Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Davut Doğan'ın anayasası

Bir milyon rakamının yazılışı şöyle değil mi? 1.000.000! Bir ve arkasında altı sıfır. O bir milyon rakamının sonundaki sıfırlardan birini atarsanız, geriye 100.000 kalır. Bir sıfır daha atarsanız 10.000 kalır. 1.000. 100. 10 kalır... En baştaki bir öyle mi ya? Onu attınız mı, geriye altı sıfır kalır ki, o sıfırların hiçbir kıymeti yoktur! 

Türkiye gelecekte dünyanın 10 büyük ülkesinden biri olmak istiyorsa, Yeni Anayasası'nı yazması lazım. Bir milyonun en başındaki 1'i sımsıkı çakması lazım yani.

Türk Dil Kurumu, Anayasa ismini şöyle tarif ediyor: "Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi."
Anayasa'nın tarifinde her ne kadar "devletin haklarından" değil "yurttaşın haklarından" söz ediliyorsa da Türkiye'deki uygulama tam tersidir ve "devletin hakkı"nı öne çıkarır!
Önüne gelen Anayasa'yı kurcaladı. Öz diye bir şey kalmadı. Bu kurcalama protokole kadar inmiş ki, varın gerisini siz düşünün!..
Anayasa "Yasama" diyor. "Yürütme" diyor. "Yargı" diyor. Protokolde birinci sırada TBMM Başkanı geliyor; "Yasama"nın başı çünkü. İkinci sırada "Yürütme"nin başı olan Cumhurbaşkanı geliyor.. Buraya kadar problem yok ama sonrası sakıncalı!
Üçüncü sırada "Yasama"nın başı olmalı değil mi? Değil işte? "Yasama"nın başı sayılan Anayasa Mahkemesi Başkanı altıncı sırada. Sekizinci sırada Yargıtay Başkanı, dokuzuncu sırada Danıştay Başkanı. "Yasama"nın başını diğer iki erkten ayırıp gerilere iterseniz, "Sizin kanunla işinizin olmadığı" yorumu yapılır ki, haklı bir yorumdur bu. 
Türkiye, dengesizlikler bir ayar vermeden bir yere varamaz! 


Geçenlerde bir vesile oldu ve Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan'ın o tadına doyulmaz sohbetini dinleme fırsatı buldum... 

Aile Anayasası

Davut Doğan "Türkiye'nin en büyük mobilya firması olacağım" diyecek kadar iddialı bir iş adamı ama her mağazasında bir kedi ya köpek beslenmesi için talimat verecek kadar da hayvansever. Bugün "Dünya Kediler Günü"ydü ve ilk kutlayanlardan biri Davut Doğan oldu. 
Davut Doğan'ın başkanlığını yaptığı Doğanlar Holding mobilyada iddialı da enerjide iddiasız mı? O sektörde de iddialı. İnşaatta da iddialı. Yeme-içme sektöründe de iddialı. Bugünlerde lojistik sektörünü araştırıyorlar.
Davut Doğan, sıradan bir memur iken başarı basamaklarını nasıl çıktığını, nasıl koskoca bir holding başkanı olduğunu anlatırken sık sık"Araştırıcıyım" dedi. Hep yabancılarla ortaklık yaptığına vurgu yaptı ve onlardan çok şey öğrendiğini söyledi. Doğan söyledi de söyledi. Söylediklerinin en önemlisi ise hiç şüphe yok ki "Aile Anayasası" idi.  . 
1987 yılında şirketi kurar kurmaz "Şirket Anayasası"nı kaleme almış Davut Doğan. Bugün üçüncü kuşak işbaşında. Türkiye'de dördüncü kuşağa aktarılan şirket yok denecek kadar az. Yüzde 5! 
Davut Doğan, "Biz dördü de göreceğiz inşallah, beşi de" dedi ve sözünü şöyle bağladı: "O Anayasa olmasaydı bugün ne kuşak olurdu ne de holding."



Davut Doğan'ın başarısı


Davut Doğan.  Tevazuun ve başarının vücut bulduğu bir fani... Sohbeti doyumsuz... Başarıları baş döndürücü...
Bigalı bir ailenin altı çocuğundan biri. Babası kahveci... Kendisi devlet memuruydu. 1980 yılı ve 12 Eylül Darbe dönemi... Okuduğu bir kitaptan dolayı sorguya çekiliyor... Basıyor istifayı çıkıp gidiyor... O vakitler babası da ufak ufak mobilya işine girmiş ve alıp satıyor...
Davut Doğan ailenin en büyüğü... Babalarının 1972 yılında kurduğu işletme, Davut Doğan ve beş kardeşi ile 1987 yılında şirketleşiyor ve Biga'da Doğtaş'ı kuruyorlar... Daha sonr Kelebek Mobilya da Doğtaş'ın bünyesine katılıyor ve Doğtaş şimdi yurtdışı atağında. Davut Doğan "Bunların hepsini o gün yazdığımız Anayasa'ya borçluyuz" dedi. 

BizGençler