Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Hollanda Krizinden kim ne kazandı?

TürkiyeAlmanyaHollanda… Bu üç ülke son bir haftada tanınmayacak hale geldi!

Ülke liderleri yüksek dozda konuştu. “Hakaretler”, “Suçlamalar”, “Tepkiler”, “Tehditler” havada uçuştu. Türk liderler Alman yöneticilere “Nazi” suçlaması yaparken; Hollanda Liderlerine “Faşist” dedi.

Peki, neden? Neden yapıldı bu ağır “Suçlama” ve “Hakaret”ler? Liderlerin gözlerini döndüren ve ağızlarından çıkanı kulaklarının duymamasına neden olan esas sebep neydi?

Ne oldu da Almanya Türk bakanlara mani oldu? Adalet Bakanı Bozdağ ve Ekonomi Bakanı Zeybekci’nin miting yapmasına izin vermedi; neden? O ülkede yaşayan Türk vatandaşlara referandumla ilgili konuşma yapmalarında ne mahzur vardı?

Bakanları engellemeye maruz bırakılan Türk liderlerin Almanya’ya “Nazi kalıntısı” demesi ve sinirlerin gerilmesi doğru muydu?

Bunların bir nedeninin olması lazım, değil mi?

Hollanda yönetimi daha da ileri gidip Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın uçağına iniş izni vermeyeceğini açıkladı. O yetmezmiş gibi Hollanda’ya karayoluyla giren Sayan Kaya’yı sınır dışı etti.  Hollanda polisi, Bakan’ı karşılayan Türklerin üzerine at sürdü, yerde yatan Türk gencinin bacağını köpeğine ısırttı. Türk liderler Hollanda’ya da “Faşist” dedi.

Zaman normal zaman olsa ne Türk siyasetçiler “Koçbaşları” ile Almanya ya da Hollanda kapısına dayanırdı, ne de o ülkeler Türk siyasetçilere zorluk çıkarırlardı.

 

Seçim dönemi

 

Gel gelelim, dönem kritik mi kritik. Seçim var. Hollanda halkı 15 Mart Çarşamba günü sandık başına gidiyor. Hollanda’da birçok parti var ama Party for Freedom yükselişte. Yüzde 17 oy almış. Ki, hu seçimde daha fazla oy alacağı tahmin ediliyor. Bu partinin lideri Geert Wilders isimli ırkçı bir lider. Wilders, Hollanda’da yaşayan Müslümanları sınır dışı edeceğini söylüyor. Minareye karşı çıkıyor, Kuran’a saldırıyor. Sevimsiz bir adam: Faşistin kralı!..

Son senelerde Avrupa’nın çeşitli merkezlerinde yaşanan terör olayları Wilders gibi aşırı milliyetçi siyasetçilerin ekmeğine yağ sürdü. Bir de buna ülkelerindeki ekonomik kriz ve işsizlik eklenince “Müslümanları kovacağız. Pastamızı kendimiz yiyeceğiz” gibi söylemler pirim yapmaya başladı.

Hollanda Başbakanı Mark Rutte liberal bir lider; Türklerle de Müslümanlarla da herhangi bir problem yaşamıyor. Fakat Wilders’in yükselişi onu da fazlasıyla endişelendiriyor.

Türkiye ile ülkesi arasında baş gösteren krizin rakibi Wilders’e yaradığını ve oy kazandırdığını görünce o da körükle gitti yangına.

Türkiye zaten böyle bir bahane arıyordu.

 

Hollanda’nın kendi krizi

 

Siyaset yorumcuları, Türkiye ile Hollanda arasında yaşanan krizin Erdoğan ve Wilders’e yaradığına işaret ediyorlar.

Erdoğan da bunun farkında olmalı ki, Almanya ve Hollanda’yı yeterli bulmayıp Avrupa’nın tamamına vurmaya başladı.

Hollanda Başbakanı Rutte’ye dönüp “Senin polisin benim vatandaşımın üzerine ‘atları’yla, ‘itleri’yle saldırdı” diye gürledi.

Almanya ve Hollanda ufak gelmiş olacak ki, “Bir de Avrupa var” diye başlattığı konuşmasını “Bunlar birbirini ısırmaz” şeklinde bitirdi. Tüm Avrupa ülkelerini İslam düşmanlığıyla suçladı.

Malum, Türkiye 16 Nisan günü Referandum için sandık başına gidiyor. “Evet” ile ”Hayır”  arasında öyle belirgin bir fark yok. Her an her şey olabilir.

Dünyanın en eski taktiğidir bu. Toplum psikolojisinden yararlan ve düşmana karşı birlik içinde ol!.. Halkın savunma refleksidir, “Düşman geliyor” diyen iktidarın etrafında toplanmak. Saldırırken de öyle. Hep birlikte saldır ki, düşmanı bir darbede devir…

Düşman ne kadar büyükse toplanma da o kadar büyük olur.

Türkiye ve Hollanda seçime gidiyor da Almanya gitmiyor mu sanki? Almanya’da 22 Eylül 2017 günü Parlamento Seçimi var. Eyalet seçimleri yeni başlıyor. 26 Mart günü ilk seçim Saar Eyaleti’nde.

Tansiyonun bu kadar yüksek olmasının esas nedeni “seçim” yani!

Seçim bitince bugün burnundan kıl aldırmayan liderlerin her birisi kuzu kesilip “Bir yanlış anlaşılma oldu” diyerek kapatacaklar bu sayfayı tabii de o güne kadar olan “zücaciye dükkânı”na olacak!

Bir önemli konu daha var, asla hatırdan çıkarmamak gereken bir konu bu.

Batı’daki İslam düşmanlığı her geçen gün artıyor. 1-2 puan oy daha fazla alacağım, diye; Batı’daki “İslam düşmanları”nı haklı çıkaracak eylemler yapmamak lazım.  Onların körüklediği "İslamofobi" propagandasını besleyici davranışlardan sakınmak lazım. Yoksa uzun vadede risk var ve öyle bir an gelir ki, bugünkü hatalar yarın telafi edilemez olur.

 

 

BizGençler