Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Estetiğin estetiğini bozmayın!

Önceki gün, Adana’da bir lazer epilasyon faciası yaşandı. Üniversite öğrencisi Sibel Doğru, bir güzellik merkezinde lazer epilasyon yaptırdı. Kol, bacak, bel ve karın bölgelerinde yanıklar oluşan genç kız, güzellik merkezinden şikâyetçi oldu ve 10 bin liralık tazminat davası açtı.

Adana’da daha önce bir de dudak dolgusu faciası yaşanmış ve Merve Keleş isimli genç hemşire, kendisini estetik uzmanı olarak tanıtan kuaför Soner G.’ye silikon dolgu yaptırmış ve şişen dudaklarından dolayı kâbus yaşamıştı. Merve Keleş de tıpkı Sibel Doğru gibi kendisine silikon dolgu yapan kuaför Soner G. hakkında davacı olmuştu.

Her iki olayı da vaka-ı adiye sayıp geçmek mümkün. Neticede güzelleşmek isteyen iki genç kadın işin uzmanına değil de korsan kişilere gitmiş ve bu hatalarının cezasını ağır bir şekilde ödemişler! Vücutlarına zarar veren kişilerden davacı olmuşlar!

Da.. Kazın ayağı öyle değil!

Estetik endüstrisi dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çok önemli bir gelişme yaşadı, yaşıyor. Plastik cerrahların mahareti, teknoloji ile birleşince ortaya muazzam bir sektör çıktı. 500 milyon dolarlık bir işlem hacmine ulaşan ve dünya markası olan sağlık sektörünü gözümüzün içi gibi koruyup kollamamız lazım.

Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği (TPRECD) Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Özmen, Sibel Doğru isimli genç kızın yaşadıkları nedeniyle yaptığı bilgilendirme açıklamada “Doğru doktor ve doğru cihaz” uyarısını yaptı. Bir uzmanın yapabileceği en doğru ve yerinde bir mesleki uyarıdır bu, ancak estetiğin bir de hukuki ve ekonomik yanı da vardır.

Bilhassa ekonomik yanı çok önemlidir. Türkiye’nin dünya çapında elde ettiği bu ekonomik değeri koruması ve ülkeye kazandırdığı katma değerin artması için titiz davranması gerekmektedir. O da denetimle mümkündür.

1980’li yılların sonunda Sovyetler Birliği yıkılmış ve o ülkede yaşayan Ruslar, özlem duydukları giysileri satın almak için komşuları Türkiye’ye gelmişlerdi. O dönemde Türkiye de ekonomik reformlarını tamamlamış ve tekstil sektörü, lokomotif sektör olmuştu. Laleli de o sektörün merkezi olmuştu. Önce Ruslar, sonra Doğu Avrupa insanları Laleli’ye gelip çuvallar dolusu giysi alıp gitmeye başladılar. Derken, siparişler yağdı.

O günün Laleli esnafının bir kısmı hiç yapmamaları gereken bir şeyi yaptılar ve aldıkları o konfeksiyon siparişlerinin yerine bez parçalarını göndermek gibi ahlak dışı bir iş yaptılar! Onların bu suiistimali kendilerini yaktığı gibi işini düzgün yapan esnafı da vurdu. Türkiye ile ticari ilişkisini sonlandıran Rus tüccarlar, o dönemde kurulan Dubai’ye gittiler. Laleli esnafı içindeki o çürük elmalar o gün ayıklanmış olsaydı ne Dubai olurdu ne de başka bir yer. Dubai kurulacaksa, Türkiye’de kurulurdu.

Türkiye, tekstilde yaşadığı kaybı estetik endüstrisinde yaşamamalı. Onun yolu da denetimden geçiyor. Denetim, kuralsız olmaz. Neyi neye göre denetleyeceksiniz? Dolayısıyla, estetik cerrahinin etik değerlerinin çıkarılması ve denetimlerin ona göre yapılması lazım.

İşte tam burada Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği’ne (TPRECD) çok önemli bir görev düşüyor. Mesleğin etik değerlerini tespit edip devletten bu değerlere göre denetim yapmasını istemesi lazım.

Eğer geç kalınırsa, “ah”“vah” etmenin kimseye faydası olmaz!..

 

 

BizGençler