Yazarlar

Hasan Sezer

Hasan Sezer

Emeklilikte bu orantısızlık neden?

Geçen Perşembe günü Denetçi, Mali Müşavir Selahattin Gök kardeşimin ofisine uğradım. Yoğun çalışmalarının arasında biraz sohbet etme fırsatımız oldu. Bir çalışanın emeklilik işlemini tamamlamışlar. 8 bin gün pirim ödemesi varmış. Bin 300 lira emekli maaşı bağlamışlar. Şaka yollu takıldım “38 yaşında mı?” diye. Espriye; “Yok abi 50 yaşın üzerindeydi. Zaten bu dönemde emekli olanlar ya 50, ya da daha yukarı yaşlarda ancak emekli olabiliyorlar” şeklinde cevap verdi.

 

Tabii ki bu arkadaşlar bu konuda daha uzmanlaşmış oldukları için konuyu daha net öğrenmek maksadıyla; ‘eski emekli olanlar sanki daha fazla maaş alıyorlar.  Bana mı öyle geliyor’ diye sordum. Başladı anlatmaya: “2000 yılı öncesi emekli olanların maaş bağlanma oranları yüzde 66 iken, 2000-2008 arası emekli olanlarda bu oran yüzde 49 oldu. 2008 sonrasında da emeklilik bağlama oranı yüzde 35’e düştü.”

Çalışanların büyük çoğunluğu emeği ile çalışıyor. Hayat pahalılığı bir türlü önlenemiyor. İnsanımız çoluk çocuğunu okutuyor. Ama iş bulmak ayrı bir problem!

 

EMEKLİ ZEVK OLSUN DİYE ÇALIŞMIYOR

 

Emekli olan ve çalışmak zorunda kalan insanları çift dikiş olarak suçlamak yerine bu insanların hiç olmazsa yaşlandıkları zaman rahat bir şekilde yaşayabilecekleri standartları oluşturmak zorundasınız. Bu da laf üretmek, hamasi nutuklar atmak yerine, ülkenin ürettiği malların kalitesini ve miktarını arttırmaktan geçer.

Yakın zamanda başka bir işyerine uğradım. Usta bir çırağına “Bu kullandığımız malın fıçısı 300 dolar. Daha öncekinin ise 360 dolardı. Fıçıda 320 lira fark ediyor. Tabii ki öbür malın tesiri daha fazla olur” diye yaptığı espri, aslında içinde bulunduğumuz durumun vahametini özetliyordu.  Uluslararası piyasada, ha bire mal ithal ederek söz sahibi olunmaz. Ancak ve ancak kaliteli ürünleri yerli kaynaklarımızda, kendi hammaddelerimizle üretir ve dış ülkelere satarsak söz sahibi oluruz.

Yeri gelince övünmede kimseye pabuç bırakmazsınız. Sıra emeği ile zar zor geçine kesime gelince kemer sıkmayı tavsiye edersiniz. İnsanlar kemer sıkmaktan bir hal oldu. Ağalar beyler kendinize sunduğunuz çifte kavrulmuş, üstüne de kaymaklı ekmek kadayıflı imkânların hiç olmazsa bir kısmını da ihtiyaç sahiplerine sunmayı düşünün. Şunu unutmayın ki, ihtiyaç sahibi olmayan hiç kimse ilerlemiş yaşında çalışmak için kapı aşındırmaz. “Emeklilik oranları düşürülerek, erken emekli oluyorsunuz” diye insanları azarlayarak bu işten yakanızı kurtaramazsınız.

 

BizGençler