Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Oscar Ödül Töreni’nin öğrettikleri?

Bu gece Oscar Ödülleri sahiplerini buluyor.

Sinemanın en iyi erkek oyuncusu, en iyi kadın oyuncusu, en iyi filmi, en iyi yönetmenin belli olacağı Ödül Töreni dünyanın dört bir bucağındaki insanlar tarafından izlenecek bu gece. Televizyon ve sosyal medyadaki izleyici sayısının 4 milyar 500 milyon kişiye erişeceği tahmin ediliyor.  

Sinema endüstrisinin büyüklüğüne bakar mısınız?

Dünyanın yarı nüfusuna ulaşan bir endüstri ki, müthiş bir şey bu…

Haftalar öncesinden konuşulmaya başlandı. Hangi filmin, hangi sanatçının kazanacağı hususunda anketler yapıldı, bahisler oynandı.

Oscar Ödül Töreni’nin gerçekleştirileceği Dolby Tiyatrosu’nda tüm hazırlıklar en ince teferruatına kadar detaylandırıldı. Oturma düzeninden tutun da şarkı söyleyecek sanatçıdan töreni kimin sunacağına kadar her şey ayarlandı.

Sadece tiyatro salonu değil tabii, törene ev sahipliği yapan Los Angeles kenti de tepeden tırnağa donatıldı. Aylar önce rezervasyonu yapılmış olan konaklama yerleri, yeme içme mekânları ışıl ışıl bir halde kapılarınnı misafirlerine açtılar.

Los Angeles kentinde her şeyin fiyatı misliyle arttı ama kimin umurunda. Amerikan Sinema Bilimleri ve Sanat Akademisi dünyanın en prestijli ödüllerini dağıtıyor. Dünya film sektörünün en büyük gecesinde Hollywood Bulvarı tamamen trafiğe kapanmış ve 89. Oscar Töreni gerçekleştiriliyor.  Amerikan Doları havalarda uçuşuyor; paranın hesabı mı olur?

 

Pazarlama sihirbazı

 

Amerika “pazarlama sihirbazları”nın yaşadığı ülkenin adıdır. Amerika’da pazarlama satın almadan, üretimden ve hatta finanstan dahi önde gelir.

Madem Oscar Ödül Töreni bahanesiyle 4 milyar insana ulaşılıyor,  bu iletişimi sadece film ödülleriyle sınırlı tutmak olur mu?

Film endüstrisinin yanına moda endüstrisini de ilave edivermişler ve sonuçta “bir koyundan iki post” çıkarma fırsatını yakalamışlar.

Anladınız değil mi?

Bilhassa kadın oyuncular kırmızı halıda arz-ı endam eyliyorlar. Her birisinin üzerindeki elbise ünlü bir modacının imzasını taşıyor. 2 milyar kadın o elbiseleri görür de moda olmaz mı? O giysiler aynı zamanda önümüzdeki sezonun modası oluyor. Saç modelleri de dahil birçok şey bu tören esnasında şekilleniyor.

Dünya insanlarının ortak kullandığı ürünler var. Giysi bunlardan birisi ama otomobil, cep telefonu, petrol, doğalgaz, beyaz ve kahverengi eşyalar, mobilya da insanlığın ortak ürünü. Paris’te bir otomobil fuarını seyretmeye doyamıyor insan. New York’taki cep telefonu lansmanını ağzı açık izliyor. İtalyanların mobilya modellerine hayran oluyor. Podyumlarda tanıtılan elbiselerden gözünü alamıyor.

Bu ürün endüstrileri de başka ürünlerle birleştirilip bir paket haline getiriliyor ve tüketiciye sunuluyor.

 

Ağlamakla ele ne geçer?

 

 

Türk siyasetçileri konuştukları zaman mangalda kül bırakmıyorlar ama bu tür büyük organizasyonlara destek verici bir eylem içinde olmadıkları gibi kendi imkânlarıyla yapmak isteyene de mani oluyorlar.

Türkiye neden marka değil?

Türkiye’nin marka ürünü neden yok?

… gibi soruların cevabı burada işte.

Türkiye dünyanın en eski tarihine sahip.

En eski kültür bu topraklarda.

En çok medeniyet bu coğrafyada kurulmuş.

Dört mevsimi yaşayan ender ülkelerden birisi Türkiye ama hiçbirisini değerlendiremiyor!

O yetmezmiş gibi “Yoğurdumuza, baklavamıza Yunanistan sahip çıkıyor” diye ağıt yakıyor. Yazık!

 

 

 

 

BizGençler