kaleminiz" ile başarılı işlere imza atacağınızdan eminim" diyerek onlara duyduğum güveni ifade etmeye çalışmıştım.

Geçen gün genel müdür yardımcılarımızdan Yekta Gerali bey bana whatsapp'den eski bir mektup gönderdi. 

Mektubun altında 12 genel müdür yardımcımızın imzası vardı. 

Ali Kırval, Erdoğan Günay, Ersin Lokmanhekim, Ertuğrul Deringöl, Hakan Binbaşgil, Mehmet Sürgit, Mustafa Çevik, Muzaffer Aydın, Nejat Bilginer, Nezir Bakır, Selahattin Serbest ve Yekta Gerali.

Hemen hatırladım. 

Bu mektup genel müdür yardımcılarım tarafından bana verilmiş en değerli hediyeydi. 

Ben onlara dolmakalem hediye ettikten bir gün sonra onlar hepsi birlikte odama gelmiş, bana bu mektubu okumuş ve vermişlerdi. 

Bana yazdıkları cümleleri mektuptan Yekta Bey okurken gözlerim dolmuştu. 

Bu mektup "Biz iyi bir ekibiz" sözünün teyidi olmuştu.

Mektup Aralık 1991 yılında bana hitaben yazılmıştı. 

On iki tepe yöneticim mektupta aynen şöyle diyordu:

"Yeni yıl hediyesi olarak bize verdiğiniz "PAMUKBANK YÖNETİCİ KALEMİ" için çok teşekkür ederiz.

Dinamik, özverili, dürüst çalışmalarınızla, Bankacılık sektörüne kazandırdığınız öncü ve yaratıcı ürünler Pamukbank'ı Sektörün en başarılı ve saygın bankaları arasında ön sıralara çıkarmıştır. 

Bankamızın performansında, ekip çalışması inancı ve kişiye değer veren yaklaşımlarınız en büyük etken olmuştur. 

Ekibinizde aynı heyecan içinde çalışmaktan buyduğumuz memnuniyeti belirtir, 1992 yılının size ve ailenize sağlık, mutluluk ve esenlikler getirmesini dileriz.

Sevgi ve saygılarımızla " 

 
Ben aynı dolma kalemi bugün de hep ceketimin cebinde taşıyorum. 

İmza atmam gerektiğinde hala onu kullanıyorum.

Genel Müdür Yardımcılarım da "Yönetici Kalemlerini" hala saklıyorlarmış… 

.


 
 
.
.

 

.
.

    Yorum Ekle

    Ad soyad

    Ceynak