Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Dost arttıran dış politika

Binali Yıldırım, AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan seçildiği günlerde “Dostlarını arttıran, düşmanlarını azaltan bir dış politika anlayışını güçlendireceğiz” açıklamasını yaptı ayağının tozuyla. Bu söz, Türkiye’nin dış politikasında bazı değişikliklerin olacağı sinyallini veriyordu; öyle de oldu.

Buraya bir önceki Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “Sıfır sorunlu” dış politikadan gelindi. Türkiye’nin elbette ki geçmişi sorgulaması gerekiyor ama Başbakan Yıldırım’ın “Dostları arttıran” politikaya geçmesi lazımdı ve bu doğru hamle memnuniyetle karşılandı.

Hemen ardından temaslar kuruldu.Yazışmalar yapıldı.Özürler dilendi.Buzlar eridi ve mutabakat zabıtları imzalandı. Eller sıkıldı.

Rusya ve İsrail anlaşma yapılan ülkelerin ilkiydi.Sırada Mısır var. Ermenistan var.Belki de en uç ülke Suriye’ye kadar uzanacaktır bu el sıkışmalar.

Türkiye’nin komşularıyla ticaret yapan bir ülke ve bu ticaret hem Türkiye’nin hem de komşu ülkenin menfaatine. Daha doğrusu Dİ…

Terör şiddetlendi. Komşu ülkelerde iç savaş çıktı. Türkiye ateş çemberi içinde kaldı. Komşularıyla arası açıldı ve ticaret durma noktasına geldi. Haliyle menfaatler de sekteye uğradı.

“Dostları ve dostlukları arttıran” politikalar sayesinde bu menfaatler yeniden harekete geçirilmiş oldu.  

 

İstihbarat zafiyeti mi?

 

Üç canlı bomba Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali’ne saldırdı. Bu üç hain terörist önce ellerindeki uzun namlulu silahları ateşlediler. Sonra da kendilerini patlattılar. İlk açıklamalara göre 41 kişi hayatını kaybetti, 239 da yaralı var. Hastaneye kaldırılanlardan 130 kişinin tedavisine devam ediliyor. Hayatını kaybedenlerden 13’ü yabancı uyruklu!

Başbakan Binali Yıldırım olayın akabinde Havalimanı’na geldi. Olay yerini inceledi. İlgililerden bilgi aldı. Kriz masası kuruldu. Medyanın karşısına geçip bilgi verdi. Başbakan, havalimanından ayrıldıktan sonra hastaneye gitti ve yaralıları ziyaret etti.  Bir Başbakan’ın yapabileceği buydu ve Başbakan Yıldırım hepsini yaptı. Dünyanın hemen her yerine uçulan bir havalimanın kısa sürede uçuşa açılması çok önemliydi ve o da başarıldı.

Bu tür olaylarda “İstihbarat zafiyetinden” söz edilir. Bir de tabii güvenliğin yetersiz olmasından dem vurulur. Atatürk Havalimanı dünyanın en sıkı güvenlik tedbirlerinin alındığı bir havalimanıdır.

Dünyada bu tür olayları önleme oranı en fazla yüzde 15, bilemedin yüzde 20! Türkiye’de de durum üç aşağı beş yukarı aynı. 78 milyon nüfuslu ve 5 milyona yakın mültecinin yaşadığı bir ülke olduğunu da dikkate almak lazım ayrıca. Her bir vatandaşın başına bir istihbaratçı diksen dahi olan oluyor.  Dolayısıyla terör eylemini önlemek için istihbaratı güçlendirmek elbette lazım ama ondan ziyade teröristi harekete geçiren fikre ulaşmak ve onu kurutmak lazım.

 

Terör ne istiyor?

 

Canlı bombalar Suruç, Ankara Garı, Merasim Sokak, Kızılay Meydanı, Sultanahmet Meydanı, Vezneciler, İstiklal Caddesi’nde kalabalıkların arasında kendilerini patlattılar ve çok sayıda insanın hayatını kaybetmesine neden oldular. Şimdi de Atatürk Havalimanı!

Bu teröristler topluma böylesine ciddi zararlar verirken neyi hedefliyorlar? “PKK ve YPG gibi örgütlere dokunma” mı diyorlar? “DAEŞ’e (IŞİD)  ilişmesini” mi istemiyorlar? “Mezhep kavgası” mı çıkarmayı düşünüyorlar? "Sen beni vurma, ben de seni vurmayayım" mı demek istiyorlar? Bu acımasız eylemlerin arasında "Barış" isteği de var mıdır acaba? 

Bu eylemleri DAEŞ ve PKK birlikte mi işliyorlar?

Bu soruların cevabını bulmadan terörün önlenmesi oldukça zordur. Hatta imkânsız!

Türkiye bir senedir asker ve güvenlik güçleriyle teröristleri vuruyor. Havadan ve karadan onların yuvalandıkları yerleri bombalıyor. Bu yapılanlar terörist sayısının azalmasına ve hatta bitmesine mi yarıyor, yoksa artmasına ve eylemlerinin şiddetlenmesine mi sebep oluyor?!!

Bütün bunların gözden geçirilmesi ve hepsinin kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor.

Türkiye şayet dış politikada yaptığı değişikliği iç politikada da yapması gerekiyorsa o değişikliği de yapmalıdır.

 

Uluslararası mücadele

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan bütün ülkelere seslendi ve terörle birlikte mücadele etmeye çağırdı. Paris Metrosu, Brüksel Havalimanı da canlı bomba saldırısına uğradı. Hiçbir ülke terör saldırısından muaf görünmüyor. Dolayısıyla tüm ülkelerin birlikte mücadele etmesi en doğru olanıdır ve aklın gereğidir.

De… Birlikte hareket etmek için hedefin doğru tarif edilmesi ve teşhisin doğru konulması lazım. Birinin “Terörist” dediğine diğeri “O benim müttefikim” derse, bu ülkeler müşterek hareket edemezler. Önce bu birlikteliğin sağlanması gerekiyor.

Çözüm süreci tekrar hayata geçirilecekse, onu da geçirmek lazım.

 

 

Mı Acaba?

 

-          Tüm cep telefonu, tablet ve bilgisayardan ‘TRT Bandrol Ücreti’ alınmaya başlandı. Eski vergilerden şikâyet ederken yenisine gülüp oynamak mı lazım acaba?  

-          Başbakan Binali Yıldırım esnafa faizlerin silineceği, ürünlerini TMO’ya satan çiftçiye ise bayramdan önce peşin ödeme müjdesi verdi. Bu müjdeleri vergi affı da izler mi acaba?

-          MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin tedbir kararı ı hatırlatarak “10 Temmuz’da yapmayı düşündüğümüz 6. Olağanüstü Büyük Kurultayımızı şimdilik imkânsız kılmaktadır” dedi.  Bahçeli, Mahkemenin bu kararını zafer olarak mı görüyor acaba?

 

 

 

 

 

 

 

 

BizGençler