Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

İslam İttifakı mı, o da ne?

Türkiye’nin de içinde bulunduğu 34 ülke “İslam İttifakı” kurdu ve IŞİD terörüne karşı mücadele başlatma kararı aldı.

Tarafsız bir gözle bakıldığında olumlu bir karar(mış) gibi görünse de insan altında çapanoğlu aramadan edemiyor.

Bu coğrafyada hangi ittifak kurulmuş da teröre karşı “İslam İttifakı” kuruluyor?

Hem ayrıca sap ile samanı birbirine karıştırmanın ne âlemi var ki?

Bölgedeki gelişmeler hakkında birazcık malumat sahibi olan her kişi, bu ittifakın yeni bir uyuşmazlık felaketi getireceğini anında görür.

Bölgenin iki ana meselesi var. Bunlardan biri kendi meselesi... İkincisi ise dış güçlerin bu bölge üzerindeki emelleri…

Amerika, İngiltere, Fransa, Rusya gibi güçlü ülkeler bu coğrafyadaki yeraltı zenginliklerine sahip olmak istiyor ve hem rakiplerini etkisizleştirmek için diplomasinin her türlü inceliğini kullanıyorlar, hem de birbirlerine güç gösterisinde bulunuyorlar.

Uyguladıkları yöntemlerden biri de bölge ülkeleri ile ittifak kurup onlara hamilik yapmak. Daha doğrusu, kendi kontrolüne almak… Bunda başarılı olamazsa, diğer ülkeyi silahlandırıp üzerine salmak…

Çayın taşıyla çayın kuşunu vuruyorlar yani.

Amerika ve müttefikleri Suriye’de başarıl olamadı. Çünkü Hizbullah Beşar Esad’a destek verdi. Hizbullah kim? İran destekli Şii gücü…

Bir araya gelen 34 ülkenin arasında Şii İran yok!

Şiiler Esad’ı destekliyor.  İttifak güçleri ise Esad’a karşı.

Teröre Karsı İslam İttifakı demek kolay. Da… sonunun nereye varacağını kestirmek pek kolay değil.

Şayet bölgede Sünni – Şii kavgası çıkarsa bu kavga savaşa dönüşür ve bugün “İttifak”tan söz eden dış güçler, zil takıp oynar.

 

FED ne yaptı?

FED en sonunda faiz oranlarını 25 baz puan arttırdı. Başlangıç bu. FED her 3 ayda bir toplanıyor. Her toplantıda 0.25 puan arttırsa dahi birkaç senede faiz 2 puanı bulacak demektir. Bankaları sendikasyon kredisi alırken ve müşterisine kullandırırken 0.25 puan üzerinden faiz hesaplanmayacaktır.

0.25 puanlık faiz artışı eski para bolluğu döneminin kapandığını gösteriyor.

Amerika “Ben enflasyon ve işsizlik problemimi çözdüm” diyor ve büyüme trendine girmiş olmanın rahatlığıyla “Siz de başınızın çaresine bakın” deyip yoluna devam etti.

Amerika, 2008 Krizi’nin ardından karşılıksız para basmış ve gelişmekte olan ülkeler bu durumdan memnun olmuştu. Para boldu ve faizler düşüktü!

Şimdi o gelişmekte olan ülkeler elini şakağına dayayıp düşünecekler. Para bolluğunda borçlandığı parayı ne yaptı? Üretime yatırmış olanlar için problem yok. Ama o dönem hiç bitmeyecekmiş gibi aldığı borç parayı har vurup harman savuranlar yandı. Ödeme vakti geldiğinde sıkışacak ve yüksek faizle borçlanıp borçlarını ödemeye çalışacaklar.

Ümit edelim de Türkiye birinci sınıftaki ülkeler arasında olsun.

 

 

"

BizGençler