Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Ak Parti sloganları geri tepti

Cumhurbaşkanı ve Başbakan referandum kampanyasını herkesten önce başlattılar. Her ikisinin de sözü zaten birbirine benziyordu, ikisi de geri tepti.Toplum onların “Hayır, diyen PKK’nın, FETÖ’nün, DEAŞ’ın yanında yer alıyor demektir” manasına gelen sözlerini tasvip etmedi.

Onlar çark edip sözlerinin yanlış anlaşıldığını izah etmeye çalışıyorlardı ki, Ak Parti Manisa İl Başkan Yardımcısı Ozan Erdem “Evet kazanmadığı takdirde iç savaşa hazır olun” deyiverdi.

Haddini aşan sözlerdi bunlar.

Ak Parti Genel Merkezi hiç gecikmeden Ozan Erdem’in istifasını istedi. O da gidip istifasını verdi.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu Ozan Erdem’in sarf ettiği sözler için “vahim” ifadesini kullanırken,  istifasını istediği için Ak Parti’yi kutlamayı da ihmal etmedi.

Halbuki, “Mal bulmuş Mağribi" misali olayın üzerine atlayabilir ve çok sert bir üslûp kullanabilirdi. Yapmadı.

 

Muhalefet "itidal" istiyor

 

Yapmadı çünkü, CHP kampanyasını “itidal” üzerine inşa etmeye hazırlanıyor. Meydanlarda parti bayrağını değil, Türk bayrağını dalgalandıracağını açıkladı. “Evet” diyene de “Hayır” diyene de saygı gösterdiği vurgusu yaptı ve minibüste saldırıya uğrayan türbanlı genç kızın ailesini ziyaret ederek de bu sözünü kuvveden fiile çıkarmış oldu.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin parti organlarına gönderdiği referandum genelgesinde “Evet oyu kullanana da hayır oyu kullanana da saygı duyuyoruz” demesi, onun da tansiyonu düşürme gayreti içinde olduğunu gösteriyordu.

Partilerin bu davranışı Ak Parti’ye sakinleşmesi gerektiğini hatırlattı.

Referandum kararını imzalamasının hemen ardından ünlü kişilerin yayımlanan “Evet” videoları ters etki yapmasından dolayı ağzı yanmış ve hemen hepsini geri çekti.

Bugüne kadar gerçekleşen olaylar halkın kavga istemediğini net bir şekilde ortaya koydu. Ak Parti’nin toplumun bu isteğinin aksine davranması mümkün değildi. 16 Nisan’a kadar geçecek olan iki aylık süreçte toplumun daha fazla gerginliği taşıyamayacağı apaçık ortadaydı.

Bu durum en fazla Ak Parti’yi zorlayacağa benziyor.

 

Ak Parti ne demeli?

 

“Hayır” diyenleri “Terörist” ile yan yana koyma eylemi tutmadı. “İç savaş” ile korkutması işe yaramadı.

Ak Parti’nin kendini yenilemesi ve yeni argümanlar bulması gerekiyor. Ki, o da zor.

“Bürokrasi” diyorsa da dilediği bürokratı dilediği yere atadığı biliniyor.

“Tek başına iktidar” dese, 15 senedir tek başına iktidar olan kendisi ve devam ediyor.

“Ekonomik büyüme” dese, “Cumhurbaşkanlığı Hükümeti’nde ne değişecek de ekonomi büyüyecek” sorusuna muhatap oluyor!

“Yüzde 12.1’e çıkan işsizlik oranını aşağı çekeceğim” dese, “O oran oraya senin döneminde çıktı” cevabını alıyor.

Hastane, yol, köprü, tünel dese; onları o kadar çok kullandı ki, etkisi kalmadı.

İşi zor yani!

En önemlisi de referanduma götürülen konunun bir “şahıs” ya da “parti” meselesi olmaması. 58 milyon bir sistemi oylayacak oylamasına ama bu sistemin nemenem bir şey olduğunu hâlâ bilmiyor!

 

 

BizGençler