Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Ne “Ordu Devleti” ne “Din Devleti!”

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) 2000’li yıllara kadarki tarih diliminin belli aralıklarında “Tehdit altına giren Cumhuriyeti koruyup kollamak” maksadıyla darbe yaptı.

 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulurken orduyu merkeze alarak kurulmuştu. Başka bir deyişle “çiçeği burnundaki Cumhuriyet” orduya emanet edilmişti.

Ordu “Cumhuriyet tehlikeye girdi” dedi ve 1960 yılında askeri müdahalede bulundu. Kendisine verilen vesayet hakkını kullanarak Anayasa yazdı ve kurumları yeniden dizayn etti.

12 Eylül 1980 yılında bir darbe daha yapıp vesayet hakkını güçlendiren ikinci Anayasa’yı yazdı. Ordunun bu ideolojisi toplumda “Ordu Merkezli Devlet mi kuruluyor” korkusunun yayılmasına neden oldu. Ciddi bir korkuydu bu!

15 Temmuz Darbe Girişimi ise bize “Fetö Örgütü”nün 2000 yılından sonra sinsi bir şekilde “Din Devleti” kurmak için altyapı çalışmaları yaptığını ve ciddi bir noktaya getirdiğini net bir şekilde gösterdi. Fetö Örgütü en başta TSK olmak üzere devletin tüm kanallarına sızmış ve kendilerine yer edinmişler.

Önceki gün gerçekleştirilen “Olağanüstü Din Şurası”nın kapanış bildirgesinde her ne kadar “Fetö Örgütünün dini bir yapı olarak değerlendirilemeyeceği” ifade edilmişse de bu örgüt kendisine taraftar toplarken din temasını kullandı. Yaptığı her şeyi din için yaptığını bildirdi. Propagandasını “din” ve “dindarlık” üzerine inşa etti.

Ortaya çıkan belge ve bilgiler de gösteriyor ki hedefleri “Din Devleti” kurmakmış!

Bu cani örgütün elindeki silahları alan, apoletlerini söken Türk halkı meydanlarda toplanıp “Demokrasiye bağlılığını” ilan etti. Her fırsatta “birlik beraberlik” mesajı verdi ve milli birliğin sembolü olan ay yıldızlı bayrağın altında toplandı.

Türk toplumu “incir çekirdeği”ni doldurmayan nedenlerden dolayı ayrılmaya meyyal olmasına rağmen darbe ve darbe girişimlerine karşı “tek yürek – tek ses” olarak tepki verme basireti göstermiştir.

Bu hareketten Türk toplumunun “Ordu Devleti” ya da “Din Devleti” değil “Demokrasi” aşığı olduğunu anlamamız lazım.

Türk toplumunun bu talebinin ciddiye alınması ülkenin bekası için çok önemlidir çünkü. Hatta toplumun üzerindeki baskıyı kaldırması bakımından şarttır da.

Türk toplumu o kültüre bihakkın erişememiş olmasına rağmen demokrasi istemektedir. Her kritik dönemde bu talebini gayet net bir şekilde ortaya koyma basireti göstermiştir.  Demokrasi, Türk toplumunun olmazsa olmazıdır.

Ak Parti İktidarı yetkililerinin bazı konuşmalarında “Din Devleti” kurma arzusu taşıdıkları anlamına gelen ifadeler kullanmaları, toplumun bir kesiminde derin endişelere neden olmaktadır.

Ak Parti’nin o endişeyi izale edecek bir tavır içinde olması ülke barışına önemli katkı sağlayacaktır.

 

Türk toplumuOrdu Devleti”ne karşı olduğu kadar “Din Devleti” kurma teşebbüslerine de prim vermeyen bir yapı içindedir. Toplum, bu tercihinin zorlanması halinde rahatsız olduğunu defalarca beyan etmiştir. Dikkate alınması ülke selameti için önem arz etmektedir. Toplumu germek kimseye bir şey kazandırmaz. 

BizGençler