Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

“Derler ve desinler”le daha nereye kadar?

Ak Parti hızlı bir dönüşle Atatürk açılımı yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu açılıma neden gerek duyduklarını anlatırken kendince, makul sebepler ileri sürdü. Atatürk’ü darbecilere, faşistlere, Marksistlere bırakamazlarmış!.. CHP mi? O zaten 79 yıl önce 10 Kasım 1938 günü yolunu ayırmıştı Atatürk’le!

Tutar mı?

CHP’nin de buna benzer bir açılımı olmuştu. Türbanlı kadınlara rozet takmıştı fakat onun bu hareketi tutmamış, yadırganmıştı!

Ak Parti’nin “Atam izindeyiz” demesi de yadırganacaktır mutlaka!

Burada yadırganın Ak Parti’nin Atatürkçülüğü, ya da CHP’nin dindarlığı değil aslında.

Her ikisi de oy kaygısıyla takiyye yapıyor! Yadırganan o işte!

Mevlana Hazretlerinin “Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol” sözü meşhurdur.

Toplumun siyasetçiden istediği tam da budur işte. Laik ve Atatürkçü isen öyle; Dindar ve Osmanlıcı isen de öyle ol...

Esas kötülük, “gibi” görünmelerinde yatıyor.

Hâlbuki “Ben Laik ve Atatürkçüyüm ama Osmanlıcı ve dindara saygı gösteririm ve hiç problem çıkarmadan onlarla birlikte yaşarım” demesi lazım laiklerin.

Ya da dindarın, “Ben Atatürkçü değilim ama Atatürkçüye saygı duyarım. Onun devlet imkânlarından mahrum bırakılmasına asla müsaade etmem” demesi lazım.

Türk toplumunun “Biz ve Ötekiler” diye ikiye bölünmesi; 80 milyon kişinin enerjisini çöpe atmaktan ve bir partiyi belli bir dönem iktidarda tutmaktan öte bir işe yaramıyor. Türkiye’nin büyük ülke olması isteniyorsa, o enerjinin sinerjiye dönüştürülmesi lazım. Ki, o da ancak karşılıklı saygı ve toleransla mümkündür.

Bunun örneği var aslında. İyi Parti mesela; Genel Başkanı Meral Akşener partisinin kuruluş gününde Anıt Kabire çıktı, Hacı Bayram-ı Veli’nin türbesini ziyaret etti. Riyasızdı, her iki yerde de samimiydi. Anıt Kabirde de gerektiği gibi davrandı, Hacı Bayram-ı Veli’nin kabrinde de… İyi Parti’nin kurucuları arasında Atatürkçü de var, milliyetçi -muhafazakâr da… Doğru olan da bu değil midir zaten? Bu ülkenin renklerini bir mozaik içinde toplamak ve ortaya çıkan sinerji ile muasır medeniyet seviyesini yakalamak.

Meral Akşener doğru olanı yaptı. Bu geleneğin yaygınlaştırılması ve Türkiye’nin “Sen-Ben kavgaları”ndan arındırılması; “Derler” ve “Desinler” aralığında gidip gelmekten kurtarılması gerekmektedir.

BizGençler