Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Geçmişimizle övünelim ama oraya çakılıp kalmayalım!

Türk siyasetçisi sürekli konuşmak zorundaymış gibi ha bire konuşuyor ve ne hikmetse yaptığı her konuşmanın yüzde 80’i geçmiş zamanlı oluyor. O daha az konuşuyor ama Batılı siyasetçi de konuşuyor ve her konuşmasının yüzde 90’ı geleceğe ait oluyor.

Türk siyasetçisi “Bizim muhteşem tarihimiz” diye başlıyor ve geçmiş liderlerin yaptıklarını peş peşe sıraladıktan sonra “Bu şan ve şeref bize yeter” diye bitiriyor konuşmasını.

Batılı siyasetçiler ise neyi planlamışlarsa ondan söz ediyorlar ve geçmiş yönetimlerin planladığı projelerin hangi safhada olduğunu anlatıyorlar.

Türk iş adamları ve bilim adamlarında da var aynı hastalık; geçmişten söz etmeye bayılıyorlar. “Atalarımız şöyle kahramanmış” ya da “Dedem rahmetli işyerini açtığında çok sıkıntı çekmiş” diyor ve sonu gelmeyen konuşmalar yapıyorlar.

ABD Başkanı Donald Trump aylardır göz önünde ve her sözü gündem oluşturuyor. “İyi” diyeni de var, “kötü” diyeni de ama söylediklerinin hepsi bugün ya da yarınla ilgili. Kızılderililerden ya da Benjamin Franklin veya George Washington’dan söz etmek yerine “Meksika sınırına duvar öreceğim” diyor ve örüyor. “Başka ülkede yatırım yapandan yüksek vergi alırım” diyor ve alıyor.

ABD’li bilim insanları “Nobel Ödülü”ne layık araştırmalar peşinde koşuyorlar. İş adamları “katma değeri yüksek” ürün üretmenin çaresini arıyor, “Ar-Ge” yatırımları yapıyorlar.

 

Övünme bölünmeyi, bölünme düşmanlığı getiriyor

 

Bu örneklemeyi yaparken “Geçmişimizle övünmeyelim” demiyorum tabii. Övünelim ama tadını kaçırmayalım. Kararında olsun övünmelerimiz.

Sınırsız övünme bölünmeyi, bölünme de düşmanlığı getiriyor.

Türk toplumunda “Osmanlı” yanlısı da vardır, “Cumhuriyet” yanlısı da. Övünme sınırları aşılınca; Osmanlıcılar “Abdülhamit Han” diyor da başka bir şey demiyor. Cumhuriyetçiler de “Atatürk” diyor ve başka hiçbir şeye itibar etmiyorlar. Bu katı tarafgirlik en sonunda bir tarafın “Atatürk içkiciydi”, diğer tarafın ise “Padişahlar ülkeyi terk edip kaçtı” türü öfkeli konuşmalarına neden oluyor.

Geçmiş tarihimizle övünelim ama onu asla birbirimize doğrulttuğumuz silaha dönüştürmeyelim.

Osmanlı Dönemi de bu ülkenin geçmişi Cumhuriyet Dönemi de. Padişah da bu ülkenin lideridir, Atatürk de. Birini alıp diğerini atmaya uğraşmak; et ile tırnağı birbirinden ayırmaya zorlamakla eşdeğerdir.

Bu zorlamalar bölünmeyi, bölünmeler de düşmanlığı getiriyor. Düşmanlık tohumu ekili topraktan verimli ürün hasadı yapılmaz. Yapılmıyor da zaten!

 

 

 

 

BizGençler