Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Hastaya yanlış ilaç vermeyin!

"

Türk Dil Kurumu (TDK) “potansiyel”i, “gelecekte oluşması mümkün” diye tarif ediyor.

Türkiye ekonomisinde işte bu mümkün olma hali var. Zaman zaman bu potansiyelini gösteriyor da…

 2000’li yıllar mesela. Türkiye ekonomisi 2001 – 2007 yılları arasında ciddi bir performans gösterdi ve 4 sene ortalama yüzde 7 büyüme başarısı gösterdi.

Başarısı sadece büyüme ile sınırlı da değildi. Sayısız reformlara imza da attı.  Avrupa Birliği (AB) üyeliği için birçok dosya açtı ve bazı AB kriterlerini uygulamaya başladı.

Yabancı yatırımcı gelmeye başladı Türkiye’ye. Yerli yatırımcı moralliydi. Kamu İktisadi Teşekkülleri (KİT) özelleştirmeleri gerçekleşti.

Fakat 2008 yılında “Global Kriz”le birlikte AB de AB kriteri de, reform da bir kenara itildi!..

Mortgage Krizi’nden darbe alan Amerika yükü üzerinden atmak için kendine uygun bir formül buldu. ABD Merkez Bankası ayda 85 milyar dolar tutarında tahvil alacak ve bedelini karşılıksız bastığı dolarlarla ödeyecekti.

Bu uygulamayla dünyada müthiş bir para bolluğu yaşanacaktı. Bütün ülkeler kabul etti bu uygulamayı ve FED banknot matbaasın faaliyete geçirip düzenli olarak her ay 85 milyar dolar bastı.

Türkiye’nin de işine geldi bu uygulama.

Bilhassa özel sektör borçlandı ve kamu yatırımları arttı.

Türkiye kriter olmadan da büyüyordu.

Dünya Krizi o günün tabiriyle Türkiye’den teğet geçti.

Dedim ya Türkiye ekonomisinin müthiş bir potansiyeli var. Kriz dönemlerinde bile yüzde 4 büyüyor.

Gerçi nasıl hastaya yanlış ilaç verip hastalığı azdırılıyor. Türkiye ekonomisinde aynı yanlışlar yapılmadı değil; yapıldı.

2016 yılında da aynı yanlışın yaşanması mümkün.

Mümkün çünkü gerekli olan reformlar yapılmıyor.

Türkiye’ye yabancı sermayenin gelmesi lazım… İstekli de ama yabancı sermaye “güven” istiyor. “Güven” de hukuk olmadan olmuyor. Türkiye sermaye sahibine o “güven”i vermekten uzak. Hukuk herkesin hukuku değil henüz.

Kayıt dışı oranı da çok yüksek: Ekonominin neredeyse yarısı kayıt dışı. Bu da rekabette adaleti yok ediyor.

Reformlar ertelendikçe Türkiye ekonomisinde bazı şeyler nasır bağlıyor. Biber ve patlıcanla enflasyon yüzde 10’a çıkmaz ama Türkiye’de çıkıyor. Bu, çekirdek enflasyonun müzminleştiğinin işareti, dikkat etmek lazım!

Kurla, faiz oranlarıyla oynayarak ekonomik büyümeyi bir puan yukarı çıkarmak mümkün olabilir belki ama çekirge bir sıçrar iki sıçrar sonra da ele geçer.

“Faiz lobisi” dillendirilmeye başlandı. Bu tür popülist açıklamalar toplumun gazını alabilir belki ama ekonomiyi düze çıkarmaz. Faizin aşağı çekilmesi için Türkiye’nin riskli ülke statüsünden çıkması lazım; bu da reformla mümkün.

Son söz: Gelecek 3-4 yıl heba edilmesin deniyorsa, 2016 yılını “Reform Yılı” ilan etmek ve yapısal reformların gerçekleştirmesi lazım.  

 

 

 

 

 

 

 

"

BizGençler