Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Çözersek, problem kalmaz

İstanbul Maden İhracatçıları (İMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kahyaoğlu tipik bir Karadeniz uşağıdır. Zigana Dağları kadar heybetli, Karadeniz kadar coşkulu, duygusal yönden ise her daim yağışlı, haksızlığa verdiği tepkisiyle ise her Karadenizli gibi fevridir. Ölçüp biçmez, sınır tanımaz ve anında koyar tepkisini.

Dostluğu doyumsuzdur, onu da söyleyeyim. Hizmet ehlidir ayrıca. Sektör üyelerinin her derdiyle ilgilenir Kahyaoğlu. Türkiye’de bin 600 aktif doğal taş işletmesi varsa bunun yüzde 98’i KOBİ’dir. Bu işletmelerin hemen hepsi gece gündüz demeden ararlar Kahyaoğlu’nu.

Türkiye’de KOBİ demek birçok şeye ihtiyacı olan işletme demektir. Üretim yapsalar, pazarlama yapamazlar. Pazarlama yapsalar müşteriyi bulamazlar. Hele ihracatı hiç yapamazlar.

Ali Kahyaoğlu sorumluluğuna müdrik bir yöneticidir. İMİB ise Türk işletmelerinin yapacağı ihracata destek vermek maksadıyla kurulmuş olduğunu asla unutmaz. Doğal taş sektöründe faaliyet gösteren firmaların ihracatı öğrenmesinde, ihracatı öğrenenlerin daha fazla yapmalarında, daha fazla yapanların da sürekli yapmalarında ve katma değeri yüksek ürün satar hale gelmelerinde önemli rolü olmuştur Ali Kahyaoğlu’nun.

 

Sektörün her derdi benim derdim

 

Türk madenciliği gelişiyor. Doğal taş sektörü daha da hızlı gelişiyor. Ali Kahyaoğlu, sektörün “yükte ağır, pahada hafif” bir ürün olan doğal taşı “pahada ağır, yükte hafif” hale getirmesi için Ar-Ge’den tasarıma, inovasyondan modaya kadar her türlü imkânı seferber ediyor.

Bu çalışmaları yaparken sektör içindeki STK yöneticilerini, mesleğin duayenlerini ve başarılı olmuş şirket yöneticilerini bir araya getirip “Beyin Fırtınası” estiriyor.  Onlarla istişare yapıp ortak aklı bulduğu anda ise hedefe kilitleniyor. Ankara bürokrasisine meram anlatıyor, ilgili bakanlarla görüşüp sektörün problemlerine çözüm üretiyor.

Ali Kahyaoğlu mazeret tanımaz. Bir iş madem yapılacaktır, yapılmalıdır. Doğal taş sektörünün menfaatine olan her iş onun için yapılması gereken iştir.

Çözülmesi gereken bir problem var ise yılmadan bıkmadan gider o işin üzerine; bakan ya da bürokrata anlatılması gereken bir meseleyse anlatır ve mutlaka sonuç alır.

İMİB üyelerinin bilgilenmesi asla savsaklanacak bir iş değildir. Gece iletilmesi lazımsa sabaha bırakılmaz, sabah iletilecekse akşama bırakılmaz. Tüm iletişim araçları kullanılır ve o bilgi muhatabına ulaştırılır. 

 

Bilgi kirliliğini önlüyoruz

 

Her sektörde olduğu gibi maden sektöründe de problemlerle karşılaşıldığına dikkat çeken Ali Kahyaoğlu, iletişim kanallarını açık tuttuğu gibi sektörün meselelerini anlayıp dinleme konusunda da tam bir sabır taşıdır. 

“Sektörde bir problem çıktığında herkes kaçacak yer arıyor” diyen Ali Kahyaoğlu öyle yapmak yerine bir araya gelip problemleri çözmek gerektiğinin altını çizdi.

Ali Kahyaoğlu sık sık  “Bir araya gelip meselelerimiz görüşmemiz lazım” der ve bunu iki faydası olduğunu belirtirken şu ifadeyi kullanır:

“1) Problemlerin tespiti ve onu Ankara’ya taşımamız kolay olacaktır. 2) Sıkça yaşadığımız bilgi kirliliğini önlemiş olacağız.”

Ali Kahyaoğlu Ramazan Bayramı biter bitmez yollarına düştü. Daha önce Bilecik, Afyon ve Bursa’daki doğal taş işletmeleri gibi Kastamonu’daki işletmeleri de ziyaret ediyor. Maksat meseleleri yerinde görmek ve işletme yönetici ve çalışanlarını motive etmek.

Ali Kahyaoğlu sıkı bir çevrecidir de. Başlattığı bir milyon ağaç kampanyası hakkında bilgi verirken şu açıklamayı yaptı:

“Sektörümüzün içinde bulunduğu bu sıkıntıların aşılması için her türlü görüşmeyi yapıyoruz. Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakan… Hepsi ile görüşüyoruz; problemleri anında kendilerine iletiyor ve çözmelerini sağlıyoruz. Ancak, sektöre de bazı görevler düşüyor. Bir madenin ya da petrolün oluşması için milyonlarca yıl geçmesi lazım. O zenginlik, ‘ağaç kesilecek’ diye toprak altında bırakılamaz. Ağaç 10 senede büyüyor. Ağaç dikmeyi de ihmal etmememiz lazım. Faaliyetini sonlandıran ocağa 10 – 15 kamyon toprak dökmek işletmeciye zor gelmemeli.”

 

 

 

 

 

BizGençler