Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Çiftliği olmayan Çiftlikbank!

Türkiye’de bir işte dikiş tutturamayanlar ya “siyasete” atılıyor, ya da “dolandırıcı” oluyorlar! Her ikisi de “sallamaya” dayalı bir meslek çünkü. İyiniyetli insanların duygularına hitap eden köşeyi dönüyor.  İyi niyetinin suiistimal edildiği aklına dahi gelmeyen vatandaşın cebindeki paracıklar “tatlı dilin deliğinden çıkardığı yılan” gibi çıkıyor ve dolandırıcının cebine akıyor! Siyaset de öyle. “Dünyanın en uzun köprüsünü biz yapıyoruz” ya da “Dünyanın en büyük havalimanı bitmek üzere” de yeter; oylar senin!

Çiftlik Bank olayı mesela; Mehmet Aydın isimli bir genç önce “bulaşıkçılığa” dikiş atıyor, tutmuyor! “Garsonluğa” atıyor, tutmuyor! “Karşısındakini çıplak gösteren gözlüğe” el atıyor; o da tutmuyor! Derken “Çiftlik Bank” geliyor aklına ve 2016 yılının Ağustos ayında hemencecik kuruveriyor o bankayı!

Çiftlik Bank Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aydın, Konya’da çiftlik açılış yapıyor. Kurdele kesme töreninde “Besmele-i Şerif” okuyor. Yanında getirdiği sakallıya uzun bir dua ettiriyor ve sonra elleri semaya açıp “Ya Rabbim. Bizi dış güçlerin şerrinden koru. Onların iç uzantılarına fırsat verme. Birlik ve beraberliğimizi bozma. Devlet adamlarımıza güç - kuvvet ver” diyerek; ellerini yüzüne sürüyor!

Açılışını yaptığı çiftliğin tabeladan başka bir şeyi yoktu ama varsın olsun. Adamın yüzünden nur akıyordu! Daha ne olsun?  Önemli olan dua ederken devlet büyüklerin adını anıp onlara güç kuvvet dilemesiydi; onu yaptı! Belli ki, derinliği olan bir adam! Dış güçlerden haberdar! Onların uzantısından söz etmeyi de ihmal etmedi. Hele o yüksek gelir vaadi yok mu? İnsanın yüreğinin yağını eritiyor! Vatandaş bu adama para vermeyip de kime verecekti?

Paralar akmaya başladı. Sistem şöyle işliyordu. Yatırımcı, sanal âlemde bir hayvan satın alıyor. İnandırıcı olsun diye para birimi altın seçilmiş. Yatırımcı hayvanı satın alıyor ama onun yem parası ve bakım ücreti var bir de. Onu da ödüyor. Bir sene sonra da yüzde 100 kâr!

Bir müddet ödeniyor anapara ve kâr payı. Fakat bir an geliyor, ödenmiyor. Çiftlik Bank’a girip tüyünü yolduran (sözüm ona) kazlar şikâyetçi olunca Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) duruma el koydu ve yaptığı inceleme sonucu suç duyurusunda bulundu.

Öyleydi, böyleydi derken; kuş uçtu! Mehmet Aydın kaçtığı Uruguay’dan gönderdiği video aracılığıyla parasını çarptığı kişilere el salladı.

Mehmet Aydın, 80 bin kişiden yarım milyar lira dolandırırken hiç dönüp bakmayan devlet, sonunda harekete geçti ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, çok titiz bir soruşturma başlattıklarını bildirerek; “Bu konuda mağdur olan kişilerin hukuki güvenceleri, hakları nasıl elde edilmesi gerekiyorsa bunun için her türlü çalışma yapılıyor” dedi. Adalet Bakanı Gül ayrıca “Uruguay’dan Mehmet Aydın’ın iadesini istediklerini” de söyledi. 

Hükümet’e “Denetim görevinizi niye yapmadınız” diye sormak lazım. 25 yaşındaki dolandırıcı 80 bin kişinin tüyünü yolarken sen neredeydin? Neden hiç “Ne yapıyorsun sen burada” diye sormadın? Şimdi vatandaşa "Aldanmasydın" deme kolaycılığına kaçma hakkın yok senin!

Son söz: İyi niyet üzerine inşa edilmiş siyaset de ticaret de gün geliyor çöküyor. “Altta kalanın canı çıksın” sözü ile yetinirseniz mesele yok! Yok, yetinmezseniz, o zaman denetim mekanizmasını işleteceksiniz!

 

 

BizGençler