Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Akşener, Erdoğan’ın alternatifi midir?

Türk toplumunun kahir ekseriyeti muhafazakârdır ve siyasette de bu bloğun etkinliği her dönemde kendisini hissettirmiştir.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) sahip olduğu yüzde 20-25 oy aralığında gidip gelen laik seçmenin desteğiyle hiçbir zaman iktidara gelememiştir. Geldiği istisna birkaç dönemde de yine muhafazakârlardan oy alan siyasi partilerle gerçekleştirdiği koalisyonlar sayesinde gelmiştir.

DP, AP, ANAP ve Ak Parti nasıl muhafazakâr seçmenlerin oylarıyla iktidara gelmişlerse, CHP de aynı insanların tepki oylarıyla muhalefette kalmıştır.

CHP 1950 yılına kadar Türkiye’nin tek partisiydi. Kurulduğu 1923 yılından o tarihe kadar geçen süre içerisinde Hilafeti yıkıp yerine Cumhuriyeti kuran parti olarak anılmıştır.

1950 yılından sonra da CHP bu özelliğinden dolayı gururlanmış ve hatta 2000’li yıllara gelindiğinde CHP’li olan İstanbul Üniversitesi (İÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nur Serter gibi bir fanatik, üniversitesi bünyesinde kurduğu “asimilasyon odaları” ile muhafazakâr öğrencilere baskı kurmuştur. CHP, baskıcı Nur Serter’i milletvekili yaparak onu ödüllendirmiş ve onun bu baskılarına taraf olduğunu ilan etmiştir.

Türkiye’de bir resmi bir de gayr-i resmi tarih vardır. Hangisi doğru hangisi yanlış kimse bilmiyor ama bilhassa yakın tarihi her iki taraf da farklı ve oldukça abartılı yorumlamıştır: Anlatırken de gerçek dışına çıkmakta bir mahzur görmemiştir her iki taraf.

Nur Serter gibi kendini ülkenin sosyal ve siyasi tarihini değiştirecek kadar güçlü gören güçsüzlerin davranışı, halk arasında anlatılan tarihin doğruluğunu teyit eder nitelikte olmuştur.

 

Toplum bölündü

 

Nur Serter kültürünün toplumda meydana getirdiği öfke dalgasına binip iktidara çıkan Ak Parti ise toplumun diğer yarısını huzursuz edecek kadar fazla kullanmıştır dini ritüelleri ve sembolleri. Son 10 yılda toplum oldukça uçlara taşınmış ve birbirinden korkar hale gelmiştir.

İfratla tefrit durumu yani: Laikler bir uca savruldu, muhafazakârlar başka uca savruldu. Müthiş bir buzlanma oluştu iki grup arasında. Bu ifrat ve tefrit durumu hiç sağlıklı bir durum değildir ve toplumun fabrika ayarlarına dönmesine şiddetle ihtiyaç vardır.

Türkiye “laik”lerin iktidarını da, “muhafazakâr”ların iktidarını da gördü ve uçlarda yaşamanın sağlığa zararlı olduğunu bizatihi yaşadı.

Ders alındı: Laik laik kalsın, muhafazakâr muhafazakâr kalsın ama taraflar birbirine saygılı davransın.

Aslında bu saygı hali bir tek partide var: MHP.

 

Gerçek laik

 

MHP bünyesinde muhafazakârları da, Atatürkçü laikleri de barındırmıştır. Her iki kesimin de birbirine saygılı bir şekilde davranma olgunluğunu gösterdiği tek partidir MHP. “Olsun” diye çabalanan gerçek laiklik MHP’de uzun yıllardır uygulanmaktadır ve hiçbir problem yaşanmamıştır.

Türkiye huzur istiyorsa, MHP bünyesinde yaşanan kültürü ülke geneline yaymak mecburiyetindedir. Daha doğrusu MHP Kültürünün Türkiye’de iktidara gelmesine şiddetle ihtiyaç vardır.

Bu kültürü bu saatten sonra Devlet Bahçeli’nin iktidara taşıması imkânsızdır. Ne siyasi duruşu, ne sağlığı ve ne de topluma telkin ettiği güven buna müsait değildir.

 

Basiretli siyasetçi

 

Bu taşımacılığı yapsa yapsa Meral Akşener yapar. Sözünün eri olmasıyla, geçmişte aldığı puanlarla ve şahsına yapılan baskıları basiretli bir şekilde püskürterek;  siyasi rüştünü ispatlamış, lider kişiliğini göstermiş bir siyasetçidir.

Hani Erdoğan için “Alternatifi” yok deniyor ya. Akşener alternatiftir ve bu özelliği her geçen gün daha bariz bir şekilde ortaya çıkmaktadır. 

Meral Akşener’e “Fetöcü” yakıştırması oldukça ucuz bir siyasettir. Bugün etkili olsa, yarın geri teper.

Senelerdir “Fetöcü”lerle birlikte yaşayanlar kendilerine 17-25 Aralık sınırı çizip sorumluluktan yırtarken, onlarla hiç alâkası olmayan Meral Akşener’in “Fetöcü” diye yaftalanması ne akla uygundur ne de siyasi ahlaka!

Türkiye’nin nisan ayı içinde referandum oylaması için sandığa gitmesi kesinleşti. İki buçuk aylık süre az süre değildir.

Referandumda “evet” oyları yüzde 50’nin altında kalırsa Türkiye gündemine erken seçim gelir ve hızla sandığa gidilir.

Önümüzdeki iki buçuk ay MHP Kültürü’nün iktidar taşınmasına zemin hazırlayabilir.

Bu konuya önümüzdeki günlerde de devam edeceğim.

 

 

BizGençler