Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Akşener’in gizli buluşmaları

Meral Akşener’in bir aydır CEO’larla görüştüğünü öğrendim. Düzenli olarak yapıyormuş bunu. Her sektörden iş adamı ve yönetici ile yaptığı bu görüşmelerde AkşenerCEO’ların “partili” değil, “bilgili” olmasına özen gösteriyormuş.

Akşener, ayrıca yakınlarıyla şu görüşü sıklıkla paylaşıyormuş:

“Türkiye’de global manada vizyona sahip birçok yönetici bulunuyor. Bizim bu kişilerin bilgisine ihtiyacımız var. Hem istişare safhasında ihtiyacımız var, hem de proje oluşturma ve uygulama döneminde ihtiyacımız var. Onlarla dirsek teması içinde olmamız hepimizin çıkarınadır. En önce de ülkemizin çıkarınadır. Görüştüğüm tüm yöneticiler, istisnasız bilgi paylaşımından mutluluk duyduklarını ifade ediyor ve ülkeye faydalı olmanın huzurunu yaşıyorlar.”

Meral Akşener, Türkiye’nin dünyanın 10 büyük ekonomisinden biri olma potansiyeline sahip olduğunu; bunun için de “Ar-Ge” ve “inovasyon”a önem vermesi, “Endüstri 4.0 Devrimi”ni de ıskalamaması gerektiğini sıklıkla seslendiriyormuş.   

Bu başlıklar çağımızın başlıkları. Bunları yaldızlayıp meydanlarda nutuk atmak da mümkün, içini doldurup iddialı hale gelmek de mümkün. Anladığım kadarıyla Akşener bu konularda iddialı. Geçmiş hükümetlerin düştüğü hataya düşmeme hususunda azimli görünüyor.

Teknokentler mesela. Türkiye’de 60’a yakın teknokent var ve hepsi de Ar-Ge çalışmalarını desteklemek maksadıyla kuruldu. Fakat başarılı olanların sayısı oldukça az. Bir kısmı bürokratik nedenlerden, bir kısmı sanayinin ilgisizliğinden, bir kısmı da vergilendirmede olduğu gibi yanlış uygulamalardan istenilen neticeyi vermedi.

Teknokentler, Akşener’in mercek altına aldığı konulardan biri. Teknokentleri problem görmek yerine uygulamadaki yanlışların düzeltilmesine özen gösteriyormuş. Üniversite – sanayi işbirliğine mutlaka işlerlik kazandıracağını söylüyor ve bu meseleyi önümüzdeki dönemin en önemli meselelerinden biri olarak görüyormuş.

 

Türkiye için bir devrimdir bu

 

Akşener’in görüşmeleri sadece ekonomi ile sınırlı değilmiş tabii. Eğitim, sanat ve sporda da ciddi hazırlıklar ve görüşmeler yapılıyormuş. Akşener Türkiye’yi Avrupa ortalamasına yaklaştırmayı da hedefleri arasına koymuş. Ülkenin, Olimpiyat Madalyaları kazanan sporcu, Oscar Ödülü alan sanatçı, Nobel Ödülü getiren akademisyenler istiyormuş ve bunun için gerekli altyapının kurulması için kolları sıvamış.  

Meral Akşener’in çalışmaları moral verici çalışmalar. Üzerinde durduğu konular ülkenin gerçekleri. İktidarlar bu gerçeklerle yüzleşmek yerine halkın hoşuna giden işleri yapıp oy toplama kolaycılığına kaçtılar. Oy, Akşener içinde kazım mutlaka ama uzun vadeli stratejiler de lazım. İki kanadı olmayan uçak uçamaz. Akşener hem hizmeti, hem uzun vadeli stratejiyi hedefine koymuş.

Akşener’in uzun vadeli stratejilerinin olmasını ve kapısını fikri olan herkese açık tutması, hatta onları arayıp bulması takdire şayan bir durum.

Türkiye’deki uzman ve yöneticiler, farklı siyasi düşünceye sahip olsalar da hedefler tektir: Başarı. Kendi başarıları kadar ülkenin başarısı da önemlidir onlar için. Akşener çok doğru bir konu tespit etmiş ve uzmanlarla çalışıyor. Bu vizyoner bakışın faydasını mutlaka görecektir.

Akşener’in etrafına bilen insanları toplaması ve baş döndürücü bir tempo içinde onların “siyasi görüş”lerinden ziyade “fikri yapı”larına önem vermesi çok önemli bir gelişmedir. Siyasi bir reformdur bu.

 

 

 

BizGençler