Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Erdoğan manifestosu

Ak Parti, 6 Haziran 2018 Pazar günü yapacağı İstanbul İl Kongresi’ne hazırlanıyor. İstanbul İl Kongresi’nde Ak Partisi için birçok yönden önemli. Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın partisinin manifestosunu o gün okuyacak olmasından dolayı daha bir önem arz ediyor bu kongre.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Seul dönüşü yaptığı açıklamada manifestosu hakkında ipuçları verdi. “Daha güçlü, daha müreffeh ve daha özgür Türkiye!”

Özgürlükten başlayalım mesela ve “daha özgür Türkiye’nin” nasıl olacağına şöyle bir bakalım. Türkiye seçime OHAL ile giriyor bir kere! Cumhurbaşkanı adaylarından bir kısmı 100 bin imza toplayıp yarışa öyle katılmayı düşünüyorlar ama Cumhur İttifakı’nın küçük ortağı imza veren seçmenin “FETÖ araştırmasına tabii tutulması” için İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı’nı göreve çağırdı! Aklınca seçmeni korkutuyor! Hâl böyle iken Türkiye’nin nasıl daha özgür olacağını düşünürken insan zorlanıyor doğrusu!

“Daha müreffeh Türkiye” meselesine gelince; eğer hastane, yol, köprü, tünel, havaalanı, hâsılı kelam gökdelen dikmeyi refah seviyesinin yükselmesi olarak kabul edeceksek; doğru, Türkiye’nin refah seviyesi yükseldi. De… Bu görüntünün bir de arka yüzü var ki, orası da dip yaptı! Yabancı banka ve finans kuruluşlarından alınan kredilerle inşa edilen o bina ve tesislerin çoğu borcunu ödeyemez hale geldi. İnşaat sektörü zaten ayakta durmakta zorlanmaya başladı. Refahın (müreffeh hayatın) suyu bitti yani.

“Daha güçlü” olma durumu var bir de değil mi? Hemen her ülkenin az ya da çok düşmanı vardır. Diplomasi denen bilim ülkelerin düşmanlarıyla dengeli bir ilişki kurmalarına ve o ülkelerden ülkelerine menfaat sağlamak maksadıyla geliştirilmiştir. Türkiye son yıllarda diplomasiyi bir kenara attı ve dostları dahi düşman ilan etti. Vatandaşa da “Bu düşmanlarla mücadele ediyorum, bana destek verin” dedi. Vatandaş da o desteği cömert bir şekilde verdi. İyi de düşman kalmadı?!.

Şimdi Erdoğan’ın bahsettiği o üç meseleyi masaya yatırmanın tam vakti. Türkiye 15 sene öncesine göre daha özgür mü? Türkiye’de 15 sene öncesine göre ne kadar güçlü? Türkiye’nin refah seviyesini borç ile artırması doğru bir politika mıydı? Borç almanın maliyeti de yükseldi, ne yapacak şimdi Türkiye?

Her Türk vatandaşının elini başının arasına alıp bu üç soruyu cevaplandırması lazım: Bir dördüncü soru var ki onu da mutlaka cevaplamalı: Türkiye ekonomi ve dış politika alanlarında daha aklıselim politikalar üretip dünyadaki gelişmelere ayak uydurabilir mi?

 

BizGençler