Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

PISA Raporu sebep değil, sonuç!

Türkiye eğitime senede 150 milyar lira harcıyor. İlk ve ortaöğretimde 18 milyon öğrenci eğitim alıyor. Bu eğitim ve öğretim için bir milyona yakın öğretmen görev yapıyor. 198 üniversitede ise 6 milyon 100 bin yükseköğretim öğrencisi var.

Rakamlara bakıldığında gurur verici bir tablo çıkıyor karşımıza.

Da…

Sonuca bakıldığında pek iç açıcı bir tablo yok!

Bir nev’i “Harman büyük, tane küçük” durumu yani.

En son Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından açıklanan Eğitim Endeksi Raporu’nda görüldü bu durum. 38 OECD üyesi ülke arasında 35’inci sırada yer alan Türkiye’yi Güney Afrika, Brezilya ve Meksika takip etti.

İlk sırada ise yine Finlandiya vardı. Onun hemen ardından Estonya, Danimarka, Polonya ve Avustralya geliyordu.

PISA Raporundaki sonuç Türkiye için sürpriz değil, aslında.

Eğitim programlarını her sene değiştirir, tüm sistemi “olmadı, sil baştan” yaparsanız” olacağı budur: “Türkiye okuduğunu anlamıyor.”

Eğitimden maksat çocukları geleceğe hazırlamaktır. Veli, okul ve öğrenci arasında güçlü bir koordinasyon olmalı ki, eğitimden başarılı sonuç alınsın.

Ayrıca çocuğun dünyasına hitap eden bir müfredatın olması gerekiyor.

Türkiye’de ne öğretmenin söz hakkı var, ne de velinin. Hele öğrencinin hiç yok!

Siyasetçi karar veriyor, uygulanıyor, ertesi sene ‘beğenmedim” deniyor ve yeni bir müfredat yazıp uygulanıyor.

Bu gibi durumlarda söylenen “dağ fare doğurdu” tabirini kullanıp geçmek de var, “Ne olacak bu eğitimin hali” diye sızlanmakta.

Ne zamanki ortak akıl devreye girer ve herkesin kabul ettiği bir eğitim sistemi kurulur o zaman “Genç nüfusumuz var” diye övünebiliriz.  

 

 

BizGençler