Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Ne varlığın var ki, fon kuruyorsun?  

50 milyon TL sermayeli Türkiye Varlık Fonu kuruldu ve kamunun en güçlü firmaları oraya devredildi. Kuruluş gayesi anlatılırken çok madde sıralanıyorsa da özetle şöyle: 1) Yeni yatırımların teşvik edilmesi 2) Ekonomik büyümenin sağlanması 3) İstihdamı arttırıp işsizliğin önlenmesi.

Kulağa çok hoş geliyor değil mi?

De…

Bu söylenenleri yapmak için kaynak lazım. O kaynak hani?

Dünyada bu tür fonlar yok değil, var ama hepsi belli bir kaynağı yönetmek maksadıyla kurulmuş. Amerika ve Norveç gibi ülkelerin “emeklilik fonları” var mesela. Bu fonlar fazla veren fonlardır ve o ülkeler kurdukları fonlar ile emekliden kesilen primleri en iyi şekilde değerlendirme imkânına sahip oluyorlar.

 

Suudi Fonları

 

Bir de Çin, Güney Kore, Hong Kong gibi dış ticaret fazlası veren ülkeler var. Onların da fazlası var ve onlar da bu fonlar vasıtasıyla değerlendiriyorlar paralarını. Hakeza Körfez ülkeleri; onların durumu da aynı: Petrolden elde ettikleri geliri değerlendirecekleri fonlar kuruyor ve paralarını orada işletiyorlar.

Bu fonlar kendi ülkelerindeki ya da dış ülkelerdeki çeşitli şirketlerin hisse senetlerini alarak devlet tahvillerineyatırım yaparak arttırıyorlar kârlılıklarını.

Moody’s, Standard & Poor’s, Fitch gibi uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının burada oynadıkları rol işte tam burada önem arz ediyor. Onların ülke ve şirketler için verdikleri nota göre hareket ediyor bu fonlar.

Ziraat Bankası, Halkbank, THY, Botaş, Türksat, Borsa İstanbul, Türk Telekom’un Hazine’ye ait hissesi, Türkiye Petrolleri, PTT, Çay İşletmeleri, Eti Maden İşletmeleri fona devredildi. Başkaları da geleceğe benziyor.

 

Pirincin taşı

 

Bu şirketler kamunun gözde şirketleri ama ne petrol geliri gibi bir fazlaları var, ne de ihracatları. Kendi yağında kavrulan şirketler bunlar. Yeni yatırım yapmaları gerektiğinde borç kaynaklara müracaat ediyor hepsi de.

Emeklilik Fonu desen, zaten hep açık veriyor ve Hazine’den aldığı destekle emeklisine maaş ödüyor.

1996 – 97 yıllarında Refahyol Hükümeti işbaşındaydı ve Necmettin Erbakan Başbakandı. O dönemde de birçok fon kuruldu. Hiçbir işe yaramadıkları gibi tasfiyeleri seneler aldı.

Bu kuruluşların cari hesaplarındaki parayı alıp başkalarına kullandırmak mümkün tabii de taşıma suyla değirmen döndürmeye çalışmaktan öte bir işe yaramaz bu durum.

Ha, şu referandum döneminde işe yaramaz mı? Yarar tabii. Enflasyon ve kur baskı altında tutulur. Faiz artışına gerek kalmaz ama Nisan’dan sonra pirincin taşını ayıklamak çok zor olur!

 

 

 

 

BizGençler