Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Adayların performansı

Cumhurbaşkanı adayları var güçleriyle çalıştılar ve tüm enerjilerini harcayıp vatandaşa plan ve programlarını anlattılar. Vatan Partisi Adayı Doğu Perinçek, adayların en garibanlarıydı; fazla miting yapamadı. HDP Adayı Selahattin Demirtaş zaten cezaevindeydi ve seçmenine kaleme aldığı mektupla ulaşmaya çalıştı. İmkânları sınırlı olan bir diğer aday, Saadet Partisi Adayı Temel Karamollaoğlu’ydu; o da belli şehirlerde toplantı yapıp tamamladı çalışmalarını.

 

Akşener’in azmi ve mücadele gücü

 

İyi Parti Cumhurbaşkanı Adayı ve Genel Başkanı Meral Akşener var bir de ki, çok zahmetli bir seçim sürecinden geçti. Zaten partisini yeni kurmuştu. Erken seçim kararı alınınca “kongrelerini tamamladı –tamamlamadı” tartışması çıktı. Onlarca imkânsızlığı göğüslemiş, kahve köşelerinde kongre yapmış, yüzlerce engeli aşmış olması yetmezmiş gibi bir de “kongrelerini tamamlamadı” bahanesiyle seçime katılımının engellenmek istenmesi Akşener’in kafasının tasını attırdı. O’nu engellemek isteyenlerin biri de YSK idi ki, YSK’nın “olmaz” demesi bütün dişlileri durduracak mahiyetteydi. YSK Başkanı Sadi Güven’in yaptığı birkaç açıklama da bu niyetini açıkça ortaya koyuyordu. Akşener meydana çıktı ve Sadi Güven’e oradan seslendi: “Aklından bile geçirme!”

İşin vahametini gören CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 20 milletvekili arkadaşını istifa ettirip İyi Parti’nin grup kurmasını sağladı ve YSK’nın sesini kıstı. Meydanlara çıkan Akşener bu sefer de gittiği şehirlerin mülki amirlerinin ve emniyet müdürlerinin engellemesiyle karşılaştı. Caddelere astığı miting afişleri akşamdan sökülüp atılmaya başladı. Bu olaylar Akşener’i yıldırmadı. Aksine, azmini artırdı, ona mücadele gücü verdi.

Çok sınırlı bütçesi olduğu için seçim çalışması yapacağı illere tarifeli uçakla gitti. Uçak olmayan yere otobüsle ulaştı ve her gün 2, bazen 3 miting yaptı.

Akşener en fazla “FETÖ” suçlamalarına maruz kaldı. Ak Parti’nin en etkili silahı buydu ve önüne gelene FETÖ’cü diyor ve onu saf dışı ediyordu. Bu sefer sert kayaya çakmıştı. Akşener çetin ceviz çıktı. Başbakan’a “Orada ne oturuyorsun? Bostan korkuluğu musun sen” diye seslendi ve elinde bir belge ve bilgi varsa onu savcılığa vermesini istedi. 

Ak Parti ısrarla Akşener’e yönelik “FETÖ” suçlamasını sürdürünce Akşener’in tepkisinin dozu da arttı. Kendisine iftira attıklarını iddia ettiği kişilere “İspatlayamazsanız şerefsizsiniz” dedi.

Akşener, önüne çıkarılan engellerden daha güçlenerek çıkarak; seçmenin karşısına yüzünün akıyla çıkmayı başardı ve bilhassa gençlere yönelik birçok vaatlerde bulundu. Vatandaşa söz verdiği projelerin kaynağı olarak da yolsuzlukları işaret edip “kaynak hırsızların cebinde” açıklamasını yaptı. Akşener’in sloganlaştırdığı “Vatan çocuklarının cebinde para yok, bakan çocukları trilyonlarla oynuyor” sözü her şeyi anlatıyordu ve bu tür sözler Akşener’in mitinglerinin vatandaş tarafından ilgi görmesini sağladı. Akşener’in disiplini, azmi ve dik duruşu takdir topladı.

 

İnce İnce Muharrem İnce

 

CHP Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce de tam bir fenomendi. İnce meydanlara inince “Yedek kulübesindeki Messi oyuna girdi” yorumu yapıldı. O’nun hazırcevaplığı, zekâ dolu sözleri, diyeceğini kısa yoldan söyleme yeteneği herkesi şaşırttı ve kısa sürede İnce ilgi odağı haline geldi. Muharrem İnce Erdoğan’ın topuna girip tartışmak yerine “İş” dedi. “Fabrika” yatırımından söz etti. Gittiği meydanlarda “Kuantum” sözünü tekrarladı. Söylemleri arasına “Endüstri 4.0”ı soktu.  “Toplumu barıştırmak” en büyük iddiasıydı ve bunu yürekten istediği hususunda vatandaşı ikna eden bir vücut dili kullandı.

İnce’nin “24 saat içinde OHAL’i kaldıracağım” sözü çok etkili oldu. Erdoğan ile girdiği polemikte başarılı bir performans göstermesi onun yüksek not almasını sağladı.

 

Erdoğan korkutmayı seviyor

 

Ak Parti Cumhurbaşkanı Adayı Recep Tayyip Erdoğan çok çalışmasına rağmen kendisinden beklenen performansı gösteremedi. Gündemi, İnce’nin elinden uzun süre koparıp alamadı. Hâlbuki geçmişte gündem oluşturmak onun için çocuk oyuncağıydı. Akşener, İnce ve Karamollaoğlu gibi dişli adaylar karşısında nefesi kesilmişti.

Erdoğan, kararsız oylara attığı oltanın ucuna “kek” taktı, “Millet Kıraathanesi” projesinden söz etti ama o yeme fazla takılan olmadı. İşi muhalefetin büyük kozlarından bir olan “OHAL” konusuna kadar getirdi ve OHAL’i kaldıracağını söyledi ama bu vaadi de “Elini bağlayan mı var, şimdi niye yapmıyorsun” tepkisiyle çöpe atıldı.

Erdoğan, sonunda “terör” simidine sarıldı. Terörle mücadelede kararlı bir duruş sergileyip “Kandil’i başlarına yıkacağız” dedi. Mehmetçiğin Menbiç’te ABD askeri ile başlattığı operasyonundan söz etti. Kendilerini “yapan” diğerlerini “yıkan” ilan edip “Biz gidersek, yaptığımız hizmetleri yıkarlar”, “din elden gider demeyi de ihmal etmedi tabii.

Seçmen bütün bunları gördü. Sahip olunan imkânları ve imkânsızlıklara da şahit oldu. Son üç günde kafası tamamen netleşen seçmen sandığa gidip manifestosunu yazıp altını imzalamaya hazır hale geldi.

24 Haziran Seçimi, Türkiye için çok önemli bir seçimdir. Hayırla sonuçlanır inşallah.

BizGençler