Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Ak Parti “cihat” derken ne demek istiyor?

Milli Eğitim Bakanlığı “cihat” kavramını müfredata almaya hazırlanıyor!

Türk Dil Kurumu “Cihat”ı, “Din uğruna yapılan savaş” olarak tarif ediyor. “Nefis” ve “Şeytan” da insanın düşmanıdır ve Kur’an-ı Kerim, bu düşmanlarla da savaşı emrediyor.

“Nefis” ve “şeytan”a karşı verilen cihat, ömür boyu süren savaştır ve ince bir konudur.

Türkiye’nin de içinde bulunduğu coğrafyanın kuzey ülkelerinde yaşayan din adamları TDK’nın tarif ettiği cihadın üç çeşit olduğunu bildiriyor ve “El ile cihadı devlet, dil ile cihadı âlim, kalp ile cihadı ise avam yapar” diyorlar.

Mısır gibi güney ülkelerinde ise cihat, “herkesin yapması gereken bir savaş” olarak tarif ediliyor ve halkı silahlandırıp sokağa salmakta beis görmüyor.  Din adamı kisvesi altında hareket eden İbni Teymiyye ve Seyit Kutb, insanları isyana teşvik etmiş, onların yönetime karşı ayaklanmalarını istemişlerdir. Boko Haram, El Kaide ve IŞİD gibi terör örgütleri bu tahrik ve teşviklerin ürünleridir.

Türkiye itaatkâr insanların ülkesidir. Halkı mütedeyyindir. Dine şiddet karıştırma gibi bir geleneği yoktur. “Cihat” gibi çok hassas bir meseleyi müfredata alırken çok dikkat etmek gerekir. Öncelikle “Buna neden gerek görüldü” sorusuna; sonra da “Bu eğitimin kimler tarafından verileceği” sorusuna cevap vermek lazımdır.

Bu eğitim, ucu açık bir eğitimdir ve dikkat edilmezse çocukları “terörist” yapmaya kadar gider. Çok risklidir yani. Ak Parti İktidarı siyasi bir oluşumdur ve ihtiyacı olan oyu dindar insanlardan sağlamaktadır. Dolayısıyla din temalı konulara fazla girmektedir. Oldukça da cesur davranıyor, ayrıca.

“Çok parada haram, çok sözde yalan eksik olmaz” demiş atalarımız. Ak Parti çok konuşuyor. Yalan konuşması hadi neyse de din deryasında fazla dolaşması oldukça risklidir. Vatandaşı “din devleti” kurma vaadiyle oyalıyor. Bunu açıkça dillendirmiyor elbette ki ama Ayhan Oğan gibi, ya da sakal bırakıp cübbe giyen polis memuru gibi kişilerin söz ve davranışına bakılınca, vatandaşın ayarıyla oynandığı açık bir şekilde görülüyor. Risktir bu.

Toplumu “Osmanlıcılar” ve “Atatürkçüler” diye ikiye bölmektir!

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Dindar bir nesil yetiştireceğiz” diyor ve bu eğitimin adresi olarak imam hatip okullarını gösteriyor.

Türkiye’nin huzur ülkesi ya da terörist yuvası olması eğitimle yakından ilgilidir. Ülkenin dengelerini bozmamak, ayarıyla oynamamak lazımdır. Din üzerinden siyaset yapılmaz. Yapılmamalı!

 

 

BizGençler