Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Erdoğan “Tek Adam” mıdır?

Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı seçildiği gün “Ben alışılmış cumhurbaşkanlarından olmayacağım” dedi ve öyle de yaptı. Anayasa’nın kendisine tanıdığı hakların hepsini kullandı. Hatta daha da ileri gitti ve Anayasa’yı zorlayan eylemlerde bulundu. Onun bu uygulamasına muhalefet “Tek Adam Devri” adını verdi.

Büyüyen itirazlar ve tartışmalarla birlikte gündeme “Başkanlık Sistemi” geldi. “Olsun-olmasın” tartışmalarına MHP Lideri Devlet Bahçeli bir pencere açıp “Gelin şu fiili durumu hukuki duruma uyduralım” dedi. Onun bu çağrısından sonra Meclis “Referandum” kararı aldı ve Türkiye nisan ayında sandık başına gidiyor.

Muhalefet “Tek Adam” itirazlarını sürdürüyor. Ak Parti ise “Cumhurbaşkanlığı Hükümeti”nin öyle bir şey olmadığının altını çizip topluma “Korkmayın” mesajı veriyor.

 

Tek Devlet

 

Bu işin aslı astarı nedir sorusunun cevabını vermeden önce dünyadaki uygulamalara şöyle bir bakmakta fayda var.

Amerika mesela; bu ülke “Başkanlık Sistemi”nin uygulandığı bir ülkedir. Dışarıya karşı “Tek Devlet” görüntüsü verir fakat ülke içinde çok sesli ve çok renklidir. Amerika’da “petrol zenginleri”nin de gücü vardır, “silah tüccarları”nın ya da “otomotiv devleri”nin de. Sade vatandaş da güçlüdür Amerika’da. Ayrıca, onların kurdukları gönüllü kuruluşlar da oldukça etkilidir. Lobi şirketlerinin baskısı da ayrı bir denge unsurudur Amerika’da.  

Almanya ve Fransa gibi Avrupa ülkelerinde ise “Parlamenter Sistem” vardır ve o ülkelerde de dışarı karşı “Tek Devlet” olmalarına rağmen iç politikalarında her fert ve kurum hukuki hakkını sonuna kadar kullanır. Tıpkı Amerika’da olduğu gibi Avrupa’da da “Din” ve “Vicdan” özgürlüğü vardır.

 

Tek Millet

 

Bir de “Japonya” ve “Güney Kore” gibi ülkeler vardır ki, onların en belirgin hedefleri “Tek Millet” olma hedefidir ve o konuda oldukça başarı göstermişlerdir.

Suudi Arabistan örneği ise apayrı bir özelliğe sahiptir ve “Tek Adam” tarifine uyan bir uygulama vardır bu ülkede.  Hakeza Rusya, orası da “Tek Adam” yönetimine örnek gösterilebilecek bir yönetime sahiptir.

Suudi Arabistan’da Kral ve onun ailesi ‘Ne derse o’dur. Kralın varlığını kabul eden ve onun gücü karşısında boynunu büken herkes problemsiz bir hayat sürer o ülkede. Aksini düşünenin ise başına geleceklerin ne olacağını kimse bilemez!

Bu kadar örnekten sonra gelin Türkiye’yi birlikte analiz edelim:

Türkiye’nin “Tek Devlet” olduğunu söylemek oldukça zordur; çok dağınık bir görüntü veriyor çünkü. “Tek Millet” de diyemeyiz. “Tek Adam” tarifi de Türkiye’yi tam anlatmıyor aslında.

 

Tek Adam

 

Sistemin adı ne olursa olsun; yönetim ya “Tek Devlet”, ya “Tek Millet” ya da “Tek Adam” şeklinde çıkıyor karşımıza. Seç beğen al.

Türkiye hangisini alsın?

Türkiye “Tek Devlet” olma özelliğini kullanamadı. “Tek Millet” zaten olamadı fakat “Tek Adam” olmaya her zaman namzettir.

“Tek Adam” yönetiminin en arzu edilmeyen yanı “Çok renkliliği” ve “Çok sesliliği” sevmiyor olmasıdır. “Tek Adam” olan yönetici “Çok bilen”dir aynı zamanda ve toplumun “Çok renkli” ve “Çok sesli” olmasına izin vermez.

“Tek Adam” uygulamasında “Tek Millet”e yer vardır ama o tek millet “Tek Adam”a biat etmiş olanların oluşturduğu kesimdir. Diğer kesim ise potansiyel “Düşman”dır ve en ufak bir durumda topun ağzına konup fırlatılır!

“Tek Devlet” veya “Tek Millet” olmak için iş adamına da, sanayiciye de, sanatkâra da, STK’lara da, fertlere de söz hakkı tanınması lazım. Sadece parlamentonun olması yetmiyor yani.  

“Tek Adam” yönetimi ise bunların hiç birisine ihtiyaç duymaz. “Tek Adam” zaten lazım olduğunda gerekli hakkı gerekli gördüklerine verecektir!

Referandumda işte bu değerleri oylayacağız. “Evet” diyecek olan da “Hayır” diyecek olan da bu şuurla gitmeli sandığa.

 

 

 

 

BizGençler