Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

“Oturma izni” satarak geçinip gidiyoruz

Türkiye “mütekabiliyet sistemi”nde esnekliğe gitti, yabacıların konut sahibi olması için vergi de dahil birçok kolaylık sağladı. Dolayısıyla Türkiye yabacıların ilgi alanına girdi ve Türkiye’de her sene 25-30 bin civarında konut yabancılar tarafından satın alınmaya başladı.

Bu durum ilk bakışta konut ihtiyacından doğan bir arz – talep dengesi gibi görünse de durum tam da öyle sayılmaz.

Türkiye,  mülk satın alan yabancıya bir senelik oturma izni veriyor. Türkiye’de 3 milyonu Suriyeli olmak üzere 6 milyon civarında yabancı yaşıyor. Rus, Alman, İngiliz, Ermeni, Afgan, Iraklı, Ukraynalı başta olmak üzere hemen her ülkeden insan var Türkiye’de.

Onların “Oturma İzni” almalarının en kestirme yolu, konut sahibi olmalarından geçiyor. Anadolu’da 200 – 300 bin lira, İstanbul’da 400 – 500 bin lira veren bir daire satın alabiliyor.

Amerika başta olmak üzere birçok ülkede uygulanan bir yöntem bu… İş kurana, yatırım yapana ve konut satın alana “Oturma İzni” veriliyor. Türkiye’de aynı yolu izliyor. Bunun yadırganacak bir yanı yok..

Türkiye’nin diğer ülkelerden ayrıldığı nokta, konut alana da almayana da kapılarını açmış ve 6 milyon yabancıyı ülkeye almış olmasıdır.

Suriyelilerin doğrudan mülk satın alması mümkün olmadığı için onlar Türkiye’deki akrabaları ya da güvendikleri kişiler vasıtasıyla konut sahibi oluyorlar. En son TOKİ konutlarının Suriyelilere satılması söz konusu oldu. Legal ya da illegal da olsa Suriyeli konut ya da işyeri satın alıyor.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek iki gün önce Lübnanlı yatırımcılara seslendi ve “İnşaat sektörü bu ülkenin vazgeçemeyeceği yatırım alanıdır” dedi. Onları yatırıma davet ederken şu ifadeleri kullandı:

"Bu ülkede iş imkânı, yatırım imkanı var. İnşaat sektörü bu ülkede gerçekten çok önemli ve önümüzdeki dönemde de güçlü olmayı sürdürecek. Çünkü demografik açıdan değişimler oluyor, aileler küçülüyor. Kentsel dönüşüm sürecine girmesi gereken 6,5 milyon ev var depreme dayanıklı olması için. 6,5 milyon hane daha eski standartlarına göre inşa edilmişti. 1999 depreminden önce inşa edilmişti. Kentsel dönüşüm için ciddi fırsat var. Bir de iyileştirme, rehabilitasyon çalışmaları var. Hükümetimiz oldukça iyi, dengeli çok sayıda fırsat sunuyor. Özellikle Türkiye’ye geldiğinizde kamu-özel ortaklıklı projelerin başarılı bir şekilde gerçekleştiğini görüyorsunuz."

 

Türkiye’deki yabancıların ülkelerine dönmeleri akşamdan sabaha gerçekleşecek bir şey gibi görünmüyor. Dolayısıyla Türkiye’de inşaat sektörü daima revaçta kalacaktır. 

BizGençler