Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Referandum bitti. İcraatlar gelsin

Türk toplumu yüzde 51.4 oranında oy ile “Anayasa” değişikliğini onayladı ve Türk usulü “Başkanlık” sistemi yürürlüğe girdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan her ne kadar “Alınan oyları kimse küçümsemesin. Atı alan Üsküdar’ı geçti” dediyse de bu yüzde 51.4 oranı kimseyi tatmin etmedi. Süngüler düştü!

Büyükşehirlerde “Hayır” oyları yükselirken, Doğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde “Evet” oyları yükseldi! Büyükşehirlerde hezimete uğramak demek, alarm zillerinin çalması demektir. Tedbir alınmadığı takdirde bir sonraki seçimde kaybetme riski yüksektir.

“Çokbilmiş uzmanlar” bu tabloya bakıp suçluyu şak diye buldular. “Örgüt! Örgüt çalışmadı!”

Bu uzmanlar malum, arenada gladyatör dövüşlerini seyreden asiller gibidirler. Başparmaklarını aşağı çevirip kollarını sallarlar ve “Uçur kellesini” diye bağrışırlar.  

“Alınan sonuç, Ak Parti’nin iç meselesi; bize ne” denilebilir. Denmesi de lazım ama ucu millete dokunuyor!

Ak Parti meydanlarda “Evet, deyin, Türkiye güçlensin” dedi. “Büyük Türkiye” sözü verdi. Vatandaş, “Referandumla birlikte siyasi kavgalar bitti” diye bakıyor ve İktidardan verdiği sözleri yerine getirmesini bekliyor.

Da…

Ak Parti, “Hele bir örgütleri yenileyeyim. Gidici olan büyükşehir belediye başkanlarını göndereyim” diyecek olursa yandı gülüm keten helva!

 

üç zarf

 

Vakti zamanında da böyle bir şey olmuş. Devir teslim esnasında çekmecede ağzı kapalı 3 zarf gören yeni başbakan selefine “Bu ne” diye sormuş. Eski başbakan halefini “Ha, o mu” diye cevaplamış. “Şayet zora girersen o zarflardan bir numaralı olanı aç. Seni rahatlatacak formüller var içinde. Tecrübeyle sabit, çok faydasını görürsün.”

İki sene geçmiş. Muhalefetin baskısından, parasızlıktan, kabine arkadaşlarının yolsuzluğundan bunalan başbakanın aklına selefinin bıraktığı zarflar gelmiş. Bir numaralı zarfı açınca “Geçmişi kötüle” notunu görmüş.

Meydanlara çıkıp “Enkaz devraldık” demiş. “Geçmiş hükümetler Hazine’yi tamtakır kuru bakır bırakmış!”

Faydasını görmüş de; bir sene sakin geçmiş. Gene sıkılınca ikinci zarfı açmış: “Etrafını kötüle!”

Formülü alan başbakan durur mu; meydanlara atmış kendini: “Bürokrasi büyük engeldir. Hizmet yapmamıza mani oluyorlar.”

6 ay sonra üçüncü zarfı açtığında “Bir üç zarf da sen hazırla” yazısını bulmuş.

Türk halkı Ak Parti’nin geçmişi kötülemesine alıştı.  Bürokrasiden şikâyetleri çok dinledi. Örgütün gevşekliğini ve yenilenmesi gerektiğini de sıklıkla duydu, duyuyor.

Fakat verilen söz öyle değildi. Yarına odaklanılacaktı. İşsizlik önlenecek yüzde 10’un üstüne çıkan enflasyon ve faiz oranları yüzde 5 seviyesine çekilecekti. Ar-Ge yatırımlarına ağırlık verilecekti. Hukuki reformlar yapılacaktı. 

“Örgüt temizliği” yoktu yani verilen sözlerde! İktidarın mazereti kalmadı: İcraatlar başlasın.

 

 

 

 

 

BizGençler