Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Hep “Halk ne derse o” demekle olmaz!

Ak Parti’nin 13 yılda gerçekleştirdiği hemen her icraatın altına imza atarım. Nasıl atmayayım ki? Sağlığa yatırım yaptı ve vatandaşı hastane kapılarında beklemekten kurtardı. Ayrıca Türkiye bölgenin sağlık merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

Eğer Türkiye’nin dört bir bucağı üniversite ile donatılmışsa, o da Ak Parti döneminde oldu.

Türkiye 55 sivil havalimanı sahip ve bunların 23’ünde uluslararası uçuşlar gerçekleştiriliyorsa, bu da Ak Parti sayesinde olmuştur. Kabul etmek lazım ki, “Havayolunu halkın yolu yaptık” diye övünmelerinde haklılık payı oldukça yüksektir.

20 bin kilometreye yakın bölünmüş yol yine Ak Parti döneminde inşa edildi. Akdeniz ve Karadeniz sahil yolları kaymak gibi olduysa Ak Parti’nin “olsun” demesiyle oldu.

Hızlı tren projeleri birer birer gerçekleştiriliyor.

Ak Parti bütün bunları yaparak 13 sene iktidarda kalma başarısı gösterdi.

Ak Parti’nin bu başarıya uyguladığı hangi strateji ile ulaştığını biliyor musunuz?

Gayet basit aslında:

Yol inşa etti; halka sordu. Hastane yaptı; halka sordu. Havalimanı hizmete açtı, halka sordu. Şehirlerarası demiryolu döşedi, hızlı tren seferleri koydu; halka sordu. Halkın “devam” dediği projeleri devam ettirdi. Dudak büktüğünü bıraktı.

Ak Parti’nin bu davranışı halkın takdirini topladı ve vatandaş kendisine dünyanın en pahalı benzinini satan Ak Parti iktidarına sempati gösterdi. Gübreye yüksek bedel ödeyen çiftçi sesini çıkarmadı.

Her şey saat gibi tıkır tıkır işliyor gibiyse de yapılması gereken bazı şeylerin yapılmadığı apaçık ortadaydı.

İleriyi gören uzmanlar “Bu gidişle 500 milyar dolar ihracat hedefi gerçekleşmez, Ar-Ge ve katma değeri yüksek ürün üretmek için teknoloji yatırımları yapmak lazım” diyordu ama Ak Parti İktidarı bu ikazları kulak arkası etti. Sıkıştığında da “Ben halka sordum” dedi ve yoluna devam etti.

Ak Parti o gün nasıl “halka sormadan adım atmıyorum” demişse, bugün de aynı şeyi söylüyor.

Batı ülkelerinden “demokrasi” ya da “idam” konusunda tepki gelmeye görsün, “Siz de kim oluyorsunuz” deyiveriyor. “Ben halka sordum. O ne derse onu yaparım.”

Türk toplumu “hastane”, “okul”, “yol”, “havalimanı”, “hızlı tren” projelerinden memnundu ve “devam” dedi. Bu hizmetleri gerçekleştiren Ak Parti İktidarında da oy verdi. Burada garip bir durum yok!

Ancak, halka “Ar-Ge” sorulmadı. “İnovasyon” sorulmadı. “Katma değeri yüksek üretim” sorulmadı. “Tasarım1 sorulmadı. Birkaç cılız ses çıkmışsa da dikkate alan olmadı!

“Okul”, “hastane”, “yol”, “havalimanı”, “hızlı tren” inşa edilirken dünyada para boldu ve kredi maliyetleri çok düşüktü.

Para bolluğu bitti. Faizler yükseliyor. Dünya ekonomisi krizler nedeniyle küçülmeye devam ediyor. Ucuz işçilik Türkiye için avantajdı, o da bitti. Çin ve Hindistan başta olmak üzere birçok ülke daha ucuza üretim yapıyor ve kalifiye eleman yönünden de eksikleri kalmadı.

Endüstri 4.0 çok hızlı geliyor ve üretim maliyetleri hepten aşağı çekecek bir unsurdur bu.

Türkiye bugünlerde “İnovasyon” diyor, “Ar-Ge” yapmayı düşünüyor, “Tasarım” sözünü ağzından düşürmüyor, “Marka” olmak için bir şeyler yapmanın gerektiği hususunda fazlasıyla konuşuyor ama tüm bunları yapmak için gerekli olan para yok. Varsa da çok pahalı!

Türkiye paranın bol ve ucuz olduğu dönemde altyapı yatırımı yaptı. Paranın kıtlaştığı dönemde ise katma değeri yüksek üretim yapmayı konuşuyor.  

Paranın bol olduğu dönemde aldığı kredinin hepsiyle konut inşa etmek yerine birazına da katma değeri yükseltecek teknolojilere yatırım yapmış olsaydı bugün el elde, baş başta olmazdı.

Türkiye’nin rekabet şansını arttırmak için teknoloji ağırlıklı yatırımlara öncelik vermeliydi. Geldiğimiz yer, işsizlik oranının yüzde 10’ların üstünde dolaştığı bir yer oldu. Ayrıca Türkiye “Orta Gelir Tuzağı”ndan da çıkamadı!

Türkiye’nin düze çıkması için iktidarın “halka” sorduğu kadar “global vizyona sahip” uzmanlara da sorması şarttır.

 

 

 

 

BizGençler