Tarih : 08.11.2018 - 22:39

8 Kasım 2018 Perşembe Türkiye Gündemi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dikey mimariye karşı olduğunu ifade etti ve “Binalar yükseldi, gönüller çoraklaştı” dedi… CHP, “Ezan Türkçe okunsun” diyen Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz’ı, “kesin ihraç” şartıyla disipline sevk etti. Saadet Parti Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Başkanlık sistemine geçilmesiyle birlikte enflasyon istikrarlı bir şekilde artmaya başladı” dedi.

8 Kasım 2018 Perşembe Türkiye Gündemi

8 Kasım 2018 Perşembe Türkiye Gündemi; özetle şöyle:

 

1)      DİKEY DEĞİL YATAY MİMARİDEN YANAYIM

Erdoğan Ak Parti’nin tertiplediği Şehircilik Günü toplantısında konuştu. Dikey değil yapay mimariden yana olduğunu ifade eden Erdoğan, “Binalar yükseldi, yollar genişledi ama gönüller çoraklaştı, karardı” dedi.

 

2)      YALANI EN GÜZEL SÖYLEYEN BAY KEMAL’DİR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yalanı en güzel kim söyler diye soranlara hiç düşünmeden cevap verin; Bay Kemal” ifadesini kullandı.

 

3)      ÖZTÜRK YILMAZ KESİN İHRAÇ ŞARTIYLA DİSİPLİNE SEVK EDİLDİ

CHP Yönetimi, ezan polemiğine sebep olan Öztürk Yılmaz’ı kesin ihraç şartıyla disipline sevk etti. Yılmaz, “Ezan Türkçe okunsun, ben anlayayım. Kur’an Türkçe okunsun, ben anlayayım” demişti.

 

4)      TÜRK MİLLETİ EZANINA SAHİPTİR. AK PARTİ – CHP KAVGASI HİÇBİR ŞEYİ DEĞİŞTİRMEZ

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, ezan polemiğiyle ilgili konuştu ve şöyle dedi: “Türk milleti ezanına sahiptir. Ezanımız camilerimizin minarelerinden ilelebet sedasını duyurmaya devam edecektir. Ak Parti ile CHP arasındaki ‘tırnak içinde söylüyorum’ tartışma halkımızı etkilemez. Herhangi bir değişiklik olmayacaktır.”

 

5)      AK PARTİ İLE HDP ARASINDA EL ALTINDAN GÖRÜŞMELER BAŞLADI

Meral Akşener’in siyasi gelişmelerle ilgili açıklamaları siyasetin gündemine bomba gibi düştü. ''AK Parti ile HDP arasında el altından, masanın altından ve yarın Dolmabahçe Sarayı'na ulaşabilecek görüşmelerin yapıldığını biliyorum ve bunu kamuoyuyla paylaştım” diyen Akşener; “Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın ‘münakaşa’ demesi bunu değiştirmez. 'Megri Megri' türküsünü söylediklerini ne çabuk unuttuk. Sayın Kalın ve AK Parti unutmuş olabilir ama biz unutmadık'' dedi.

 

6)      ABD’DE SİLAHLI SALDIRGAN 12 KİŞİYİ ÖLDÜRDÜ

ABD bir kez daha silahlı saldırı haberiyle sarsıldı. Önce sis bombası attı ve 29 yaşındaki saldırgan bara girip getirdiği silahları ateşledi. 12 kişi hayatını kaybetti. Saldırgan olay yerinde ölü bulundu.

 

7)      ABD’DE DEMOKRATLAR DA KAZANDI CUMHURİYETÇİLER DE

ABD seçimlerinde Cumhuriyetçiler, Temsilciler Meclisi’nde başarı elde etti, Trump’ın partisi Demokratlar ise Senato’daki sandalye sayısını artırdı. Trump’ın yasa çıkaran Temsilciler Meclisi tarafından frenleneceği öne sürülüyor.

 

8)      AK PARTİ SİYASETİNİ YOKSULLUĞUN ÜZERİNE KURDU

CHP Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, Ak Parti’nin milleti algı operasyonlarıyla yönetmeye çalışma çabalarının beyhude olduğuna işaret ederek; şöyle konuştu:

"AK Parti'nin iktidara geldiği zaman, 3Y formülü vardı; yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele edeceklerdi. Yoksullukla mücadele için gelmişlerdi ama bırakın yoksulluğu kaldırmayı, siyaseti yoksulluğun üzerine kurdular. Yoksulluğu derinleştiriyorlar ve ülkeyi oradan yönetiyorlar”

9)      BAŞKANLIK SİSTEMİYLE BİR ŞEY İSTİKRAR KAZANDI, ENFLASYON; SÜREKLİ BÜYÜYOR

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Ak Parti’nin uzatmaları oynadığına işaret etti ve şöyle dedi: “Başkanlık sistemine geçilmesiyle birlikte enflasyon istikrarlı bir şekilde artmaya başladı.”

 

GÜNDEMİN YORUMU:

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Dikey mimari değil yatay mimari” istedi ve hemen ardından da “Binalar yükseldi, yollar genişledi ama gönüller çoraklaştı, karardı” dedi. Bu sözün altına kim olsa imza atar! Türkiye’de son yıllarda müthiş bir gökdelen furyası yaşanıyor. Bilhassa İstanbul gökdelenlerin gölgesine kaldı! Adeta gecekondu gibi sırt sırta vermiş, 40-50 katlı binalar inşa edildi. İnsan topraktan yaratıldı. Toprağa yakın olması lazım. Uzaklaştıkça arazlar çıkıyor, hastalıklar baş gösteriyor! Dolayısıyla Erdoğan’ın bu sözünü takdir etmekten başka yapabileceğimiz hiçbir şey yok değil mi?

Hele, “Binalar yükseldi, gönüller çoraklaştı” sözündeki gerçek payını inkâr etmemize imkân var mı?

Fakat Erdoğan’ın bu sözlerinin hepsinin kurgu olduğunu ve gerçekle hiç alakası olmadığını da bilmemiz lazım! Her şeyin olduğu gibi yapılaşmanın da idealini söylüyor!

Asıl sorun burada başlıyor ya zaten! İç içe geçmiş “kurgu” ile “gerçeği” nasıl ayıracağız birbirinden? Biraz farklı baksak bu ayırımı yapabilir miyiz acaba?

İstanbul’un belediye başkanı varsa da yetki ve yönetimin Erdoğan’da olduğunu hepimiz biliyoruz. İstanbul’da Erdoğan’ın izni olmadan gökdelen dikmeye kimsenin cüret edemeyeceğini, gücünün yetmeyeceğini de biliyoruz? O halde “gerçek” olana değil de neden “kurgu” olana itibar ediyor ve Erdoğan’ın sözlerini alkışlıyoruz?

Gökdelenden mi rahatsız değiliz? Oksijene ihtiyaç mı duymuyoruz? Yoksa “bana dokunmayan yılan bin yaşasın mı” diyoruz? Veya “şehircilik ve çevre kültürümüz mü eksik” acaba? En önemlisi de “hakkımız” olan rantı, “başkalarının” yemesine göz mü yumuyoruz?

Erdoğan’ı toplumun samimi duygularını “algı yönetimiyle kendi siyasi çıkarları doğrultusunda kullanmasına neden tepki vermiyoruz” diye sormuyorum! O soru canlı organizmalara sorulur çünkü!

 

 

 

    Yorum Ekle

    Ad soyad

    Ceynak