Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Erdoğan nerede, kaç kere yanıldı?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan birçok defa aldatıldı ve kendisi bunu “Aldandım. Rabbim ve milletim affetsin” diyerek; kamuoyuyla paylaştı.

Erdoğan’ın bir de hiç söylemediği, belki de farkında olmadığı “yanılmaları” var ve onlar da en az aldatıldıkları kadar önemli.

 

AB KRİTERLERİ TERK EDİLDİ

 

Erdoğan’ın iktidar olduğu ilk yıllarda AB ile ilişkileri sıcak tutmuş ve birçok AB kriterini sistemleştirmeye başlamıştı. Hukuki altyapıda reform niteliğinde iyileştirmeler yapılıyordu. Onun bu davranışı hem içte hem dışta olumlu tepkilerle karşılanmış; Türkiye, adeta yatırımcı akınına uğramıştı.

Her şey yolunda gidiyordu ama Erdoğan birden ABD ile flört etmeye başladı ve AB’ye dirsek çevirdi. AB üyeliğini bitirmesi hadi neyse de “AB kriterleri”ni de çöpe atması Erdoğan’ın o dönemde en büyük “YANILGI”sı oldu.

 

HALİFE-İ MÜSLİM’İN YANILGISI

 

Erdoğan, 2009 yılında Davos’ta İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’e “One Minute” resti çekti.  Orta Doğu ve Kuzey Afrika halkı Erdoğan’ı, bu restinden dolayı alkışladı. O yetmedi, “Halife-i Müslim’in” ismiyle taltif etti.  Erdoğan hem “one minute” restini, hem de Körfez ahalisinin kendisine “Halife-i Müslim’in” payesi vermesini kendinden bildi.  Hâlbuki her iki olayda da arkasında ABD olduğu için itibar görmüştü. Erdoğan, ABD’nin varlığını kendi gücü olarak değerlendirme “YANILGI”sına düştü.  

Erdoğan, birçok kez uyarılmasına rağmen Fetullah Gülen cemaati ile sarmaş dolaş olunmaması hususunda uyarılmasına rağmen onlarla birlikte iş yapmayı sürdürdü. O cemaate mensup hâkim ve savcılar, Ergenekon ve Balyoz davalarını yürütürken “Ben onların savcısıyım” deme gafletine düştü. Bu önemli bir “YANILGI”ydı ve Türkiye’de 15 Temmuz 2016 sürecini başlattı.

 

YABANCI SERMAYE BATIDAN DOĞUYA AKTI

 

1989’yılının sonunda “Demir Perde” ülkeleri ile duvarlar yıkılmış ve komünizmden çıkan ülkelere sermaye akışı başlamıştı. 2000’li yıllarda Türkiye’ye de yabancı sermaye girişi oldu. Özel şirketler yabancı ortak aldı. KİT’ler özelleştirildi. Elde edilen para Türkiye’ye katma değeri yüksek üretime geçme fırsatı vermişti ama Erdoğan, o parayı “halka hizmet olsun” diye hastane, yol ve havalimanı inşaatına yatırdı. Türkiye’ye gelen sermayenin bir kısmını sanayi ve teknolojiye yatırmak gerekiyordu. Erdoğan o paranın tamamını hizmet yatırımına aktardı ve telafisi mümkün olmayan bir “YANILGI”ya düştü!

 

ŞAM’DA CUMA NAMAZI

 

Erdoğan, “Suriye’yi Türkiye’nin 82’inci vilayeti” yapmak gibi bir hayale kapıldı. Şam’a gidip kılınan Cuma namazından sonra kılıç kuşanıp kendisine sunulan şehrin anahtarını almayı kafaya koymuştu. Bu “YANILGI”, 3 milyondan fazla Suriyelinin Türkiye’ye gelmesiyle sonuçlandı. Şam ile Ankara’nın arası da telafisi mümkün olmayan şekilde bozuldu tabii.

 

PARA BOLLAŞTI TÜRKİYE BORÇLANDI

 

2008 yılında Mortgage Krizi yaşayan ve bu krizle tüm dünyayı etkileyen Amerika, karşılıksız para basmaya başladı ve dünyada para bollaştı. Bu bolluk bilhassa gelişmekte olan ülkelerin işine yaradı. Düşük faizle borçlanıp ihtiyaçlarını giderme imkânı buldular. Türkiye de borçlandı tabii. Kim borç veriyorsa gitti aldı ve aldığı kredinin tamamını (oy alıyorum, diye) ulaştırma, sağlık ve eğitim alanına yatırdı.

 

DÜŞÜK FAİZLE BORÇLANDI, YÜKSEK FAİZLE ÖDEDİ

 

Erdoğan, para bolluğunun bir gün gelip biteceğini aklına bile getirmedi ve büyük bir “YANILGI”ya düştü! Nitekim 2016’dan sonra ABD karşılıksız paraları toplamaya başladı ve hem para bolluğu bitti, hem de faizler yükseldi. ABD her ay 85 milyar doları piyasadan çekiyor ve sürekli olarak “Faizi artıracağım” diyordu ama bol parayla kendinden geçen Erdoğan asla dikkate almadı bu açıklamaları! ABD, O’nun için “dış güçtü” ve dış güçlerin sözüne itibar edilmezdi! Bu “YANILGI” Türkiye’ye çok ağır fatura getirdi ve Türkiye, 2017’den itibaren düşük faizle aldığı borçları, yüksek faizle ödemek zorunda kaldı!

Daha da var ama bu kadarı ne demek istediğimizi anlatmaya yeter de artar bile…

 

 

BizGençler