Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Neden "Evet", neden "Hayır?"

18 maddelik Anayasa değişiklik teklifinin 16 Nisan günü oylanmasına kararı verildi. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Sadi Güven kayıtlı seçmen sayısının 55 milyon 337 bin olduğunu bildirdi ki, yurt dışı seçmen de hesaba katıldığında sayı 58 milyonu buluyor. Sadi Güven ayrıca 10 partinin Sandık Kurulu’na üye gönderebileceğini açıkladı.

Partiler henüz kampanyalarını başlatmamışlarsa da buldukları her fırsatta sözü “Evet” ya da “Hayır”a getiriyorlar.

Başbakan Binali Yıldırım, Ak Parti’nin “Evet” kampanyasını 25 Şubat günü Ankara Arena Spor Salonu’nda başlatacakları bilgisini verdi ve “Memleketi karış karış gezeceğiz” diyerek; sıkmadıkları el, gitmedikleri ev kalmayacağını bildirdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da kapı kapı dolaşacaklarının altını çizdi ve “Bu referandumda Anayasa’nın oylanacağını anlatacağız” dedi.

Referandum için YSK her şeyin hazır olduğunu bildirdi. Örgütleri de hazır fakat ilginçtir partiler bir türlü havaya giremiyorlar. Bilhassa Ak Parti sloganları geri tepti.

CHP “Tek parti” diyor. Kör topal da olsa giden bir “Yasama, Yürütme, Yargı” erkinin olduğunu; sandıktan “Evet” çıkması halinde bu güçlerin tek elde toplanacağını ve bunun da çok mahzurlu olduğunu söylüyor. Net ve anlaşılır sloganlar bunlar.

Ak Parti ilk çıkışını “Evet” oyu vermeyenlerin FETÖ, PKK, HDP ve DEAŞ örgütleri ile aynı çizide oldukları şeklinde yaptı. Çok tepki aldı. Ak Parti seçmeni sevdi belki bu sloganı ama karşı taraf sert tepki verdi bu benzetmeye! 27 milyon seçmenin terörist ilan edilmesi buz gibi bir hava estirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan “16 Nisan 15 Temmuz’a bir cevaptır” dedi. Bu söz de istenilen sonucu vermedi.

15 Temmuz’a Ak Parti ne tepki vermişse diğer partiler de aynı tepkiyi verdi. Dolayısıyla, Referanduma 15 Temmuz’a katmanın da faydadan çok zarar vereceği anlaşıldı. Erdoğan bildik tavrını gösterdi ve “15 Temmuz”da ısrarcı davranıp “Hayır diyenler 15 Temmuz’cudur” dedi; ona da itibar eden olmadı.

Ak Parti “Bürokrasi”nin ayak bağı olduğunu söylüyor, tutmuyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümeti Sistemi ile “Ekonomik Kalkınma”nın hızlanacağından dem vuruyor; 15 senedir iktidar olduğu hatırlatılıyor. “Sosyal Barış” hamlesi yapıyor; o da geri tepiyor ve “Toplumu ikiye böldün, nasıl birleştireceksin” deniliyor.

Ak Parti kendisine uygun sloganları bulacaktır mutlaka ama buluncaya kadar da göbeği çatlayacaktır. Ak Parti tüm metin yazarlarını seferber etti ve “Dereye su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlamasın” deyip bir an önce işe  yarar sloganlar üretilmesini istiyor.

 

 

BizGençler