Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Brexit gerçekleşti, Türkiye kaybeder mi?

 

İngiltere’de “AB’de üyeliğimiz kalsın mı, kalksın mı” referandumu gündeme geldiğinde “Brexit” kelimesi sık kullanılmaya başlandı. Neydi bu Brexit?

İngiltere malum, daha ziyade Britanya diye anılır. Hatta “Üzerinden güneş batmayan Büyük Britanya” denir.

Br = Britanya

Exit: Çıkış

Brexit = İngiltere AB’den çıksın.

Brexit gerçekleşti ve İngiltere, Avrupa Birliği (AB) üyeliğinden yüzde 48 oya karşı, yüzde 52 oyla ayrılma kararı aldı. Beklenen bir sonuç değildi bu aslında. Anketler “AB üyesi kalalım” diyenlerin daha çok olduğunu gösteriyordu ama değilmiş: “Brexit” diyenler kazandı.

Brexit kimleri etkiler?

İngiltere’nin 30 üyeli AB’den ayrılma kararı almış olması en başta İngiltere olmak üzere, AB – ABD ve dolayısıyla tüm dünyayı az ya da çok etkiledi, etkileyecektir.

Bir başka gerçek daha var ki, onu da göz ardı etmemek lazım: İngiltere sadece AB üyeliğinden ayrılma kararı almadı aslında. Britanya’dan da ayrılıyor. İskoçya ve K. İrlanda “AB’de kalalım” yönünde oy kullandı çünkü ve AB üyesi olarak kalma kararı vereceğe benziyorlar. İskoçya, Britanya’dan ayrılacağını da açıkladı zaten.

Brexit kararının hemen ardından Almanya Başbakanı Merkel ile Fransa Başbakanı Hollande bir telefon görüşmesi yapıp durum değerlendirmesinde bulundular. AB kurucu üyesi 6 ülkenin dışişleri bakanları yarın Berlin’de toplanma kararı aldılar. İngiltere’nin ayrılışında nasıl bir prosedürün işletileceğini ve gelişme hakkında dünya kamuoyunu nasıl bilgilendirileceklerini görüşecekler. AB Parlamentosu’nun 28 Haziran 2016 Salı günü toplanacağı açıklandı. AB’nin “Veto” hakkı da var ama “Brexit” kararı almış bir ülkenin nesini veto edecek?

İngiltere Başbakanı David Cameron istifa kararını açıkladı ve “AB’den ayrılma sürecini yeni bir başbakan yürütmeli” dedi. Kim “ayrılalım” dediyse süreci de onun yönetmesi gerektiğine vurgu yaptı. Ekim ayında başbakanlığı bırakıyor.

 

Kim kaybetti, kim kazandı?

 

Bu sorunun cevabını vermek için önce “Brexit kararı”nın neden alındığına bakmanın daha doğu olacağı kanaatindeyim. “Brexit” isteyenler, “AB üyeliği ülkemize hiçbir menfaat sağlamıyor ama birçok yük getiriyor. AB havuzuna attığımız para ile kendi ülkemizde yatırım yapsak, işsizlik diye bir problemimiz kalmaz” diyorlardı. İngiltere, Avrupa ülkeleri arasında ekonomisi en güçlü iki ülkeden biriydi ve işsizlik oranı yüzde 5 gibi düşük bir orandaydı.  2 trilyon 900 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğünün yanında dünyanın finans merkeziydi ayrıca.

Yunanistan nasıl Avrupa’nın “Şımarık Çocuğu” ise İngiltere de AB’nin kaprisli çocuğuydu. Girerken aman aman bir istek göstermemişti. Daha ziyade “Avrupa’yı kontrol altında tutmak” maksadıyla girmişti AB’ye. Schengen uygulamasına dahil değildi ve İngiltere’ye girmek isteyenlerden ayrı vize istiyordu. AB ortak para birimi Euro’yu değil, Poundu (Sterlin) kullanıyordu. Avrupa’dan çok Amerika’ya yakındı ve ABD en güçlü müttefikiydi.

 

Türkiye kaybeder mi?

İngiltere, Türkiye’nin Avrupa’da en fazla ticaret yaptığı ikinci büyük ülkeydi ve ticaret fazlası verdiği tek ülkeydi.

“Brexit” ile birlikte Pound değer kaybederken Dolar değer kazandı. Poundun değer kaybetmesi İngiltere’ye ihracat yapanları olumsuz, ithalat yapanları da olumlu yönde etkileyecektir mutlaka. De… Bu durum netice itibariyle başa baş bir sonuçla sonuçlanır. Esas mesele Gümrük Birliği (GB) meselesi! Türkiye, AB üyesi olan İngiltere’ye sıfır gümrükle mal satıyor ve sıfır gümrük vergisiyle mal satın alıyordu. Bundan sonraki uygulama nasıl olacak? 

Türkiye ve Türkler, İngiltere’de referandum önce çok konuşuldu.  “Brexit” taraftarları propagandalarını Türkiye üzerine inşa ettiler ve “Türkiye AB üyesi olacak ve 17 milyon Türk Avrupa’ya gelecek! Bu tehditten ancak AB üyeliğinden çıkarsak kurtuluruz” dediler. AB üyeliğinden ayrılmak istemeyen Başbakan Cameron ise “Öyle bir tehlike yok” dedi ve Türkiye’nin AB üyesi olabilmesi için en az 30 senenin geçmesi gerektiğini savundu.

“Brexit” taraftarları da “AB Üyeliği” taraftarları da Türkiye’nin bir tehdit olduğunu kabul ediyorlar ve “AB Üyeliği” taraftarları “Tehlike uzakta” derken, “Brexit” taraftarları “Kapıda” diye panik yapıyorlardı. “Brexit” taraftarları kazandı!

Ne olacak şimdi?

Türkiye için AB kriterleri, “AB üyeliği”nden çok daha önemlidir. Türkiye, o kriterleri yerine getirebilmiş olsaydı, AB üyesi olup olmaması o kadar önemli olmazdı. AB kriterleri “Fertlerin refahı”“Özgürlüğü”nü ve “Güvenliği”ni garanti altına alan bir sistem. Bunu da hukukla yapıyor. Türkiye “Hukuk Devleti” olamadı.  Türkiye şayet hukuk altyapısını kurmuş olsa, AB üyesi olup olmaması kimsenin umurunda olmazdı. O yapılamadı!

Bu rüzgâr kimi nereye savurur?

“Brexit Rüzgârı” bütün dünyayı etkileyecek bir rüzgâr. ABD, müttefiki İngiltere’yle yoluna devam eder. Ve hatta zayıflamış AB’yi daha rahat yönetir.

“İngiltere ayrıldı” diye Avrupa Birliği’nin sonu gelmez. Hiç belli olmaz, bir bakmışız Rusya AB üyesi oluvermiş. Her türlü sürprizi içinde barındırıyor bu gelişme… Fakat Suriye başta olmak üzere tüm İslam ülkeleri bu gelişmeden olumsuz etkilenecektir.  

Globalleşme fikri rafa kalkmayacaksa da uyanan milliyetçilik duygusu altında ezilecektir. Milliyetçi partiler iktidara geleceğe benziyor ki, bu da kendi sınırlarını mültecilere karşı kpayacakları anlamına geliyor.

Türkiye’nin izleyeceği yol haritası

Dünyanın “Brexit”i konuştuğu bir günde Türkiye nelerle cebelleşiyordu, ona bir bakalım ve Türkiye’nin izleyeceği yol haritasını anlamaya çalışalım.

Hakkari Çukurca’da 6 asker şehit oldu.

TSK “24 IŞİD teröristi öldürüldüğünü” açıkladı.

Kontrolden çıkan araç 3 karayolu işçisinin ölümüne neden oldu.

Elazığ’da iki terörist öldürüldü.

Ankara Hastanesi’nde 4 eczacı vurularak öldürüldü.

Lice'de 424 bin kök Hint keneviri elde edildi.

Böyle bir kaos yaşayan ve üzrinden kara bulutlar eksik olmayan bir ülkenin Başbakan Yardımcısı “AB dağılma sürecine girdi” dese ne olur, demese ne olur? Türkiye’nin can ve mal güvenliği bulunan, yaşanabilir bir hale getirilmesi ilk şartı.

 

 

 

 

 

 

 

 

BizGençler