Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

İstanbul neden boşaldı?

 

İstanbullunun “Ramazan bayramında İstanbul’da kalmak, Kurban Bayramında ise aile ocağına gidip kurbanını orada kesmek” gibi hiç değişmeyen bir âdeti vardı. Bu sene o âdet bozuldu. Bayram tatilinin 9 güne çıkarılmasını bahane eden aileler kendilerini İstanbul dışına attılar. Şehrin trafik yoğunluğu yüzde 1’e kadar düştü!

Her gün “terör” ve 3 – 5 “şehit” haberi İstanbulluyu germişti. Bu senenin farklılığı buydu ve “tatil”i fırsat bilen İstanbullu “tebdil-i mekânda ferahlık vardır” deyip kendini bir yerlere attı. İnşallah travmadan nispeten çıkmış olarak dönerler İstanbul’a ve bir daha “terör” olayı yaşamazlar. “Şehit” haberi almazlar.  

 

Ramazan Bayramı öyle bir bayram ki

 

Ramazan, üç ayların sonuncusuydu. Başı rahmet, ortası mağfiret (af) sonu ise Cehennemden kurtuluş diye bilinir Ramazan. Bu ayın içinde bir de Kadir Gecesi vardır ki, bin aydan daha hayırlı olduğu bildiriliyor bu gecenin. O da, Ramazan da bitti.

Şimdi bayram.

Bayram, ibadetini yapıp tövbe eden ve günahlarından temizlenen Müslümanların hakkıdır elbette ki. Bayram, Allah-ü tealanın Müslümanlara verdiği bir hediyedir. Bayram kardeşliğin pekişmesi için güzel bir vesiledir ayrıca. Dargınlıklar, küskünlükler son bulur bu ayda ve yeni kaynaşmalar başlar. 

Güçlerinin ettiği kadar ibadet etmiş, açlığın ne demek olduğunu anlamış, aç olanları doyurmanın büyük bir nimet olduğunu bizzat yaşayarak öğrenmiş, yaratılanı yaratandan dolayı sevmenin şart olduğunu idrak etmiştir. Müslüman için bayram, kendisine ibadet edecek gücü veren Cenabı Allah’a şükretmek, teşekkür etmektir ayrıca.

Eğer bayram, Ramazan’ın gereğini bihakkın yerine getirenlerin bayramıysa, ibadeti eksik olanlar ne yapacaklar? Onlar bayram şemsiyesinin altına giremeyecekler mi? Öyle ya, oruç tutan var, tutmayan var. İbadetleri ifa eden var, edemeyen var!

İbadet, kulun Allah’a karşı borcudur. Yerine getiremeyenler, hesabını verirler. İnsanın bir de insana borcu vardır; “kul hakkı” denilen. O da iyilik yapmakla ifa edilir.

Ramazan Bayramı öyle bir bayram ki, kucaklamadığı, sarıp sarmalamadığı insan yok. Yeter ki bir oruçluya iftar yaptırmış olsun. Ya da, bir hurma ile gönlünü almış olsun. Hatta ve hatta oruçlu birinin işini görmüş veya ona güler yüz göstermiş olsun; o bayram gölgesinden istifade eder ve bayramın getirdiği sevinci yaşar.

Akrabasını ziyaret edenin de bayramıdır Ramazan Bayramı. Akraba ziyaretini bir günde tamamlayıp ertesi gün bir haftalık tatile çıkanın dahi bayramıdır. 

Ramazan Bayramı kimseyi mahrum bırakmayacak kadar cömerttir ve büyük küçük, fakir zengin, kadın erkek demeden herkesi sarıp sarmalar.

Yetim çocuğun başını okşayanın, fakirin karnını doyuranın,komşusunu sevindirenin, hastaları ziyaret edenin, kabir ehline dua edenin de bayramı oluverir Ramazan.

 

İktidarın bayram hediyesi

 

 

Başbakan Binali Yıldırım arife günü kabine üyeleriyle birlikte toplumun karşısına geçti ve bayram hediyesi tadında müjdeler verdi. Taksi şoföründen nakliyeciye, sanayiciden ihracatçıya, müteşebbisten yatırımcıya kadar herkese bir müjde vardı.

110 bin esnafın geçmiş borçlarının faizi silindi. Kalan borçları yeniden yapılandırılıyor.

 

Teşvik belgeli bina ve arsaya beş yıl vergi yok.

En önemli teşvik ise yılsonuna kadar taksi, dolmuş, şehir içi yolcu taşımacılığı yapanların araçlarını yenilemek istemeleri halinde Özel Tüketim Vergisi’nden (ÖTV) muaf tutulacakları haberiydi. Yeni araç almak isteyen şehit aile fertlerine de tanınıyor ÖTV muafiyeti. Şehit yakınlarına ayrıca kamuda işe alınmada da öncelik tanındığını bildirdi Başbakan.

Şirket kuruluşlarında Damga Vergisi muafiyeti de getirildi. Piyasa daha geniş kapsamlı bir Damga Vergisi kolaylığı bekliyordu ama bu dahi iş görür. En önemli uygulamalardan birisi de esnaf ve KOBİ’lerin banka kredisi için tıpkı gayrimenkul gibi sahip olduğu menkul değerleri teminat gösterebilmesiydi. Ancak bu konu henüz netlik kazanmadı! Bankalar kabul etmezlerse işlemez!

Başbakan’ın verdiği müjde her ne kadar esnaf, sanayici ve yatırımcıya verilmiş bir hediye ise de aslında tüm millete verilmiş bir hediye oldu. Yükü azalan, yeni teşvik alan firmalar yatırım ve üretim yapacak mutlaka ve dolayısıyla istihdama katkı sağlayacaklar. Yani, Başbakan’ın verdiği hediye herkese verilmiş bir hediyedir ve vaktinde verilmiştir. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da arifeden bir gün önce Suriyeli mültecilere müjde vermiş ve dileyenlere vatandaşlık hakkı vereceklerini söylemişti.

 

Mı acaba?

 

Ramazan günü dükkânının önünde sigara içen Gökay Çetin’i yumruklayan Ufuk T’yi mahkeme serbest bırakmış. Bir yumruk da mahkemenin vurması şart mıydı acaba?

Ruslar Antalya’ya akın etmiş. Erdoğan ve Putin gibi agresif liderlere sahip olan ülkeler ancak böyle mi sevinebiliyorlar acaba?

 

 

 

 

BizGençler