Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

“Hekime şiddet”, ortak ayıp ve utancımızdır!

Bir ülkede doktorlar hastaları ya da hasta yakınları tarafından dövülüyorsa o ülkede hiçbir taş yerli yerine oturmamış demektir…

Hayatının her döneminde ihtiyaç duyduğu, sağlığını emanet ettiği doktoru döven bir insanın akli dengesinden şüphe edilir ve o insandan korkulur…

Doktorlar da korkuyorlar…

Hekimlerin mesleki kuruluşları, TJOD öncülüğünde bir araya geldiler ve “Korkularla hekimlik olmaz” diye bayrak açtılar…

Haklı bir tepkiydi bu. Fiziki ve maddi şiddet altında vatandaşına sağlık hizmeti vermeye çalışan hekimler, maruz kaldıkları şiddetin boyutlarını anlatıp kamuoyundan destek istediler.

Şunu en başta belirtmekte fayda var: Şiddete maruz kalan hekimin korkudan başka sığınacağı bir yer ve makam yok! Ne hastane güvenliği, ne kanun, ne sistem koruyor onu. Dayağı yiyor ve oturuyor!

TJOD Başkanı Prof. Dr. Ateş Karateke “Korkumuz var” diye başladığı konuşmasını “şiddetten korkuyoruz” diye tamamladı ama arada öyle vahim şeyler anlattı ki, söylediklerinin hiçbirisi aklın ve vicdanın kabul edeceği şeyler değildi.

En çok şiddetin kadın doğum polikliniklerinde yaşandığına dikkat çeken Karateke “Neden sezaryen yapmadın” diye şiddete maruz kaldıklarını söyledi mesela. Hâlbuki doğru olanı “neden sezaryen yaptın” diye sorulmasıdır. Bütün dünya vajinal yoldan gerçekleştirilen normal doğumu teşvik ediyor ve anne adaylarına o tavsiyede bulunuyor.   

Şiddetten korkan hekim daha fazla MR istiyor, daha fazla ilaç yazıyor ve dolayısıyla hem hasta hem de SGK bu uygulamadan zarar görüyor.

Hekimin bir diğer korkusu ise hastanın açtığı tazminat davasıdır. Hekimi verimsizleştiren ve onu hastasına faydalı olmaktan uzaklaştıran bir uygulama var; performans uygulaması! Hekime “yarış atı” muamelesi yapan, yoran ve ailesinden koparan bu uygulama iş tazminata geldi mi, hekimi yalnız bırakıyor!

Kendisine 30 - 40 TL’lik puan yazan bir operasyon sonucunda hasta 100 binlerce lira ile ifade edilen tazminat davası açabiliyor. Bu tazminattan korkan hekim, çareyi riskli operasyonlardan kaçmakta buluyor. Olan hastaya oluyor tabii!

Hekime şiddet sağlıksız bir davranış biçimidir. Bu hastalığı elbirliğiyle tedavi etmemiz lazım. En büyük görev de elbette ki siyasi otoriteye düşüyor. Eğer ülkeyi yönetenler her Allah’ın günü bir devlet başkanına “Eyyy” diye peşrev çekiyor,  bir başka devlet liderine “Osmanlı tokadı” atıyorsa, o ülkenin insanı da elbette ki, sağlığını emanet ettiği “hekimi döver”, “eşini öldürür”, “çocuğa şiddet” uygular.

Boşuna dememişler, “balık baştan kokar” diye!..

BizGençler