Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

6 milyar Euro AB fonunu alamayan Türkiye’nin hiç mi hatası yok?

1970’li yıllarda Türkiye adeta bir köydü. Hem hacim, hem vizyon ve hem de işlem olarak küçüktü. Hesaplarını bakkal defteri tutar gibi tutardı. Proje ve bütçe gibi meseleleri bilmezdi. Krediyi önce verir, projeyi sonra isterdi!

1980’li yıllar Reform yılları oldu. Rahmetli Özal, finans sektöründen dış ticarete kadar çok konuda reformlar yaptı. Fakat Türkiye’nin eski alışkanlıklarından kurtulduğu söylenemez.  

2001 Şubat Krizi kamu başta olmak üzere herkesin aklını başına getirdi. Nasıl gelmesin ki? 25 banka battı! Gecelik faiz yüzde 7500’e çıktı! Borsa yüzde 15 gibi tarihi bir düşüş yaşadı! ABD Doları 685 bin liradan 900 bin liraya çıktı! Vatandaşı vuran kriz yatırımcıyı da vurdu ve Türkiye’den hızlı bir sermaye çıkışı yaşandı!

Sene 2011. Aylardan Nisan. Suriyeli mülteciler, Türkiye’ye gelmeye başladı. Türkiye “Açık Kapı” politikası uygulamış ve gelen Suriyelileri sorgusuz sualsiz kabul etmeye başlamıştı.

Türkiye bugün 3 milyon Suriyeli mülteci misafir ediyor ve sadece kamplarda kalan Suriyeliler için 30 milyar dolar harcadı.

Bu kadar mültecinin sağlığı, eğitimi, konaklaması, istihdamı, doğumu, ölümü vardı ve her birisi ayrı bir problemdi. Türkiye tüm bu problemlerle tek başına baş etmeye çalışıyordu.

Mültecilerin bir kısmı, Türkiye’yi köprü görüyor ve kendini Avrupa’ya atmaya çalışıyordu. Ege’den, Trakya’dan kendini ve çocuklarını Avrupa topraklarına götürecek her çareye başvuruyordu. Deniz ve kara, batan botlara ve ölen mültecilere mezar oluyordu. Avrupa ülke sınırlarında insanlık dramı yaşanmaya başlandı. Türkiye yaşanan bu göçmen akınını önleyici tedbirler alıyordu ama bazı geçişlere de göz yumduğu oluyordu.

En sonunda Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye’ye bir teklifle geldi. “AB ülkeleri olarak size 3 milyar Euro verelim, siz de göçmen akınını önleyici tedbirleri sıklaştırın!” Merkel daha sonra bu teklife bir 3 milyar Euro daha ilave etti ve 3+3 oldu AB’nin Türkiye’ye ödeyeceği fon. Merkel’in tek bir talebi vardı: Proje!

Avrupa ne yaparsa projeyle yapar. Proje, adamların kanına işlemiş. “Getir projeyi, al parayı” diyor. Türkiye gibi “al parayı, getir projeyi” dememiş yani!

Türkiye ise insani bir olay olarak değerlendirdiği mülteci meselesinde hiç proje yapmamıştı. “Kervan yolda düzülür” hesabıgeleni almış, geleni almış ve dağ gibi sorunların arasında boğulup kalmıştı.

Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik bugün yaptığı açıklamada “Avrupa Birliği, uyguladığı katı proje şartını yumuşatsın” dedi. “Türk gibi davranın” diyor yani. Proje hazırlamak zor geliyor tabii. “Verin harcayalım!”

Aklıma takılan şu soruyu sizlerle paylaşmak istedim: Türkiye şayet o 30 milyar doları, proje yaparak; planlı programlı bir şekilde harcasaydı, işler bugünkünden daha iyi olmaz mıydı?

BizGençler