Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Bina da var insan da fakat içleri boş!

Bina ve mekânlar içinde yaşanan hayatla anlamlaşır ve şekil bulur.

 

Köyden kente göç mesela. TOKİ şehre göçen köylülere konut inşa etti. Adam odanın birini ineğine ayırdı, ya da iki koyun bir keçisine!

Türkiye’nin hemen her vilayetinde bir stadyum var. Hem de en görkemlisinden ama Türk futbolu yerlerde sürünüyor. Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim daha dün “Yenildik, yapacak bir şey yok” dedi İzlanda maçından hemen sonra.

Ülkenin dört bir bucağı “Adalet Sarayı” ile donatıldı fakat içinde “Adalet” ara ki bulasın!

Üniversitelerin sayısı 175’i buldu. Devasa binalar inşa edildi, illere sığmayan fakülteler ilçelere taştı. Buna rağmen Türkiye, hadi Oscar Ödülü’nden vazgeçtim, ne bir başarı ödülü alıyor ne de dişe dokunur bir plâket!

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve ona bağlı oda ve borsaların hepsi çok gösterişli binalara kavuştu ama ne Ar – Ge var, ne de inovatif düşünce; tın tın!

Valilik ve kaymakamlık binaları tek kelimeyle muhteşem: İhtişamından geçilmiyor ama her birisi birer siyaset yuvası!.. 

Örnek çok, daha uzatayım mı?

 

Çalış çalış nereye kadar?

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında çok kitap yazıldı. İçlerinde övenler de vardı, yerenler de. Erdoğan hakkında akademik çalışma yapan oldu mu bilmiyorum. Aslında en az on, hatta on beş tez yazılsa yeridir.

Biri çalışkanlık üzerine olabilir mesela. Erdoğan hem kendisi çok çalışkan hem de ekibini çok iyi çalıştırıyor. Başbakan’ın tüm programını bilir ve bir gün dahi kaytarma hakkı vermez ona.  Bakanların hepsi takiptedir ve onlardan gece gündüz demeden çalışmalarını ister. Ay sonunda bakanların performans raporları mutlaka sunulur Erdoğan’a. Nereye gitmiş, hangi toplantılara katılmış, kimleri ziyaret etmiş tamamı yazılıdır o raporda.

Milletvekilleri hele bir seçim bölgelerine gitmesinler? Enselerindedir Erdoğan!

Ak Parti il ve ilçe başkanları, gençlik ve kadınlar kolu sorumluları ne kadar çalışmış, hepsinden haberdardır Erdoğan?

Vali ya da kaymakamlar istisna sanmayın; onların da tutulur kayıtları.

Erdoğan çalışanı ödüllendirmeyi de çok iyi biliyor. Çalışkan kaymakam vali, çalışkan vali içişleri bakanı oluveriyor ki, örneği çok bu ödüllendirme sisteminin. İlçe başkanının il başkanı, il başkanının milletvekili, milletvekilinin ise bakan seçilmesi de öyle.

De… Çalış, çalış nereye kadar? Erdoğan ömrü hayatında bir hafta tatil yapmış bir insan değil. Ekibine de yaptırtmıyor!

Bir müddet sonra kişiler çorlarını çocuklarını unutuyor, etraflarını göremez oluyorlar. Reis’in gözüne girmek için bir çizgi üzerinde yürü ha yürü; düşmek yok! Yan yatmak yok!

Reis’e odaklı bir hayatın sonunda tek tip insan olup çıkıyorlar.

 

Biz Türk’üz, farklıyız!

 

Amerikan vatandaşı ülkeyi yönetenlere dayılanırken ödediği “vergi”yi öne sürerek dayılanır. Onlara hesap sorarken de “kişi başına düşen milli gelir hal 45 bin dolar, neden artmıyor” diye sorar.

Vergisini ödeyen vatandaşın hesap sorma hakkını kullanma şekli.

Bizde nasıl oluyor, peki? 

 

“Sen benim oylarımla seçtiğim iktidarsın, bizden olmayanları, analarından doğduklarına pişman et!” Ötekileri tukaka eden iktidar makbul iktidar, edemeyen ise başarısız iktidar!

BizGençler