Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

DÜŞÜN, TAŞIN KARARINI DOĞRU VER

Türk toplumu kritik bir eşiğe geldi.

Doğru karar vermesinin şart olduğu bir eşik bu eşik.

O doğru kararı vermesi için ise geçmişte yaşananları iyi değerlendirmesi gerekiyor.  

Dünya 1990 yılından sonra müthiş bir değişim yaşadı. Dünya haritasını yeniden çizme faaliyetleri başladı, ülkeler arasında yeni yeni ittifaklar kuruldu. Hem siyasetin hem ekonominin yörüngesinde muazzam kaymalar yaşandı.  

O yıllara biraz daha yakından bakalım.

Ak Parti 15 yıl önce iktidara geldiğinde dünyada hoş bir rüzgâr esiyordu ve Ak Parti o rüzgârla yelkenini doldurup yol aldı.

Neydi o rüzgâr?

İlk senelerde hızlı bir sermaye transferi yaşandı. “Batı” sermayesi “Doğu”ya kaydı. Türkiye de o dönemde özelleştirdiği KİT’leri yabancı sermayeye sattı. Özel şirketler de boş durmadı; ya şirket hisselerinin tamamını sattılar ya da bir kısmını satıp yabancılarla ortaklık gerçekleştirdiler.

 

Bol para

 

2008 yılından sonra da ABD karşılıksız dolar bastı ve dünya piyasalarında para bolluğu yaşandı. Türkiye de bu düşük faizli paradan faydalanıp kredi kullandı ve yatırım yaptı.

O yatırımların niteliğine bakmakta fayda var.

Türkiye “yol, köprü, tünel, havalimanı” inşa etti. “Hastane” ve “üniversite” açtı. Vatandaşın çok hoşuna gitti bu hizmetler. Ak Parti bu hizmetler sayesinde 15 sene iktidarda kaldı.

Bu hizmetler elbette ki faydalı hizmetlerdi ama bir şey unutuldu: “Kaynak!” 

Bu hizmet yatırımları para ile yapıldı ve her birisi milyar dolarlarla gerçekleşti. Yol ya da köprü “Yap – İşlet – Devret” sistemiyle inşa ediliyordu ve köprüyü inşa eden müteahhit firma geçişten aldığı ücretle geri alacaktı yaptığı yatırımın bedelini.

Gel gelelim, evdeki hesap çarşıya uymadı. Osmangazi Köprüsü mesela.  Devlet bu köprü için “Günde 40 bin araç” garantisi vermişti. Ayda bin 200 araç geçti geçti, geçmedi devlet farkını müteahhite ödeme garantisi verdi. 2016 Aralık ayında 272 bin, Ocak 2017 ayında ise 381 bin araç geçmiş. Böyle giderse 2017 yılında devletin kasasından 225 milyon TL çıkmış olacak ki, sözleşmenin bitim tarihine göre devletin 1 milyar 600 milyon dolar ödemesi gerekiyor. Vatandaş köprüden geçmese de ödediği vergi ile köprü zararını finanse etme durumunda kalıyor!

 

Deli Dumrul

 

Tam “Deli Dumrul” hikâyesi. O da köprü yaptırmış ve geçenden 30 akçe, geçmeyenden 40 akçe alıyordu.

Olay Osmangazi Köprüsü ile sınırlı kalırsa mesele yok. Bu millet neleri sineye çekmedi ki? Onu da çeker ve yoluna devam eder ama diğerlerinde de aynı sonucun ortaya çıkmayacağının garantisi yok!

Siyasi yönde de sonuç pek parlak değil aslında!

Türkiye 1990’lı yılların başında Avrupa Birliği üyesi olmaya kararlıydı. AB kriterleri hedefti. Sonra devreye ABD girdi ve Türkiye Ortadoğu fatihi olmaya heveslendi. Ortadoğu, Körfez ve Kuzey Afrika başta olmak üzere çevre ülkeler Türkiye’nin güvenlik alanına alınacaktı.

Gündem döndü dolaştı, herkes bir yere dağıldı. Avrupa çok uzaklarda şimdi.  ABD uzaklaşalı yıllar oldu. Rusya yeni müttefiki ama o da “Kürt” diyor da başka bir şey demiyor. Irak ABD'nin kontrolüne bırakıldı. Suriye Rusya'ya terk ediliyor. Diğer ülkeler darmadağın oldu.

“Türkler” ve “Kürtler” ise kendilerini Fırat kenarında kavga eder buldular!

16 Nisan günü sandık başına gittiğinde bu fotoğraf gözünün önüne gelsin ve oyunu ona göre kullan.

 

 

 

 

 

BizGençler