Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Referandum dönemi Akşener’in yıldızını parlatır mı?

“Söz gümüşse, sükût altındır” sözü susmanın değerini anlatan güzel bir sözdür.

Türkiye “Başkanlık” ya da “Partili Cumhurbaşkanlığı” veyahut da “Tam Yetkili Cumhurbaşkanı” için yaptığı Anayasa değişikliğini halk oylamasına götürüyor. Referandum tarihi henüz belli değilse de Nisan ayında gerçekleşmesi kuvvetle muhtemel.

Başbakan Binali Yıldırım “Nisan aynın birinci yarısı, en geç 20 Nisan” diyerek; sinyalini verdi zaten. Havalar ısınır ısınmaz seçmen sandığa gidiyor yani.

Meydanlar şimdiden ısındı.

Partilerin sloganları, kullanacakları türkü, afişleri henüz belli değilse de oylarının rengi belli oldu. Beyaz renk üzerine "Evet", kahverengi üzerine "Hayır" yazan birleşik oy pusulası kullanılacağını açıkladı. Kişinin tercihi hangisi ise onun üzerine "Tercih" mührünü basarak oyunu kullanmış olacak.   

Tercihi “Evet” olacaklar da “Hayır” olacaklar da peşrev çekmeye başladılar.

Ak Parti ve MHP Genel Merkezi “Evet”çi, CHP, Muhalif MHP’liler ve HDP  “Hayır”cı.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) seçimlere katılma yeterliliğine sahip dokuz parti olduğunu açıkladı. Bu dokuz partiden biri olan Saadet Partisi oyunun “Hayır” olacağını açıkladı.

Bağımsız Türkiye Partisi, Büyük Birlik Partisi, Hür Dava Partisi ve Vatan Partisi henüz rengini açıklamadı.

“Evet”çiler çok başlılığın ortadan kalkacağını belirtiyor ve “Her şeyin daha hızlı olacağı için evet” diyeceklerini ifade ediyorlar. “Hayır” tarafı ise “Bugüne kadar zaten tek adam politikası uygulandı. Daha ne istiyorsunuz” diye soruyor.

“Evet”çiler “Yasama”, “Yargı” ve “Yürütme” erklerinin net çizgilerle birbirinden ayrılacağını ve her birisinin bağımsız çalışacağını söylüyorlar. “Hayır”cılar ise “Siz onu benim külahıma anlatın” havasında ve üç organın tek elde toplanacağı yönündeki endişelerini seslendiriyorlar.

“Evet”çiler “Anayasa değişikliği gerçekleşsin, Türkiye ekonomisi yükselişe geçecek” diyor ve bu sloganı parlatmaya hazırlanıyor.  Bu hususta iyice düşünüp öyle karar vermesi yerinde olur aslında. 7 Haziran 2015 Genel Seçimlerinde tek başına hükümet kuracak oyu alamayan Ak Parti “Beni tek başıma iktidar yapın, terörün kökünü kazıyayım” demiş ve vatandaş da 1 Kasım 2015 günü yeniden sandığa gidip ona tek başına iktidar olacak oy verdi. Fakat aradan 15 ay geçmesine rağmen terörün geldiği yer belli.

Ekonomi için de aynı sloganı kullanması halinde vatandaşın “Terör konusunda sözünü yerine getirmedin. Ekonomide getireceğine nasıl güveneyim” diye sorma ihtimali var! Öyle ya 15 ay az zaman değildi ama terör o günden daha kötü bir yerde. Turizm hizmetinden sanayi yatırımına kadar her şey olumsuz etkilendi. İşsizlik yüzde 12 oldu.

“Evet” kanadının referandum konusunda pek endişe etmesine, oy kaygısıyla hareket etmesine gerek de yok zaten. Anketler Anayasa’nın yüzde 55-65 aralığında bir oyla kabul edileceğini gösteriyor.

Cumhurbaşkanı, Başbakan, Ak Parti ve Devlet Bahçeli’nin MHP’si. Oy oranları hesaba konsa dahi kazanacakları görülür. Çok büyük bir yanlış yapmadıkları ve her şeyi değiştirecek önemde bir olay gerçekleşmediği müddetçe “evet” çantada keklik.

 

Da… Bu süreç hiç sesi çıkmayan Meral Akşener için önemli bir kaldıraç olabilir. Çünkü o kadar konuşanın arasında sessiz duran biri ziyadesiyle ilgi görebilir. Evet, Meral Akşener mecburiyetten susacak ama bu milletin mağdur olana ve sessiz kalıp vakarını koruyana sahip çıkma gibi bir hasleti var. Hiç belli olmaz; vatandaş bugün değilse yarın “Yeter, söz Akşener’in” diyebilir. 

BizGençler