Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Erdoğan, Putin ve Trump “diktatör” mü?

Recep Tayyip Erdoğan ve Vladimir Putin birbirine benzeyen tarafı fazla olan iki lider. Erdoğan İstanbul’un Kasımpaşa semtinde yetişti, Putin ise St. Petersburg şehrinin sosyal yapısı Kasımpaşa’ya benzer bir semtinde.

Her iki lider de gençlik yıllarında sporla ilgilendi.

Rusya Lideri Boris Yeltsin sürpriz bir kararla istifa etti ve 2000 yılının Mart ayında yapılan seçimde Putin’i aday gösterdi. “Halef” Putin yüzde 50’nin üzerinde oy alıp Kremlin’e çıktı. 2002 yılında seçilen Erdoğan ise “halef”i olduğu Erbakan’a bayrak açarak parti kurmuş ve seçime kendi arkadaşlarıyla girmişti.

Viladimir Putin “Gizli Devlet”in adayı olduğu biliniyor, Erdoğan’ın ise ABD’nin desteğiyle seçildiği iddia ediliyordu.

Putin KGB ajanıydı ve “Soğuk Savaş” döneminde Doğu Almanya’da devleti adına casusluk yapmıştı. Putin “Devletçi”ydi ve iktidarını güçlendirmek için “Kontrollü Demokrasi” ya da “Yönetilen Demokrasi” sistemine başvurdu.

Erdoğan özel sektörden geliyordu ve Avrupa Birliği (AB) kriterlerine öncelik vereceği hususundaki açıklamaları toplumun güvenini kazanmış ve onun iktidarını sağlamlaştırmıştı.

 

İktidar olduk ama muktedir olamadık

 

Putin iktidara gelir gelmez muhalefeti budadı. Erdoğan ise“İktidar olduk ama muktedir olamadık”dedi ve muhalefetten ziyade bürokratlarla uğraştı; kendisine ayak sürüyen asker ve sivil isimleri temizledi.

Her ki lider de kendilerine zarar verme potansiyeli olan kişileri bertaraf etme hususunda asla tolerans göstermediler.

Erdoğan da karizmatik bir lider Putin de. Erdoğan’ı da Putin’i de halkları seviyor.

 

Erdoğan iç, Putin dış politikada başarılı

 

Putin karizmatik olmasının yanı sıra stratejik bir görüntü verdi. Erdoğan ise sergilediği içi dışı bir tavırlarıyla sevildi.

Erdoğan iç politikada başarılı olurken, Putin dış politikada yükselen bir grafik çizdi.

Rusya ekonomisi enerjiye dayalı bir ekonomiydi. Petrol ve doğalgaz satışından elde ettiği gelir ile yatırım yapıyordu. Putin iktidara geldiğinde petrol fiyatları yüksekti ve Rusya’da hızlı bir yatırım seferberliği başladı. Petrol fiyatları düşünce yatırımlar durdu.

 

Dış politikada kim başarılı?

 

Ukrayna krizi baş gösterdiyse de Putin bu krizi Rusya’nın lehine sonuçlandırma başarısı gösterdi. Çin ile birlikte Şanghay İşbirliği Örgütü’nü güçlendirdi. İran ile ilişkilerini sıcak tutarak Ortadoğu ülkelerinin kontrolünü İran üzerinden ele geçirdi. ABD Başkanı Obama ile anlaşıp Irak’ın kontrolünü ABD’ye bırakırken Rusya’ya, Akdeniz’e inmesini sağlayacak olan Suriye koridorunu açtı.

Bölge halkı “Erdoğan mı Putin mi” diye tartışırken Amerika’dan sürpriz haber geldi; seçimi Donald Trump kazanmıştı. Trump, kimsenin beklemediği bir isimdi ve 20 Ocak 2017 günü Beyaz Saray’a çıkıp Başkan koltuğuna oturacaktı!

Trump hakkında pek fazla bilgi yok ama verdiği mesajlar ABD ekonomisini hareketlendi. Ayrıca iş adamı ve para kazanmayı bilen bir müteşebbis.  

Trump, İngiltere ve İtalya halkının Avrupa Birliği’nden (AB) çıkma kararı aldığı, bilhassa İskandinav ülkeleri olmak üzere birçok ülke daha AB üyeliğinden rahatsız olduğu bir dönemde seçildi.

Milliyetçi akımların canlandığı bir dönem: Hem de küreselleşmeden çok şey beklendiği bir dönemde yaşanıyor bütün bunlar.

 

Ülke halkları liderlerden ne istiyor?

 

Dünya şimdi bir taraftan Erdoğan, Putin ve Trump hakkında “Diktatör mü, değil mi” tartışması yaparken, bir taraftan da “Acaba bu insanların dönemi mi başlıyor”u tartışıyor.

Bütün bu tartışmalar yapıladursun, bir şeye dikkat etmekte fayda var. Putin ve Trump hem devletlerinin yönetim tazından dolayı hem de ferdi davranış biçimlerinden dolayı dış politika ağırlıklı stratejilerle uğraşacaklardır. Erdoğan’ın ise bugüne kadarki gelişmelerde dış politikasının başaralı olduğu söylenemez.

Dünya insanları kendi ülke gelirlerinin kendi ihtiyaçlarına kullanılmasını istiyorlar. Hiç şüphesiz başka ülkelerden kendi ülkelerine kaynak transferi yapacak politikalar da bekliyorlar.

Liderlerin de bu talep doğrultusunda başarılı olması gerekiyor.

Son söz: Halklar liderlerinden kendilerini zenginleşmelerini istiyorlar. Fakirlikte eşitliğe razı gibi görünenler var ise de geçicidir onların bu yaldızlı sözlere aldanmaları.

 

 

 

 

 

 

BizGençler