Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Endüstir 4.0 Devrimi ve biz!

Almanlar, hem “Endüstri 4.0” diyorlar hem de “Devrim” olduğuna vurgu yapıyorlar. Türk Dil Kurumu (TDK) “devrim”in manasını “Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik” diye açıklıyor.

Özünde “Buhar” olan Endüstri 1.0 Devrimi, 1700’lü yılların sonunda; “Elektrik” olan Endüstri 2.0 Devrimi, 1900’lü yılların başında; “Otomasyon” olan Endüstri 3.0 Devrimi de 1970’li yıllarda dünya gündemine girdi. Devrimlerin en sonuncusu ise “Robot” ve “Yapay Zeka” birleşimi bir devrimdir ve o da Siemens, Bosch gibi Alman şirketler tarafından ilk defa 2011 yılında dünyanın en büyük endüstri fuarı sayılan Hannover Fuarı’nda gündeme getirildi. Onu takip eden yıllarda da Endüstri 4.0 Devrimi Almanya’nın “devlet politikası” haline geldi ve Merkel her gittiği yerde bu devrimi anlatmaya başladı. 

 

Dört devrim dört değişim

 

Bu dört devrimi 1) Kas gücü 2) Mekanik 3) Otomasyon 4) Yapay Zekâ Devrimi olarak tasnif etmek mümkün. İnsanoğlu kendi kas gücüyle hal edemediği işleri “buhar” ve “elektrik” enerjisi ile çalışan mekanik makinelere yaptırdı. O da yetmedi, otomasyonu devreye sokup gücüne güç kattı. Bu üç devrimin üçü de insanı tamamlayan değişimlerdi. Endüstri 4.0 Devrimi’nin devreye soktuğu “yapay zekâ” ve “robot”  insanın yerine geçiyor! Roller değişiyor yani!

Her ne kadar “insan aklı bu rol değişimine izin vermez” deniliyorsa da aklın önüne geçtiği dönemlerde hırsın insanoğluna ne garip çılgınlıklar yaptırdığına sürekli şahit oluyoruz!

 

Nasıl bir değişim yaşayacağız?

 

Endüstri 4.0 Devrimi’nin henüz neyi nasıl değiştireceğini tam manasıyla bilemiyoruz ama TDK’nın tarif ettiği “hızlı” ve “köklü” değişimin bu dönemde yaşanacağını hissediyoruz. 

İki gün önce Yıldız Teknik Üniversitesi’nin Davutpaşa Teknoparkında YTÜ, ENOSAD ve EGD’nin işbirliğiyle düzenlenen panelde uzmanlarından konu hakkında bilgi alma fırsatımız oldu.

Yıldız Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Galip Cansever, “2020 yılına kadar yaklaşık 50 milyar donanımlı cihazın birbiri ile iletişim halinde olacağı tahmin ediliyor” dedi ki, tek başına bu söz dahi değişimin ne kadar hızlı olacağını göstermeye yetiyor.

Öyle ya, insansız araçlar havada ve karada vızır vızır işleyecekler ama hiçbirisi diğerine bırakın çarpmayı, temas dahi etmeyecek. Sadece araçlar değil tabii; fabrikalar da birbirleri ile iletişim içinde olacaklar. Hele ev eşyaları? 

 

Arçelik’in başarısı 

 

Bu konuda gelinen noktayı Arçelik Üretim Teknoloji Direktörü Mustafa Esenlik anlattı. Ki, değişim hızının nasıl bir kavram olduğunu o zaman anlıyor insan. Malum, ev eşyalarının birbirleri ile koordinasyon içinde çalıştığı bir döneme giriyoruz. Ev sahibi, evdeki robota internet üzerinden “Akşama 6 kişilik yemek hazırla” talimatı verecek ve robot evdeki buzdolabı, fırın gibi gereçlerle işbirliği yapıp istenilen yemeği, istenilen saatte hazırlayıp servis yapacak!  Arçelik bu döneme hazırlanıyor işte. Romanya’daki fabrikasını daha ziyade bu teknoloji ile donattı.

Otomasyon malum 40-50 senedir kullanılıyor. Mustafa Esenlik otomasyonla geçirdikleri süreci anlatırken şu çarpıcı örneği verdi:

“Kendi otomasyonumuzu kendimiz ürettik ve ilk maliyet indirimini orada yaşadık. Otomasyon kullandığımız için mal üretim safhasında da yüzde 30’lara varan maliyet avantajı yakaladık. Sıfır fire ile çalışmaya başladık çünkü. Fakat teknoloji o kadar hızlı değişiyordu ki,  yaptığımız yatırımın geri dönüşümünü almadan o sistem eskidiği dönemler de oldu!”

 

Baş döndürücü hız

 

Teknolojik değişimin baş döndürücü hızını bundan daha iyi anlatan bir söz olur mu?

Arçelik, değişime göre ayarlanabilen robotları devreye soktu ve sistem değiştikçe programını yenileyip aynı robotu kullandı. Bu da tabii onlara rakiplerini geride bırakma fırsatı verdi.

Mustafa Esenlik, sektörde bugün yaşanan en büyük problemin global standardın olmaması olduğunu söyledi. “A” marka buzdolabı ile “B” marka fırın ya da bulaşık makinesinin uyum içinde çalışması gerekiyor ama henüz o ortak standart oluşturulmadı. Esenlik, “Biz de kendi standardımızı oluşturduk ve ona göre üretim yapıyoruz” dedi.

 

Her şeyin başı eğitim

 

ENOSAD Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Halıcı ise eğitimin önemine dikkat çekerek; “Eğitime gereken önemi verdiğimiz takdirde yapay zekâdan korkmamıza gerek yok. Akıllı robot üretir onlar sayesinde hayatımızı kolaylaştırırız” ifadesini kullandı.

 

 

 

 

 

 

 

BizGençler