Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Laf çok, proje yok!

Gerçi bu konuda üstümüze yok, bunu hepimiz biliyoruz ama gene de söylemem lazım: Bir mesele bu kadar sulandırılabilirdi, Türkiye onu başardı; hem de ülkenin en önemli meselesi olmasına rağmen.  

 

Suriyeli mültecilere “vatandaşlık” hakkı verilmesi konundan söz ediyorum.

Cumhurbaşkanı “Suriyeli mültecilere o hakkı vereceğiz ve onları vatandaş yapacağız” deyip kuyuya bir taş attı!

CHP Lideri Kılıçdaroğlu “Referandum yapalım” dedi. “Vatandaş istiyor mu, istemiyor mu?”

Türkiye’nin asıl meselesi “Suriyeli mültecilere vatandaşlık hakkı verilsin mi, verilmesin mi” meselesi değil aslında. Esas mesele “Bize sığınan bu insanları ne yapacağız” meselesidir. Onları nasıl iş ve aş sahibi yapacağız? Onların sosyal güvenliklerini nasıl sağlayacağız? Türk ve Arap’ı (Revaçtaki ifadesiyle ‘Muhacir’ ve ‘Ensar’ı) bir arada, barış içinde nasıl yaşatacağız?

Beş senedir kimse bu konu kimse seslendirilmiyordu ama herkes karnından konuşuyordu.

Kılıçdaroğlu’nun “Referandum” çıkışı suskun insanları konuşturdu: “Ahlaki olmaz” dedi iktidara yakın olan kişiler. Düşüncelerini “Babasını ya da eşini kaybetmiş bir Suriyeli için ‘Alalım mı, almayalım mı’ diye referandum şık olmaz” diye seslendirdiler.

Aslında buna “düşünce”den ziyade “hissiyat” demek daha doğru olur. Çünkü beş sene önce yapılması gerekenler yapılmadı, alınması gereken kararlar alınmadı. Türkiye o gün sadece Suriyelilere “yardım” politikası uyguladı. Bunun yerine “sosyal uyum” politikası uygulamalıydı hâlbuki. Kaç mülteci alacağını, gelen insanları nerede barındıracağını, onların kayıtlarını nasıl tutacağını daha o gün planlamalıydı. Hiç birini yapmadı. “Açık kapı” politikası uygulayıp geleni aldı.

Fazlasıyla geç kalındı ama gene de planlı programlı politikaların hazırlanıp uygulanması gerekiyor.

“Suriyeli mülteci kalsın mı, gitsin mi” diye tartışmak ırkçılığı körüklemekten ileri bir yere götürmez Türkiye’yi. Sosyal maksatlı, kalıcı tedbirler üzerinde çalışmak lazım.

Şu bir gerçek: Ülke gerildi!

Türk vatandaşı Suriyelilerin Türkiye’de geçici olduklarını düşünüyor ve biraz da onun için sesini çıkarmıyordu. Kalıcı olduklarının seslendirilmesi homurdanmalara sebep oldu.  

Suriyeli mülteciye ucuz işçi gözüyle bakılıyordu, şimdi onlar “rakip” olarak nitelendirilir oldu!

Suriyeli mültecilerden dolayı ev kiraları arttı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Onlara TOKİ evi verilsin” diye açıklama yapması olayın üzerine tüy dikti. 

MHP Lideri Devlet Bahçeli “Madem Suriyelilere verilecek TOKİ evleri vardı” deyip “Onları niye bu ülkenin aziz evlatlarından esirgedin” diye soruverdi.

Bu soru aslında toplumun sorusu.

Kendi toplumun gecekondularda otururken Suriyeliye TOKİ evi sözü verirsen, vatandaş tepki gösterir tabii!

Ayrıca Suriyeli mültecilerin çoğu kadın ve çocuktan oluşuyor. Çoğu bir yakınını kaybetmiş. Hemen hepsi travma yaşıyor. Onların sağlık desteğine ihtiyacı var. Eğitim problemleri var. İş ve aş sıkıntıları var. En önemlisi de ümitleri yok! Önlerine bir hedef koymak ve onları ümitlendirmek de lazım. Türkiye bunları yapabilecek mi? Yapacaksa hangi plan ve program dâhilinde yapacak?

Bir ülke bir insana “vatandaşlık” hakkı vermişse onu uluslararası arenada korumaya da almıştır. İçeride güvenliğini sağlama zorunluluğu vardır.

“Vatandaşlık” hakkı vermek o kadar basit bir şey değil yani. Hani 3 - 5 bin vasıflı elemana ihtiyacınız vardır ve onu seçip alırsınız. Amerika göçmenler ülkesi ve dünyanın en büyük beyin avcısıdır.

Da… Türkiye’nin durumu o değil ki!.. 3 milyona yakın insandan söz ediyoruz ve bu insanların önemli bir kısmı ihtiyaç sahibi.

Kırmadan dökmeden bu insanları bir yere yerleştirmek, Türk ile Arap’ı yan yana yaşar hale getirmek oldukça zor bir şey.

Konuşmalar, bu zoru başaracak bir babayiğidi işaret etmekten ziyade “sen-ben” kavgası havasında!

Ak Parti kendini Suriyeli mülteci konusunda sorumlu hissediyor ve ne yapıp edip o insanları topluma kabul ettirmeye çalışıyor. Dolayısıyla onun duygusal tepki vermesi gayet normal. Muhalefet daha soğukkanlı ve analitik düşünüyor. Her iki tarafından bir araya gelip bir çözüm üretmeleri gerekiyor.

 

Birinin diğerinin düşüncesini beğenmemesiyle bir yere varılmaz!  

BizGençler