Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Gazeteciyim; mesleğim adına özür dilerim

Biz gazeteciyiz. Gazetecilik mesleği meşakkatli bir meslektir. Hem gece gündüz çalışmayı gerektirir, hem de kişilikli kalmayı. Karakter sahibi olmayan bir kişi gazeteci olamaz. Karakteri zayıf, duruşu eğik olan kişiye "her şey" denir ama "gazeteci" denmez.

Düşük karakterli bir kişi toplumun problemlerini tarafsız bir şekilde yansıtamaz ki, gazeteci olsun! Onun kısık seslerin sesini kitlelere duyurması mümkün mü?

Mesleki kriterler, gazetecinin toplum bilincini ve kamu yararını gözetmesini şart koşmaktadır.

Türkiye'de yaşanır da adaletten kıl payı ayrılmadan meslek icra edilir mi? Zor! İllaki kıyısından köşesinden bir miktar taviz verilir. Ancak, son dönemde kantarın topuzunun fazlasıyla kaçtığı görülüyor. Bazı gazeteciler ferdi tercihleriyle, bazıları da mecbur kaldığı için "yandaş" ya da "karşıdaş" oldu. Biri "ak" diyorsa diğeri "kara" diyor. "Ak" diyen neden "ak" dediğini anlatırken algı hilesi yapmadan edemiyor! "Kara" diyen de neden "kara" olduğu konusunda kafa karıştırıp para kazanmanı yoluna bakıyor. 

"Yandaş" gazeteci arkadaşım, iktidar ne diyorsa ona alkış tutuyor. Onu göklere çıkarırken elini hiç vicdanına koymuyor. Vebali hiç düşünmüyor. En olmadık şeyi bile parlatıp halka sunuyor."Karşıdaş" olanlar da onlardan pek farklı değil aslında. Muhalefet olsun da nasıl olursa olsun. Yazık!

Bu yozlaşmanın en acı tarafı bizden sonra gelen yeni gazeteci nesle bırakacağımız bir vizyonun kalmamış olması! Örnek olamadık onlara; kusurumuza bakmasınlar.

Onlara itibarlı bir meslek bırakmadığımız yetmezmiş gibi bir dünya problem de yükledik onların körpe omuzlarına. 

 

Bugün 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü. Kutlayacak bir şeyimiz kalmadı. Genç gazeteci arkadaşlarımızdan özür dileriz!

BizGençler