Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Adı gitti, kendi kaldı yadigâr

Pastırma yazı başlamıştı ki, yağmur araya girdi ve günü yağışlı havaya çevirdi. Meteorolojinin bildirdiğine göre yarın yine kavuşacakmışız pastırma yazına ve hafta sonuna kadar devam edecekmiş sıcaklar. 

Bilen var, bilmeyen var. Yeri gelmişken sonbahar mevsiminin sonunda yaşanan güneşli günlere neden “pastırma yazı” deniyor, onu açıklayalım.

Ekim ayının sonundan kasım ayının ortasına kadar süren bu günlerin özelliği sadece sıcaklığın mevsim ortalamasına göre yüksek olmasıyla sınırlı değildir. Bazen birkaç gün sürüyor bu “pastırma yazı” bazen de aralıklarla birkaç kez tekrarlayabiliyor.

En önemli özelliği gündüzlerin güneşli, hafif rüzgârlı ve puslu, gecelerin ise serin geçmesidir.

Kutuplardan gelen alçak ve soğuk hava kitlesinin hareketsizleşip sıcak ve yüksek basınç merkezine dönüşmesi sonucunda ortaya çıkıyor “pastırma yazı.”

Bu merkezin en belirgin özelliği istikrarlı bir katmanlaşmaya neden olan sıcaklık değişimidir. Havanın dikey hareketi engelleniyor ve alçaklarda yoğunlaşan duman ve toz havanın puslu olmasına yol açıyor.

Anadolu, hayvancılıkla geçinen insanların yurdudur. Sonbahar, kış hazırlıklarının tamamlandığı mevsimdir. Yaz aylarında meralarda otlatılan ve semizleşen sığır ve manda gibi büyükbaş hayvanların kesim ayıdır. Kış aylarında hayvan bakımı oldukça zordur. Dolayısıyla sonbaharın son ayları kesim aylarıdır. Hayvanların etleri ya kavurma ya da pastırma şeklinde muhafaza edilir ve ihtiyaç duyuldukça çıkarılıp tüketilir.

Pastırma elde etmek için güneş ve çemene ihtiyaç vardır. Sığır veya mandanın sırt kısmından alınan et tuzlanıyor, kurutuluyor ve daha sonra çemenlenip kaldırılıyor.

Güneşli hava pastırma yapılacak etin suyunu bırakıp kuruması için lazım. İşte bu güneş ekim ayının sonundaki ya da kasım aynın başındaki son güneşli günlerin güneşidir ki, pastırma yapan ailelerin dört gözle bekledikleri günlerdir bu günler.

Almanya’da “Kocakarı yazı” diye tanımlanıyor bu güneşli günler, İsveç’te “Azize Birgitta Yazı”, Amerika’da ise “Yerli Yazı” deniyor. 

 

Artık pastırma fabrikasyon işlemlerden geçiriliyor ve ısıtıcılarla kurutuluyor. Haliyle “pastırma yazına” için “kendi gitti, adı kaldı yadigâr” deyimini yeni duruma uyarlayıp “adı gitti, kendi kaldı yadigâr” diyebiliriz. 

BizGençler