Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Ak Parti’nin kaçırdığı 5 tren!

Ak Parti’nin iktidar olduğu 2000’li yılların başında global şirketler Batı’dan Doğu’ya sermaye transferi yapmakla meşguldü. Toplam tutarı 5 trilyon doları bulduğu tahmin edilen bir sermaye Çin ve Hindistan başta olmak üzere Asya ile Uzakdoğu ülkelerinde yatırım yaptı.

Çiçeği burnundaki Ak Parti İktidarı o dönemde AB ile sıkı ilişki içindeydi ve Türkiye’nin 2010 yılında mı, yoksa 2011 yılında mı AB üyesi olacağı konuşulur olmuştu. Çok güzel bir rüzgâr yakalanmıştı yani. Ne olduysa oldu tam o yıllarda Ak Parti keskin bir dönüş yapıp AB’ye sırt çevirdi ve ABD ile Ortadoğu’da at koşturmaya başladı.

 

Kaçan birinci tren!

 

Türkiye, 2003 ilâ 2018 arasında 15 yıllık sürede 170 milyar dolara yakın yabancı sermaye çekti. Bu miktarın 770 milyar dolar olmaması için hiçbir neden yoktu ama Ak Parti Hükümeti, yapması lazım gelen eğitim, hukuk ve vergi alanlarında yapması gereken reformları yapmadı. ABD ile ta Kuzey Afrika’ya kadar uzanan alanda at koşturmak daha heyecanlı geldi ona. Yabancı sermaye treni de böylece kaçmış oldu!

 

Kaçan ikinci tren!

 

2018 yılına gelindiğinde dünya kendini Mortgage Krizi içinde buldu. Bu kriz ABD merkezli bir krizdi ama tüm dünya etkilendi. İşin garipliğine bakın ki, ABD karşılıksız para basıp o krizin faturasını diğer ülkelere çıkardı. ABD’nin karşılıksız para basmasını bütün dünya istemişti; o da, bu isteği yerine getirdi ve darphanesini çalıştırıp 4 trilyon dolardan fazla karşılıksız para bastı. Bu para basma olayından dolayı 2009 – 2016 dönemi, paranın bollaştığı ve faizlerin düştüğü bir dönem oldu. Gelişmekte olan ülkelerin hepsi borçlandı ve aklını kullanıp sanayi yatırımı yaptı. Türkiye de bolca borçlandı tabii ama Türkiye o paralarla yol, tünel ve havalimanı yapmayı tercih edip Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarıyla hiç ilgilenmedi.

 

ABD Merkez Bankası FED, “artık para basmayacağım ve daha önce bastıklarımı geri toplayacağım” deyince dünyadaki para hem azaldı, hem de faizler yükseldi. Aldığı borç paralarla yol, tünel ve havalimanı inşa eden Türkiye şimdi yüksek faizle aldığı o borçları nasıl ödeyeceğini düşünüyor kara kara! Kaçan ikinci trendi bu.

 

Kaçan üçüncü tren!

 

Bu gelişmeler yaşanırken dünyada sosyal ve siyasi değişimler de yaşandı tabii. Ülkelerde milliyetçilik duygusu arttı mesela. Türkiye ise bu süreci içe kapanma ve kutuplaşma şeklinde tamamladı. Ötekileşme had safhaya ulaştı. Milli, birlik ve beraberliğin tesisi başka bahara kaldı. Haliyle, bu da kaçan üçüncü tren oldu.

 

Kaçan dördüncü tren!

 

Ak Parti’nin “Sıfır sorun” diye başlattığı aktif dış politikanın sonunda Türkiye yapayalnız kaldı. Türkiye’nin sorunsuz olduğu ülke yok, dense yeridir. Ak Parti bu yalnızlaşmayı “dış düşmanlar” kılıfıyla yeni bir kimliğe büründürmeye çalışıyor ama beyhude çaba! İktidarların görevi, dış düşmanları bertaraf etmek değil midir? Bu da Ak Parti’nin kaçırdığı dördüncü trendi!

 

Kaçan beşinci tren!

 

Bir de beşinci tren var ki, o kaçan en büyük trendi. İçerideki ayrışma ise had safhaya ulaştı. Toplum uçlara taşındı ve çekirdek aile fertleri dahi birbirine düştü. Hele FETÖ meselesi içinden çıkılmaz bir hâl aldı. FETÖ’nün siyasi ayağı yokmuş gibi davrandı ama buna rağmen evlerden, işyerlrinden FETÖ’cü toplandı. İşten el çektirenler, gözaltına alınanlar hâkim karşısına çıkacakları günü beklerken, esas FETÖ’cüler ellerini kollarını sallayarak dolaşıyorlar!

Dahası da var ama bu kadarı yeter. Bu trenlerin hiçbirisinin “tarifeli tren” olmadığının altını çizip yazının kuyruğunu bağlayalım. Tek istikamete giden trenler bunlar…  

 

BizGençler