Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

2016’yı zor gönderdik, 2017 iyi gelmedi!

Türkiye’de ve dünyada yaşanan hikâyelerin uzun bir geçmişi var aslında…

1990 yılından sonra dünya şöyle bir gerçekle yüz yüze kalmıştı: Kalkınmış ülkelerde nüfus artışı durmuştu ve bu da o ülke insanlarındaki tüketimin hızla düşmekte olduğu anlamına geliyordu.

Bunu fark eden Amerika ve Avrupa ülkeleri kendi ülkelerinde yatırım yapmayı durdurmak ve Çin ile Hindistan başta olmak üzere Doğu ülkelerinde yatırım kararı aldı.

Gelişmiş ülkeler bu kararla birlikte iki konuda yeni strateji geliştirdiler. 1) Paradan para kazanmak 2) Geri kalmış ekonomilerin sahip olduğu petrol, maden ve doğalgaz gibi tabii kaynakları kontrol altına alıp zenginliklerine zenginlik katmak.

 

Terör ve savaşın nedeni

 

Bu iki stratejinin sürdürülebilir olması ancak ve ancak sıkı güvenlikle mümkündü.

Bu nedenledir ki, sermayenin sahibi olan kalkınmış ülkeler 30 seneye yakın süredir Doğu ülkelerine hem yatırım yapıyorlar, hem aldıkları güvenlik tedbirlerini arttırıyorlar ve hem de tabii kaynakları ele geçirme hususunda birbirlerine karşı rekabetin en acımasızını veriyorlar.

Terör, savaş, kavga, ölüm, göç ve mülteci hareketleri hep bu yüzden yaşanıyor ve daha da yaşanacağa benziyor.

Amerika senelerdir para ile oynuyor ve paradan para kazanıyor. 2009 yılında başlattığı karşılıksız para basma politikalarıyla dünyayı paraya boğmuştu. O para ile tahvil satın alıyordu. Tahvil alımını durdurdu dünya sarsıldı. FED faizlerini arttırma kararı aldı, olan yine dünyaya oldu; hop oturdu hop kalktı.

 

2017 ne getirir?

 

2017 yılına gelindiğinde hiçbir şey sakinleşmiş gibi görünmüyor. Petrol bölgelerinde kan akıyor. ABD, Rusya ve Almanya perde arkasında her türlü oyunu oynuyorlar. Güvenlik henüz tesis edilemediği gibi petrol bölgesindeki terör Batı’ya da sıçradı!

2010’lu yıllarda bol paraya alışan gelişmekte olan ülkeler üzerlerindeki  şaşkınlığı atabilmiş değiller henüz. Günlerini FED’in alacağı kararları tahmin etmeye çalışmakla ya da Amerika, Almanya, Rusya gibi ülkelerin kendilerine vereceği göreve beklemekle geçiriyorlar.

 

2016 ne götürdü, 2017’den ne bekleniyor

 

2016 yılının en çok konuşulan ülkesi ABD idi. Piyasalar ABD Merkez Bankası FED’in faiz kararlarına yorum yapmakla geçirdi vaktini. Koca bir sene FED Başkanı Yellen’ın ağzının içine baktı.

2016’nın en kârlı ülkesi hiç şüphe yok ki İran oldu. Üzerindeki ambargoyu kaldırttı. Batı ile ticari anlaşmalar yaptı. Tahran otelleri yabancı yatırımcılarla dolup taştı. Rusya ile sürdürdüğü ittifak sayesinde hem Irak ve hem de Suriye üzerindeki etkisini pekiştirdi.

2017 yılında dünya yine ABD’yi konuşacağa benziyor. 20 Ocak’ta ABD Başkalık Koltuğuna oturacak olan Trump 2016’nin en etkili sürpriz ismiydi. 2017 yılında da farklı fikir ve davranışlarıyla dikkatleri üzerine çekeceğe benziyor.

 

Türkiye bildiğimiz Türkiye

 

Türkiye, dünyada yaşanan olumsuzlukların üzerine biraz da kendi olumsuzluklarını koydu ve bunalımlı bir sene geçirdi. 2015 yılında yüzde 25 değer kazanan dolar, 2016 yılında da fiyatını yüzde 20 daha arttırdı. Altın fiyatları 2016 yılında yüzde 31 yükseldi.

2016 yılında milli gelir hesaplamalarında revizyona giden TÜİK yüzde 14 olan iç tasarruf oranını yüzde 24’e çıkararak ilgi odağı oldu. Merkez Bankası da çok konuşulan kurumlar arasındaydı.

Türkiye’de 2016 yılı “Ar-Ge” ve “İnovasyon”un çok konuşulduğu yıl oldu ama yatırım konut sektörüneydi.

2016 yılının en önemli olayı hiç şüphe yok ki 15 Temmuz Darbe girişimiydi. 2017’nin en önemli olayı olmaya namzet ise şimdilik “Referandum” gözüküyor. İnşallah daha kötüsü olmaz.

2016 yılının en güvenilir siyasetçisi Mehmet Şimşek’ti. Ilımlı ve tutarlı beyanatlarıyla yerli ve yabancı yatırımcıya güven verdi.

 

2017 yılında güven veren devlet adamı sayısının artması dileğiyle iyi seneler. 

BizGençler