Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Gıda mühendisi istihdamı neden şart?

Dünya hızlı bir değişim yaşıyor. Haritalar yeniden çiziliyor. Tabii kaynaklar el değiştiriyor. İnsanların ömrü uzuyor ve nüfus artıyor.

Bu değişimin bir tarafında siyasetçiler var. Küreselleşme politikası “Aut”, milliyetçilik “Inn.”  “Birlikte büyüyelim” fikri gitti, onun yerine “Ben büyüyeyim” fikri geldi. “Ben merkezli” politikalar öyle bir azgınlaştı ve sertleşti ki, diğerine yaşama hakkı dahi tanımaz hale geldi.

Silah ve petrol tüccarlarının meselesi çok daha başka: Onlar her zaman olduğu gibi devletlerinin gücünü kullanıp bir terör örgütüne ya da bir ülkeye petrol veya silah satmanın yolunu arıyorlar. Bunun için de savaş dansı ediyor, tüm acımasızlıklarıyla geri kalmış ülkelere yükleniyorlar.

İnsanlığın da bir hesabı var tabii. İnsanın beslenmesi lazım; yaşamı aldığı gıdaya bağlıdır çünkü. Ömrün uzaması da zaten sağlıklı gıda almakla mümkün hale gelmedi mi?

Gelişmiş ülkeler gıda maddelerini ambalaja koyalı çok zaman oldu. Ambalajın üzerine içindeki gıdanın tüm özelliklerini de yazdı.

Tüketici neye para verdiğini ve aldığı ürünün neye yaradığını o bilgilere bakıp anlayabiliyor.

Türkiye bu uygulamanın tam orta yerinde duruyor. Ne Afrika ülkeleri gibi sağlıksız, ne de Batılı ülkeler gibi korumalı. Ne ilkel şartlarda üretim yapıyor, ne de modern tesislerde. İkisinin arasında bir yerde durup duruyor. Bazı üretimi modern tesislerde gerçekleştiriyor, bazı üretimi ise “merdiven altı”nda.

“Merdiven altı üretim” oldukça risklidir. Ekonomik yönden ele alındığında “kayıt dışı” olmasından dolayı haksız rekabete yol açıyor ve müteşebbisin modern tesislere yatırım yapmasını önlüyor.

Türkiye’nin yabacı sermayeye oldukça fazla ihtiyacı var ama yabancı sermaye bu haksız rekabeti göze alıp gelmiyor!

Sağlık yönünden zararları ise sayılamayacak kadar fazla!

Zehirlenmeler, hastalıklar, iş gücü ve verimlilik kaybı…  

Dolayısıyla gıdanın topraktan sofraya kadar denetlenmesi lazımdır. Bu denetimin öyle “yasak savıcı” denetim de olmaması gerekmektedir.

Bugün hijyen kurallarına uyan ve kaliteli ürün üreten fabrikaların hepsi gıda mühendisi istihdam ediyorlar.

Merdiven altı üretim yapanlar ise hiçbir vasfı olmayanlarla üretim yapıyorlar.

Burada en büyük görev devlete düşmektedir.

Gıda denetimini gıda mühendisiyle yapması gerekirken bu işi zabıta ile yapmaktadır.

Bu sorumsuzluk Türk vatandaşının sağlığını bozarken, ekonomisini de olumsuz etkilemektedir.

Ekonominin güçlenmesi, ülkenin sağlıklı nesillere teslim edilmesi ancak ve ancak doğru denetimle mümkündür; o da gıda mühendisiyle olur.  

 

 

 

 

 

BizGençler