Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

BEDELLİ bekleyen gençlerin sesini duymamak da ne olur?

Siyasetçinin Türkü, Avrupalısı, Amerikalısı ya da Asyalısı olmaz. Siyasetçi siyasetçidir ve dünyanın her yerinde kendisinden istenileni yapar. Ondan istenen; iktidar olması ve vatandaşa hizmet etmesidir. Bu beklentiye cevap verebilmek için evvel emirde siyasetçinin oy alması gerekmektedir. Siyasette zaman su gibi akar. İktidara gelen daha koltuğu ısıtmadan yenisi gelir seçimin. Dolayısıyla siyasetçinin kısa vadeli düşünmesi ve görünür hizmetleri yapıp oy alması gerekmektedir.

Dediğimiz gibi siyasetçi kısa vadeli düşünmek zorundadır. Türkiye gibi genç nüfusa sahip ülkelerde siyasetçinin gençleri ihmal etmesi söz konusu olamaz. İktidarlar da zaten hep dikkat etmişlerdir bu hususa. Ak Parti İktidarı ise en fazla dikkat edenidir. Her iki cümlesinden biri “gençler”dir. Gençlere siyasette daha fazla yer verdi. İşyeri açmak isteyenleri destekledi. Evlenmek isteyene hibe verdi. Anadolu’nun dört bir köşesine üniversiteler açıp gençlere eğitim fırsatı tanıdı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin vurucu gücünü arttırmak için “Profesyonel Ordu” uygulamasına geçti…

Hasılıkelam, Ak Parti’nin gençlere verdiği hizmet saymakla bitmez. Onlardan gelen taleplere de duyarsız kalmadı; o hakkını da teslim etmek lazım. Gençler ne istemişse yaptı.

Da… “Basiret tutulması” diye bir şey var. Ak Parti bugünlerde “Basiret Tutulması” yaşıyor. Türkiye’nin sosyal medyada en iyi organize olmuş gençlerin sesini duymazdan geliyor! Olacak şey değil ama öyle. Ak Parti gençleri ihmal ediyor!

Gençler son bir senedir ısrarla yeniliyorlar “BEDELLİ Askerlik” taleplerini. Ak Parti de aynı şekilde kulak tıkıyor be sese! Vereceği şey atla deve değil hâlbuki. Türkiye terörle mücadele eden bir ülke ve bu mücadeleyi varını yoğunu seferber ederek yapıyor. Terörle mücadelenin üç ana unsuru vardır. 1) Güçlü Savunma Sanayi 2) Profesyonel Ordu 3) Güçlü ekonomi.

BEDELLİ askerlik bekleyen bir milyona yakın genç olduğu biliniyor. Bu gençlerin çoğu işini kurmuş; çora çocuğa karışmış kişilerden oluşuyor. İşi olmayanlar ‘gidip teröristle çarpışayım’ deseler, TSK onları askere almıyor. Alsa da çatışma alanının yakınına dahi sokmuyor. Sokmuyor çünkü o alanda profesyonel askerler görev yapıyor.

Demek ki, gençlerin terörle mücadele etmeleri silahaltına girmeden de mümkün. Hatta sivil hayattaki faaliyetleriyle çok daha fazla faydalı olması söz konusudur.

O halde geriye bir tek bu gençleri bir an önce ekonomiye kazandırmak kalıyor. Bir kısmı zaten ekonominin içinde yer almış durumdalar. Olmayanlara da kısa yoldan ekonomik aktivite kazandırmak lazım. Savunma sanayiini güçlendirmek ise bu uygulamanın içinde gizli: Ver BEDELLİ’Yİ al PARA’YI.

İnadı bırakın ve çıkarın BEDELLİ askerliği. Hem siz kazanın, hem gençler kazansın, hem de ülke kazansın.

BizGençler