Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Kamu köprüleri kazanıyor, özeller yutuyor!

Köprüler yaptırdım gelip geçmeye,

Çeşmeler yaptırdım suyun içmeye, karam

Kavli karar ettim alıp kaçmaya,

Boşa kostaklanma kostak değilsin, karam

Bu türkü yazıldığında henüz köprü Boğaz’ın iki yakasını bir araya getiren köprü yoktu. Türkü söylene söylene 3 köprüsü oldu Boğaz’ın.

İlk köprü malum (ilk adı Boğaz) 15 Temmuz Şehitler Köprüsü. İkinci köprü Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, üçüncü köprü ise Yavuz Sultan Selim Köprüsü.  Dördüncü bir köprü daha var aslında, yer altından geçtiği için ona tünel deniyor; Avrasya Tüneli. Bir de Körfez’in köprüsü var; onun adı adı Osmangazi Köprüsü.

Siyasi iktidarlar köprü yapıp oy almak isterler. En tabii hakları, alsınlar tabii. De… Bu köprülerin bir maliyeti var; iktidarların o maliyeti dikkate alması lazım.  

Ak Parti İktidarı son bir yıl içinde peş peşe iki köprü ve bir tüneli hizmete açtı. Osmangazi Köprüsü 2016’nın Temmuz ayında, yine 2016’nın Ağustos ayında Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Aralık ayında ise Avrasya Tüneli hizmete açıldı.

 

Görkemli açılışlar

 

Bu köprüler Süleyman Demirel ve Turgut Özal dönemlerinde açılan köprülerden daha uzun ve daha büyüktü. Ak Parti İktidarı bu muhteşem eserleri görkemli açılış törenleriyle sundu vatandaşın hizmetine. Her şey çok güzeldi fakat bir şey yolunda gitmiyordu. İktidarın taahhüt ettiği günlük araç geçiş sayısı bir türlü tutmuyordu. Vatandaş “pahalı” diye köprü ve tüneli kullanmıyordu!

Osmangazi Köprüsü meselâ. Devlet, KDV hariç araç başı 142 TL taahhüt etmişti. İlk başta geçişleri teşvik etmek maksadıyla fiyatlar aşağı çekti ve 89 TL yaptı. Yine geçen olmadı. Bu sefer 65 TL’ye indirdi ama işletmeci firma, taahhüt edilen 40 bin araçtan eksik geçen araç başına 142 TL’yi, geçenlerden ise 142 ila 65 TL arasındaki farkı devletten almaya devam etti.

Bu ödemelerin nedenini daha iyi anlamak için devletin bu projeleri hayata geçiren firmaya karşı üstlendiği “koşullu yükümlülüğü” bilmek lazım.

Devlet, köprü projesini yapıp bitiren işletmeci firmaya “Köprüyü yap ve işlet. Yeterince geçen olmazsa farkını ben ödeyeceğim” diye taahhütte bulundu. Bu projelere Kamu - Özel İşbirliği (KÖİ) deniliyor.

 

Deli Dumrul Köprüsü

 

Osmangazi Köprüsü’nde geçmeyen araçlar için devletin yaptığı ödeme işte bu KOİ’den dolayı yapılıyor. Devlet, sadece Osmangazi Köprüsü’nde ödeme yapsa neyse, Yavuz Sultan Selim Köprüsü (YSS) ve Avrasya Tüneli için de yapıyor!

Tam bir “Deli Dumrul” hikâyesi! İşletmeler geçenden de alıyor ücreti, geçmeyenden de! Daha doğrusu devlet vatandaştan alıyor, işletmelere ödüyor!

Devlet, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden 135 bin, Avrasya Tüneli’nden 68 bin 500 araç geçeceğini taahhüt etmiş. Osmangazi Köprüsü’nden ayda geçe geçe 14 bin, YSS Köprüsü’nden 38 bin, Avrasya Tüneli’nden ise 30 bin araç geçiyor.  Hâl böyle olunca Devlet Hazinesi’nden senede 2 milyar TL çıkıyor!

15 Temmuz Şehitleri Köprüsü ile Fatih Sultan Selim Köprüsü’nün yıllık toplam geliri 350 milyon TL civarında. Altıda biri! Başka bir deyişle devlet kendi köprülerinden elde ettiği gelir ile özel sektöre ait köprüler için yaptığı taahhüdün ancak altıda bir kadarını karşılayabiliyor!

“Köprüler yaptırdım gelip geçmeye” türküsü güzel türkü ama her şeyin olduğu gibi onun da bir bedeli vardır. Senede 2 milyar TL öde dilediğin kadar söyle!

İleride Çanakkale Köprüsü inşası da söz konusudur. Köprülerin etrafındaki ranttan dolayı köşe olan kişiler olacaktır mutlaka. Onları bu yağlı kazançtan mahrum etmektense, vatandaşın geçmediği köprünün geçiş ücretini ödemesi daha mantıklı değil mi?!

 

 

 

 

 

BizGençler