Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Bankalar tefeci midirler gerçekten?

Sermaye Piyasaları Kongresi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’de uygulanan faizin çok yüksek olduğu hususundaki düşüncesini tekrarladı ve bankaların tefecilerle yarıştığını söyledi.

ABD’de faizlerin daha geçen yıla kadar yüzde 0.25 olduğuna, şimdi de yüzde 0.50 seviyesinde bulunduğuna dikkat çeken Erdoğan, Avrupa’da ise bu oranın yüzde 0.50 ila yüzde 1.50 aralığında gidip geldiğine işaret etti. Japonya‘da ise negatif faiz uygulandığının altını çizen Erdoğan, “Bize bakıyorsun, aman Yarabbi! Yüzde 15-16 hatta 17. Adeta tefecilerle yarışıyorlar” ifadesini kullandı ve bu şartlarda yatırımcının piyasaya giremeyeceğini ifade etti.

Sözlerine “Parayı yastık altında saklamak nasıl gafletse, finans sektörünün kasalarda tutması da o denli gaflettir” şeklinde devam eden Erdoğan, vatandaşın mevduatıyla güçlenen bankaların dünya piyasalarına uymaları gerektiğini belirtti.  

“Ben bu yılsonu itibariyle bankama şu kadar kazandırdım” diye böbürlenen bankacılara seslenen Erdoğan, “Hem kazandım, hem de bu ülkenin kalkınmasına şu kadar finans desteği verdim diyebiliyor musun” diye sordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu sözlerinden bankaların fazlasıyla keyfi davrandıklarını ve tefeciler kadar gaddar olduklarını anlamak mümkün.

De… Gerçekten öyle mi?

Türk bankacılık sektörü baştan sona kurallarla yönetilen bir sektördür. Bankacılık sektörünün güçlü olması bizim övünç kaynağımızdır ayrıca.

Bankalar, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) düzenleme ve denetimi altında faaliyet gösteriyorlar. Yerli ya da yabancı olsun, bankalar sermaye yapıları, mevduat toplamaları, kredi kullandırmaları itibariyle sürekli denetim altında tutulurlar.

Faiz meselesi ise çok daha kontrollü bir süzgeçten geçmektedir. Süzgeç değil de “pres” demek daha doğru olur aslında.

Bankaların birer “kan emici vampir” gibi davranmalarına imkân yok. Dolayısıyla onlara o gözle bakmak yakışık almadığı gibi doğru da olmaz yani.

Erdoğan, yüzde 17’leri bulan faizden rahatsız olmakta yerden göğe kadar haklı tabii de bu mesele suçu bankalara yüklemekle hallolacak bir mesele değildir; onu da hatırdan çıkarmamak lazım.

Bankalar netice itibariyle “para alıp - para satan” kuruluşlardır. Kendi sermayelerini kullandırıyorlarsa da, daha fazla topladıkları mevduatı kullandırırlar müşterilerine. Verdikleri tüketici kredisini veya konut kredisini faizlendirirken mevduata ödedikleri faizi yazarlar evvel emirde. Onun altına personel harcamalarını, vergiyi, elektrik – su giderlerini yazar. Sigorta masrafını da ilave ettikten sonra en alta kendi kârlarını koyarlar.

Dış kaynaklardan alınan krediler için de geçerlidir bu durum. Türk bankasına ya da şirketine kredi kullandıracak olan yabancı finans kuruluşu, her şeyden önce Türkiye’nin siyasi riskine bakar. Verdiği parayı geri alıp alamayacağıyla ilgili bir bakıştır bu bakış. Bankacılar kırı kırk yararlar bu konuda. Kendileri araştırılar, Standard & Poor’s veya Fitch gibi kredi derecelendirme kuruluşlarının verdiği notu dikkate alırlar ve en sonunda faiz oranını belirlerler. Ne kadar risk, o kadar faiz.

Mevduat sahibine yüzde 10 faiz öderken, yüzde 9 faizle kredi kullandıramaz. Kullandırırsa bunun adı “memleket sevgisi” olmaz. Olsa olsa “beceriksizlik” olur ve bu kırattaki bir yöneticiyi anında kapının önüne koyar patronu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın o sözlerini “bilgisizliği”ne vermek gibi bir eksik akıl sergileyecek değiliz tabii. O herkesten daha iyi biliyor neyin ne olduğunu. Belli ki, “sineğin yağını” düşünüyor ve sektörü sıkıştırıp biraz daha faiz indirmelerini sağlamaya çalışıyor.  

Fakat şunu da hatırdan çıkarmamak lazım:

“Para ürkektir!”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Beştepe Külliyesi’ne davet ettiği muhtarlara konuşmadı bugün. Dünyanın dört bir bucağından gelen bankacılar ve finans sektörü temsilcileriydi salonu dolduran insanların çoğu. Onlara “tefeci” suçlaması yapar ve “gaflet”te oldukları söylerseniz kafalarında kocaman bir soru işareti oluşmasına sebep olursunuz!

Bir başka mahzuru da şudur bu sözlerin:

Erdoğan’ın sarf ettiği bu sözleri duyan ya da okuyan insanlar, ‘Vay, kan emiciler’ deyip banka binasına ya da bankosuna “tekme” atabilir. Çok dikkatli olmakta fayda var.

 

 

 

 

 

 

BizGençler