Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Gıda mühendisin yoksa sağlığın da yoktur

Türkiye’de birçok ürün gibi bazı gıda maddeleri de “merdiven altı” diye tabir edilen işletmeler tarafından üretiliyor. Hiçbir denetimi olmayan, tamamen gayrikanuni üretimler bunlar.

 

Bir ülkenin sağlıklı nesiller yetiştirebilmesi için toplumun iyi beslenmesi, en azından zararsız gıda alması lazım. Sağlıksız gıda ile beslenen neslin kendisi  “kayıp nesil” olduğu gibi bu durum gelecek nesli de olumsuz etkiliyor ve “sağlıksız nesiller” yetişmesine sebep oluyor.

Sağlık problemi yaşayan toplumlarda verimden söz edilmesinin söz konusu olmadığı gibi sağlığa büyük bütçeler ayırma zarureti de hâsıl oluyor. Neresinden bakarsanız bakın, zarar yani.

Bu zararlı gidişata “dur” demenin tek bir yolu var, o da; denetim.

Türkiye’de belediyelerin kurduğu ve ağır aksak da olsa işleyen bir denetim sistemleri var ama bu sistem lâfta kalan bir sistemdir. Zabıtayla denetim olmaz. Belediyelerin en tecrübeli denetim elemanları ziraat mühendisleri. Gıda mühendisi olması lazım hâlbuki!

Ziraat mühendisiyle denetim mi olur?

Eh, burası Türkiye; oluyor işte!

Her işi olduğu gibi gıda denetiminin de ehli tarafından ifa edilmesi lazım.

Belediye zabıtası kendine verilen emri uyguluyor ve dişini geçirebildiği işletmeye dalıyor, cezasını kesip işini bitiriyor!

Ceza elbette ki gerekli ama her şeyi ceza ile çözmeye kalkışmanın ne mantığı olabilir ki?

Şayet bu denetimler gıda mühendisleri tarafından gerçekleştirilmiş olsa, girdiği esnafa işin doğrusunu anlatır ve söyleneni yapması için o esnafa makul bir süre de verilir. Bunu ancak gıda mühendisi yapabilir; doğruyu o biliyor çünkü.

Gıda mühendisinin bilgi ve tecrübesinden faydalanmak varken gıda işini zabıtaya ya da işi vasıfsız kişilere terk etme sorumsuzluğundan kurtulmadığı takdirde Türkiye bunun bedelini çok ağır olur ve toplum telafisi mümkün olmayan faturalar ödemek zorunda kalır. 

 

Gıda zehirlenmesi

 

Gelişmemiş ya da ya da yarı gelişmiş ülkelerde sık yaşanan gıda zehirlenmesi Türkiye’nin de en önemli meselelerinin biridir. Farklı şehirlerden üst üste gelen gıda zehirlenmesi haberleri Dünya Gıda Günü’nde dikkatleri tekrar gıda güvenliğine çekti.

Tüm dünyayı etkileyerek global bir problem haline gelen gıda güvenliğinin gıda koruması ve beslenme ile birbirine bağlı olduğunu belirten Dünya Sağlık Örgütü, (WHO) güvensiz gıdalar ve hastalıklar arasındaki kısır döngüye de dikkat çekti. Örgütün açıkladığı rapora göre dünya üzerinde her 10 kişiden birini etkileyen gıda zehirlenmelerinin neden olduğu sağlık problemleri en çok bebekleri, çocukları ve yaşlıları tehdit ediyor.

Dünyada 75 milyon insan her gün fabrikalarda, sağlık kuruluşlarında ya da eğitim kurumlarında yemek yiyorlar. Bu yemekler catering sektöründe faaliyet gösteren işletmeler tarafından servis ediliyor. Bu işletmelerin verdiği hizmetin tarladan tabağa kadar sıkı bir şekilde takip edilmesi hayati önem arz ediyor. Bu takibin de gıda mühendisleri tarafından gerçekleştirilmesi gerekiyor.

 

Gıda güvenliği

 

Gıda güvenliği, ferdi hijyen kurallarından üretim güvenliğine, depolama şartlarından temizlik standartlarına kadar çok yönlü kontroller gerektiren bir sistemler manzumesidir.  Özellikle “Merdiven altı” olarak bilinen, gıda güvenliğinden emin olunamayan ve insan sağlığını ciddi boyutlarda tehdit eden uygulamaların engellenmesi yönünde çok daha sıkı adımlar atılması gerekmektedir.

Türk toplumu sağlıksız gıdayı tüketmek mecburiyetinde kalıyorsa bu, denetimsizlikten kaynaklanan bir sorumsuzluğun sonucudur. Bu sorumsuzluğun sahiplerine sorsanız “Gıda mühendisine maaş vermeye kimin gücü yeter ki” cevabını alırsınız. Sorumsuzluğun başladığı nokta burasıdır aslında. Gıda mühendisine “2 bin lira” maaşı çok gören Türkiye, bunun 10 mislini rekabetten düşmekle, ihracat şansını kaybetmekle, hastalıklı bünyeleri iyileştirmek için ödediği sağlık harcamalarıyla ödüyor ama o vizyon fakiri o kafa bunların hiçbirisini görmüyor!

 

Gıda danışmanlığı

 

Türkiye’de Gıda Mühendisleri Odası var. Halk sağlığının korunması ve gıda güvenliğinin sağlanması için Oda ve kamunun işbirliği yapması da mümkün. Küçük ve Orta ölçekli gıda işletmelerinin faydalanabileceği “Gıda Danışmanlığı” uygulamaması hayata geçirilebilir. Gıda Mühendisleri Odası’nın böyle bir projeyi Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na sunduğunu biliyorum. O projenin dahi toplum sağlığının korunmasında faydalı olacağı kanaatindeyim.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BizGençler