Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Abdullah Gül de bu kadarmış!

Önce Bülent Arınç çıktı, “şahsıma yöneltilen onca rencide edici sözlere rağmen Ak Parti’deyim ve Ak Parti’den başka bir yere yönümü dönmem” dedi. Cumhurbaşkanı adayının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu da ihmal etmedi tabii.

Ardından eski Başbakan Ahmet Davutoğlu geçti medyanın karşısına ve “hakaretamiz sözlere muhatap oldum ama partim Ak Parti’deyim” dedi ve sözlerine “Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı adayımdır” şeklinde noktaladı.  

Bilhassa Bülent Arınç ismi, Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı adayı olarak gösterileceğinin gündeme getirilmesinde dolayı anılır olmuştu.

Bugün o saat geldi ve 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ayazağa Kasrı’nın önünde kameraların karşısına geçti ve “Adaylığım söz konusu değildir” dedi. O da sitem dolu sözler sarf etti tabii Ak Parti yöneticilerine ve sırtını dönüp Ayazağa Kasrı merdivenlerinde kaybolup gitti.

Ardına bakmadan gidişini de şöyle açıkladı: “Geniş bir mutabakat sağlansaydı aday olacaktım. Temel Karamollaoğlu bu mutabakatı sağlayamadı. Dolayısıyla aday değilim!”

Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Ahmet Davutoğlu’na aykırı birkaç söz söylediler diye onca hakaretler edilmişti. “Tek adamlık” yerine “demokrasi” dedikleri için tu kaka edilmiş ve partiden kovulmuşlardı. Ne oldu? Kendilerine tanınan imtiyazlar ağır bastı ve o hakaretleri sineye çekip “Tek adam” rejimi “en başta bize olmak üzere bu ülkeye en münasip rejimdir” deyiverdiler. Demeseler, ne Huber Köşkü kalacaktı ne de diğerleri çünkü!..

Neyse bu da bu millete ders olsun. Ak Parti kurucularının “dava” dedikleri şey buymuş; “köşk” ve “imtiyaz!” Güle güle otursunlar!

BizGençler