Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Ak Parti iktidarı kimin işine yaradı?

Emek piyasasını üç sınıfta incelemek mümkün…

1)      Emekli

2)      Çalışan

3)      İş arayan

Emekli kişi, istihdam yönünden “ununu elemiş, eleğini asmış” kişi demektir. Vaktinin çoğunu ailesine, arkadaşlarına ve hobisine ayırma imkânına sahiptir emekli.  Son 15 sene içinde emeklinin eşini dostunu ziyaret ederken istifade edebileceği toplu taşıma araçları çoğaldı. Şayet 65 yaşını doldurmuşsa, bu hizmetten hiçbir bedel ödemeden yararlanıyor!

Duble yollar onun şehirlerarası seyahat etmesini de kolaylaştırdı. Karayolunda direksiyon sallamayı istemiyorsa uçak var. Bir, bilemedin iki saat içinde Türkiye’nin bir ucandan diğer ucuna gitmesi mümkün.

Emeklinin en fazla kullandığı hizmetlerden biri de sağlık hizmeti değil mi? Her türlü tıbbi araç ve gereçle donatılmış devasa şehir hastaneleri inşa edildi. Aile hekimliği zaten evinin hemen dibinde ve hizmete amade… Dolayısıyla emekli, sağlık hizmeti alma yönünden oldukça şanslı. Maaşını alması için banka kuyruklarına girmesine de gerek kalmadı.

Çalışan için de geçerli bu söylediklerim. Her türlü hizmetten istifade etme imkânları var. Onlar için tek problem aldıkları ücretin düşük olması. Ücretlerin düşük olmasında yatırımların hizmet sektöründe ve inşaatta olması önemli rol oynuyor tabii. Bir de ileri yaşlardaki çalışanların işlerinden ayrılmaları halinde yeni iş bulamama gibi bir durumları var. Ki, önemli bir problemdir bu.

İş arayanlara gelince durum tamamen farklılaşıyor ve vahim bir hâl alıyor! Türkiye’de 4 milyona yakın issiz var! Bunların dörtte biri de geçlerden oluşuyor. 800 bin işsiz gencin kahir ekseriyeti üniversite muzunu!

Ak Parti emekliden oy alıyor ama gençlere geldi mi zorlanıyor. Çiftçi de öyle. Ak Parti döneminde köylü daha da fakirleşti ve çocuğunu okutmak için şehre taşındı. Dolayısıyla Ak Parti’nin çiftçi ve hayvancılık yapan köylüden oy alması da oldukça zor!

Madalyonun öbür yüzünde ne var peki? Yatırımcı. Son senelerde birçok sanayici inşaat sektörüne girdi. O sektörde de sona gelindi: Emlak piyasası durgunlaştı. Teknoloji ve Ar-Ge yatırımları yapılmadığı için ihracatta yeterli büyüme sağlanamadı.

Hâl böyle olunca üniversite mezunları ve genç müteşebbisler, geleceğe ümitle bakamıyorlar.  Dünya Endüstri 4.0 Devrimini tamamlayıp 5.0 geçmeye hazırlanırken, Türkiye “Dünyanın en uzun köprüsünü biz yapıyoruz”  diye övünmekten öte bir şey yapamadı. Ki, o köprünün de Çanakkale Boğazı’ndan geçiyor olmaktan öte bir “yerliliği” ve “milliliği” yok!  Müteahhit yabancı, kredi yabancı, mühendis yabancı!..

Son söz: Doğru; Türkiye emekli cenneti oldu olmasına ama çalışan ve iş arayan için cehennem azabına dönüştü!

 

BizGençler